Akut koroner sendromlarda, klinik ve anjiyografik risk skorları ile omentin-1 düzeyi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Assessment of relation between clinical and angiographic risc scores and omentin-1 levels at acute coronary syndromes
- Tez No: 340868
- Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. KORHAN SOYLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Akut koroner sendrom, TIMI, GRACE, SYNTAX, Serum omentini, Kalp hastalıkları, Koroner anjiyografi, Koroner damarlar, Koroner hastalık, Omentin-1, Risk faktörleri, Ölçekler, Acute coronary sydrome, TIMI, GRACE, SYNTAX, Serum omentin, Heart diseases, Coronary angiography, Coronary vessels, Coronary disease, Omentin-1, Risk factors, Scales
- Yıl: 2013
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ondokuz Mayıs Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Koroner ateroskleroz yaygınlığı, ciddiyeti ve taşıdığı trombotik yük sonucunda farklı kliniklere ve sonuçlara yol açabilmektedir. Daha önceki çalışmalarda serum omentin-1 düzeyleri ile ateroslerotik kalp hastalıkları ve Akut Koroner Sendrom arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Çalışmamızda ST elevasyonu olmayan akut koroner sendromlar (NSTE-AKS) da, serum omentin-1 düzeylerinin klinik ve anjiyografik risk skorları ile ilişkisi araştırılmıştır. Yöntem: Çalışmamıza Aralık 2012 ?Haziran 2013 tarihleri arasında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Departmanı?na başvuran, ST elevasyonsuz akut koroner sendromlu (NSTE-AKS) hastalar ile elektif koroner anjiyografi yapılmış ve koroner aterosklerotik darlık saptanamayan gönüllüler dahil edildi. Klinik, elektrokardiyografik ve kardiyak markerların değerlendirmesi neticesinde NSTE-AKS tanısı alan hastalar grup I (n=32), elektif koroner anjiyosunda normal koroner saptanan gönüllüler ise grup II (n=25) olarak ayrıldı. Hastaların kliniğe kabulü sırasında TIMI ve GRACE risk skorları hesaplanarak kaydedildi. Serum omentin-1 düzeyi ve lipit parametreleri için venöz kan örneklemesi yapıldı. Koroner anjiografi sonrası SYNTAX ve GENSİNİ skorları hesaplanarak kaydedildi. Ardından serum omentin-1 düzeyleri, klinik ve anjiyografik risk skorları ile karşılaştırıldı. İstatistiki test olarak nominal dağılıma uyan verilerde parametrik varyasyon analizi, nominal dağılıma uymayan verilerde nonparametrik Mann -Witney U testi ve Spearman? s korelasyon analizi kullanıldı. Anlamlılık düzeyi P<0.05 olarak kabul edildi. Bulgular: Serum Omentin-1 düzeyleri ve high sensitive CRP açısından karşılaştırma yapıldığında, hasta grubundaki Omentin-1 düzeylerinin (ng/ ml), kontrol grubuna göre anlamlı derecede daha düşük olduğu görüldü (6.5 ± 5.0?a karşın 51.3 ± 92.0, p<0,001). Ayrıca hasta grubundaki hsCRP düzeyleri (ng/ml), kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksekti (12.7 ± 13.3?e karşın 3.8 ± 10.9, p<0,001). Klinik risk skorlaması amacıyla kullanılan TIMI (p<0.001) ve GRACE (p=0.004) risk skorları için karşılaştırma yapıldığında hasta grup lehine, pozitif yönlü anlamlı bir ilişki saptandı. Koroner arter hastalığının yaygınlığı ve lezyon kompleksitesini gösteren GENSİNİ ve SYNTAX skorları VIII da, hasta grupta beklendiği şekilde daha yüksek olarak saptandı (P<0.001). Serum omentin-1 düzeyleri ile klinik risk skorları karşılaştırıldığında, NSTE-AKS grupta TIMI risk skoru ile Omentin-1 düzeyleri arasında negatif yönde anlamlı bir korelasyonun olduğu görüldü (r=-0.369, P=0.038). GRACE risk skoru ile Omentin-1 düzeyleri arasında anlamlı korelasyon saptanmadı (P>0.05). Yine serum omentin-1 düzeyleri anjiyografik risk skorlarıyla karşılaştırıldığında hasta grupta SYNTAX (r= -0.402, p=0.023) ve GENSİNİ (r= ?0.369, p= 0.038) skorları ile kandaki Omentin-1 düzeyleri arasında negatif yönlü ve anlamlı bir korelasyonun olduğunu gördük. Sonuç: Serum omentin-1 düzeyleri, koroner arter hastalığı ve Akut Koroner Sendrom ile ilişkilidir. Klinik risk skorları yüksekliği ile serum omentin-1 düzeyleri arasında ilişki gözlenmiştir. Anjiyografik risk skorları yüksekliği ile serum omentin-1 düzeyleri arasında ilişki mevcuttur. Klinik ve anjiyografik risk skorları yükseldikçe serum omentin-1 düzeyleri azalmaktadır. Dolayısıyla AKS?de ki klinik ve anjiyografik risk skorları ile de ilişkilidir.
Özet (Çeviri)
Aim: The prevalence of coronary atherosclerosis may lead to different clinics and consequences by reason of its severity and thrombotic burden. In previous studies, the relation between heart diseases and acute coronary syndrome have been evaluated together with serum omentin-1 levels. In our study, the relationship between serum omentin-1 levels with clinical and angiographic risk scores have been examined on non-ST elevation acute coronary sydromes (NSTE-ACS). Materials & Methods: Patients with non-ST elevation acute coronary syndrome (NSTE-ACS) and volunteers with selective coronary angiography but showed no sign of coronary atherosclerotic stenosis admitted to Ondokuz Mayis University School of Medicine Emergency Department from December 2012 to June 2013 were included in the study. As a result of clinical, electrocardiographic and cardiac markers, patients with the diagnosis of NSTE-ACS were seperated as group I (n=32) and volunteers with normal coronary on their elective coronary angiography as group II (n=25). TIMI and GRACE risk scores of patients were calculated and recorded during their admission to the clinic. Venous blood sampling had been done for serum omentin-1 levels and lipid parameters. SYNTAX and GENSINI scores were calculated and recorded after coronary angiography. Then serum omentin-1 levels were compared with clinical and angiographic risk scores. As statical tests; parametric variation analysis had been used on the data matching the nominal distribution, on the other hand, non-parametric Mann-Witney U test and Spearman?s correlation had been used on the data that were incompatible with the nominal distribution. Significance level was considered to be P<0.05. Results: Omentin-1 levels (ng/ml) of patient group had been found remarkably lower than the control group whey they were compared in terms of serum omentin-1 levels and high sensitive CRP (hsCRP) (6.5 ± 5.0 in patient group, 51.3 ± 92.0 in control group, p<0,001). Additionally, hsCRP levels (ng/ml) of patient group were significantly higher than the control group (12.7 ± 13.3 in patient group, 3.8 ± 10.9 in control group, p<0,001). When the comparison had been done for TIMI (P<0.001) ve GRACE (P=0.004) risk scores with the aim of clinical risk scoring, a significant positive correlation was found in favor of the patient group. As was to be expected, GENSINI and SYNTAX scores which show the X prevalance of coronary artery disease and lesion complexity were also determined in high levels in the patient group (P<0.001). When the comparison had been done in terms of serum omentin-1 levels and clinical risk scores, a significant negative correlation was seen between TIMI risk scores and omentin-1 levels in NSTE-ACS group (r=-0.369, P=0.038). There was not a significant correlation determined between GRACE risk scores and omentin-1 levels (P>0.05). We also found that there was a significant negative correlation between SYNTAX (r= -0.402, p=0.023) and GENSINI (r= ?0.369, p= 0.038) scores with omentin-1 levels in the blood when a comparison had been done in terms of serum omentin-1 levels and angiographic risk scores in patient group. Conclusion: Serum omentin-1 levels are associated with coronary artery disease and acute coronary syndrome. The correlation between high level of clinical risk scores and serum omentin-1 levels has been observed. There is correlation between high level of angiographic risk scores and serum omentin-1 levels. While the clinical and angiographic risk scores become higher, serum omentin-1 levels are decreased. Therefore, it is also associated with the clinical and angiographic risk score in ACS.
Benzer Tezler
- Diyabetus mellitus'da gözlenen mikrovasküler komplikasyonların prostaglandinler ile olan ilişkisi
The Relation of microvaskular complications observed in diabetes mellitus with prostoglandins
CANAN NEBİGİL
Doktora
Türkçe
1985
Eczacılık ve FarmakolojiCumhuriyet ÜniversitesiFarmakoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. YUSUF SARIOĞLU
- Çocuklarda akut stres hiperglisemisinde hormonal değişikliklerin ve kısa süreli prognozun incelenmesi
Başlık çevirisi yok
AYGÜN DİNDAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HÜLYA GÜNÖZ
- Kadın genital bölgesi vajen ve serviks mikrobiyal flora dağılımı ve enfeksiyon etkeni patojen mikroorganizmaların tanımı
The Distrubition of microbial flora of vagina nd cervix in women genital tract and description of pathooen microorganism which are infection agent
NİHAL YÜCEL
- Kaza sonucu meydana gelen akut zehirlenmeler ve ilaç zehirlenmeleri
Başlık çevirisi yok
SELMA YURTDAŞ
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
Eczacılık ve FarmakolojiGazi ÜniversitesiKazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
PROF. DR. ORHAN ASLANOĞLU
- Dermatofitoz sıklığı ve %1 lik tiyokonazol'ün terapötik etkinliğinin araştırılması
Başlık çevirisi yok
İ.HALUK ÖZBAYRAM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1986
DermatolojiTrakya ÜniversitesiDermatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HAFİT SAVAŞKAN