Geri Dön

Bina kabuğunun biçimlenmesinde doğal süreçlere dayalı üretken yaklaşımlar

Generative approaches to building shell formation based on natural processes

  1. Tez No: 355982
  2. Yazar: BEHİÇ CAN ALDEMİR
  3. Danışmanlar: PROF. SİNAN MERT ŞENER
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Mimarlık, Architecture
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2014
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Teknik Üniversitesi
  10. Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Bilişim Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Mimari Tasarımda Bilişim Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

İnsanlık, tarih boyunca deneyimlediği sorunları çözebilmek için doğayı yol gösterici olarak görmüştür. Doğaya olan öykünme, ilk kalıcı mimari eserleri veren uygarlıklar tarafından mimariye aktarılmış ve binlerce yıl sonra bile kullanılmaya, tekrar edilmeye devam etmiştir. Geçen yüzlerce yıl içerisinde mimarların tasarım anlayışları ve teknolojik imkanlar değişse de, en büyük değişim içinde bulunduğumuz dönemde gerçekleşmektedir. Bunun nedeni bilgisayarların işlem güçlerine dayanan dijital devrimdir. Bilgisayarların etkin biçimde rol aldığı günümüz tasarım dünyasında tasarımcı, dijital tasarım yöntemlerine hakim olarak tasarımını geliştirebilmektedir. İlk olarak biyomimikri kavramı üzerinde durularak insan-doğa etkileşimi içerisindeki tasarım yaklaşımları incelenmiştir. Doğadan esinlenen tasarımların benzerlik aşamalarına ayrılarak doğadan öğrenmenin yolları irdelenmiştir. Doğanın biçimlerin geometrilerini oluşturma matematiği olan fraktaller, doğal gelişim aşamalarını ve kendine benzeme özelliğini taşımaktadır. Bu fraktal kurgular, Lindenmayer sistemleri gibi yeniden yazma sistemleri ile üretken sistemlere dönüştürülüp, tasarımda kullanılabilmektedir. Burada ortaya çıkarılan yeni tasarım, kendine-benzeme özelliğini barındırmaktadır. Böylece doğada var olan parça ile bütün ilişkisinin, insan yapılarında da uygulanabileceği düşünülmektedir. Sonraki bölümde doğal süreçleri taklit etmede başarılı olan Lindenmayer sistemleri ve gramerleri incelenmiştir. Doğal süreçlere dayalı üretken sistemlerle üretilmiş cephe tasarımlarına yer verilmiş, mimarların tasarıma yaklaşımları ve üretken algoritmaları kullanış biçimleri, gelişim ve üretim süreçleri de incelenmiştir. Sonraki bölümde oluşturulan model yaklaşımı için seçilen üretken sistem olan Lindenmayer sistemleri değişkenleri ortaya konulmuştur. Geliştirilen modellerin algoritma akış şemaları üzerinden tasarım süreci irdelenmiştir. Modeller parametrik bileşenlerden oluştuğu için, farklı parametrelerin kullanıldığı örnekler karşılaştırılmıştır. Çalışmanın son bölümünde geliştirilen model ve kullanıcı deneyimi irdelenmiş, modellerin başarılı ve geliştirilmesi gereken yönlerine ve gelecekte yapılacak çalışmalar için önerilere yer verilmiştir.

Özet (Çeviri)

In order to solve the problems experienced throughout the history of mankind the nature has always been seen as a guide. In the past hundreds of years technological capabilities and design approaches of architects have been drastically changed, but yet the biggest change is about to be realized in the current period. In this thesis, generative approaches to building shell formation based on natural processes are explored. Aim is to create a generative system model that responds to designer needs while utilising coherent variables. Design variations created by the proposed generative system offer conceptial products thay may guide the architect for fully integrated design. Firstly the design approaches with emphasis on the concept of biomimicry have been investigated. Biomimicrys approaches to architectural design on different levels are discussed. Later Lindenmayer systems, which are very successful at imitating natural processes of plant growth are explored as a generative system. The next chapter is based on generative systems produced by mimicing natural processes that introduced to the building design, especially determining the facade/shell design. In the last section, the generative models which are based on Lindenmayer systems are introduced. The developed models are explained with the help of algorithm diagrams, which make the variables and constants easier to understand and to show how they are related. In the last part the generative models developed in the previous part of the study and the designer experiences with the generative system have been analyzed. Successful and weak points of the models are discussed.

Benzer Tezler

  1. İş kazaları: Genel değini ve üç örnek iş kolu incelemesi

    Başlık çevirisi yok

    SERPİL ERÖZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileriGazi Üniversitesi

    Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

  2. Oditoryumlarda akustik önlemler ve çoklu kullanım

    Accoustical precautions and milti purpose usage of auditorums

    ÇİĞDEM YÜCEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    MimarlıkGazi Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. MUTBUL KAYILI

  3. Pasif güneş enerjisi sistemi ile bina ısıtılmasının ekonomik analizi

    Başlık çevirisi yok

    AHMET AKDENİZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    EnerjiEge Üniversitesi

    Enerji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HULUSİ DEMİR

  4. Geleneksel Beypazarı konutlarında baş odanın günümüz ihtiyaçlarını karşılayacak düzende donatılması

    The Redecoration of the“Baş Oda”in Beypazarı traditional houses according to our today's needs

    AYNUR ÖZMEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    MimarlıkGazi Üniversitesi

    Bina Bilgisi (mimari Tasarım) Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUAMMER HACIBALOĞLU