Geri Dön

Bozulmuş glukoz toleransı olan kişilerde postprandiyal hiperlipidemi, endotel disfonksiyonu ve hsCRP

Postprandial hyperlipidemia, endothelial dysfunction and hsCRP levels in patients with impaired glucose tolerance

  1. Tez No: 349528
  2. Yazar: ESİN ERAY
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ÜMİT KARAYALÇIN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Bozulmuş glukoz toleransı, Postprandiyal hiperlipidemi, Endotel, High sensitive, C-reaktif protein, Impaired glucose tolerance, postprandial hyperlipidemia, endothelium, hsCRP
  7. Yıl: 2007
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Endokrinoloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bozulmuş glukoz toleransı olan bireylerde ateroskleroza yatkınlık bulunmaktadır. Postprandiyal hiperlipidemi, endotel disfonksiyonu ve buna bağlı gelişen erken dönem inflamasyon ateroskleroz patogenezinde önemli rol oynamaktadır. Bu çalışmada amaç BGT'ı olan bireylerde postprandiyal dönemde endotel disfonksiyonunu değerlendirmek ve bu dönemde inflamatuvar belirteç olarak kabul edilen hsCRP düzeylerini araştırmaktı. Toplam 17 hasta ve 10 kontrol grubu çalışmaya alındı. Her iki grubun bazal ve yağlı yemek sonrası 2., 4., 6. saatlerde trigliserit, endotel fonksiyonu ve hsCRP düzeyleri değerlendirildi. Her iki grup yaş, kilo, total kolesterol, HDL ve LDL kolesterol düzeyleri açısından benzerdi. Kontrol grubunda bazale göre hsCRP düzeylerinde postprandiyal dönemde istatistiksel olarak anlamlı değişiklik saptanmadı (p>0,05). Trigliserit düzeyleri açısından değerlendirildiğinde kontrol grubunun 4. (p=0.005) ve 6. (p=0.01) saatlerinde anlamlı bir artış gözlendi (p=0.005 ve 0.03) FMD değerleri açısından değerlendirildiğinde kontrol grubunda postprandiyal dönemde anlamlı bir değişiklik gözlenmedi (p>0.04) BGT grubu yağ yükleme öncesi ve sonrası kendi içinde değerlendirildiğinde hsCRP düzeylerinde postprandiyal dönemde anlamlı bir değişiklik saptanmazken postprandiyal dönemde 4. (p=0.005) ve 6. (p=0.01) saatte trigliseritlerde artış gözlendi (p<0.05) BGT'ı olanlarda FMD 2. saatte azalmaya başlamasına rağmen. 4.saatte FMD'da istatistiksel anlamlı düşüş gözlendi (p=0.03) Her iki grup hsCRP, trigliserit ve FMD değerleri açısından karşılaştırıldığında hsCRP açısından iki grup arasında fark saptanmazken (p>0.05) (Şekil 4.1) trigliserit düzeyleri yağ yükleme öncesi dönemde ve postprandiyal 8. saatte hasta grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksekti (p<0.05) (Şekil 4.2). FMD değerlerine bakıldığında 4. saat FMD yüzdesinin hasta grubunda kontrol grubuna oranla istatistiksel olarak anlamlı azaldığı saptandı (p=0.039) (Şekil 4.3) FMD, trigliserit ve hsCRP arasında korelasyon saptanmadı (p<0.05). Sonuç olarak; BGT'ı olan bireylerde postprandiyal 4.saatte endotel fonksiyonunda bozulma saptandı. Endotel disfonksiyonu ile birlikte bu dönemde trigliserit artışı saptanmasına rağmen aralarında istatistiksel olarak korelasyon saptanmadı.

Özet (Çeviri)

Patients with impaired glucose tolerance (IGT) have a high risk for atherosclerosis. Postprandial hyperlipidemia, endothelial dysfunction and early inflammation play a major role in the pathogenesis of atherosclerosis. In this study we aimed to evaluate endothelial dysfunction, postprandial hyperlipidemia and hsCRP levels as an inflammatory marker in patients with IGT. 17 patients with IGT and 10 healthy controls were included to the study. In both groups tryglyceride, endothelial function and hsCRP levels were evaluated basal and 2., 4., 6. and 8. hours after an oral fat load Both groups were comparable for age, BMI, total cholesterol, HDL and LDL cholesterol. In control group there was no statistically significant difference at hsCRP levels and FMD in the postprandial period compared to basal levels (p>0,05). The increase in tryglyceride levels were statistically significant at 4. and 6. hours (p=0.005 ve 0.03) . In patients with IGT, there was no statistically significant difference for the hsCRP levels before and after fat load. But tryglyceride levels increased at 4. (p=0.005) ve 6. (p=0.01) hours and FMD decreased at 4. hours in patients with IGT 1 (p=0.03) When we compare the two groups, triglyceride levels were higher at basal and 8.hours after fat load in IGT group (p<0.05) There was no statistically significant difference between groups for the hsCRP levels. The decrement of FMD at 4. hour was statistically significant between the two groups (p=0.039). There were no statistically significant correlation between triglyceride, hsCRP and FMD levels. In conclusion endothelial dysfunction was determined in postprandial 4. hour in patients with IGT. Although tryglycerides levels were increased in postprandial period, there was no correlation between tryglycerides and FMD. There was no correlation between FMD and hsCRP.

Benzer Tezler

  1. Bozulmuş glikoz toleransı olanlarda koroner arter hastalığı yaygınlığı ve aortun elastik paremetreleri arasındaki ilişki

    Coronary artery disease prevalance and relationshipe between aortic elastic parameters in people with impaired glucose tolerance.

    SERKAN KURT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Kardiyolojiİnönü Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. JÜLİDE YAĞMUR

  2. Bozulmuş açlık glukozu, bozulmuş glukoz toleransı ve tip 2 diyabetes mellitus tanısı olan kişilerde kalp hızı değişkenliği ve kalp hızı toparlanma zamanının glukometabolik anormalliği bulunmayan kişilerle karşılaştırılması

    The comparıson of the heart rate varıabılıty and recovery among patıents wıth ımpaıred fastıng glucose, ımpaıred glucose tolerance, type 2 dıabetes mellıtus and patıents wıthout gluco-metabolıc abnormalıty

    SEDA ELÇİM YILDIRIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    KardiyolojiTrakya Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATİH ÖZÇELİK

  3. Bozulmuş glukoz toleransı ve tip 2 diyabetes mellitus' u olan bireylerde magnezyum ve oksidatif stresin değerlendirilmesi

    Evaluation of magnesium and oxidative stress in individuals with impaired glucose tolerance and type 2 diabetes mellitus

    AYŞEGÜL YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    BiyokimyaKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ASIM ÖREM

  4. Tip-2 diyabetes mellitusu olan hastalarda polinöropati gelişimi ile sarm1 ve hıf-1 alfa ekspresyonu arasındaki ilişkinin araştırılması

    Relationship between sarm1 and hif-1 alpha expression polyneuropathy development in patients with type-2 diabetes mellitus

    EMEL ERSÖZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    NörolojiTekirdağ Namık Kemal Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NİLDA TURGUT

  5. Polikistik over sendromu olan kişilerde sitokin sinyal supresör (SOCS)-1 1478 CA/DEL Gen polimorfizmi ve insülin direnci ile olan ilişkisinin incelenmesi

    Investigation of relationship between cytokine signal supressor (SOCS) 1 1478 CA/DEL Gene polymorphism and insulin resistance in patients with polycystic ovary syndrome

    ÖZEN ÖZ GÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıUludağ Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CANAN ERSOY