Karar verme davranışında Somatik İşaret Hipotezi'nin önemine dair gelişimsel bir çalışma
A developmental study concerning the importance of Somatic Marker Hypothesis on decision making
- Tez No: 336825
- Danışmanlar: PROF. DR. İBRAHİM HAKAN GÜRVİT
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Psikoloji, Psychology
- Anahtar Kelimeler: Ergenler, Galvanik deri cevabı, Karar verme, Nöropsikolojik testler, Tutumlar, Adolescents, Galvanic skin response, Decision making, Neuropsychological tests, Attitudes
- Yıl: 2013
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Deneysel Tıp Araştırma Bölümü
- Bilim Dalı: Sinir Bilimi Ana Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Damasio ve Bechara'nın Somatik İşaret Hipotezi'ne göre karar verme davranışı, emosyonlarla ilişkili bir takım sinyallerle yönetilmektedir. Iowa Kumar Testi (IKT) belirsiz durumlarda karar verme davranışını ölçen nöropsikolojik bir testtir. IKT sırasında, denek seçim yaptıktan hemen sonra deri iletkenlik yanıtı (DİY) görülmektedir. Ödül ve cezadan hemen sonra gelen DİY'lere sırasıyla öDİY ve cDİY adı verilir. Test sırasında, seçim yapmadan hemen önce bir başka DİY görülmektedir ve buna beklenti DİY adı verilir. Bu yeni DİY, deneğin seçiminin bilinçli farkındalığından bağımsızdır ve somatik işaret olarak yorumlanmaktadır. Somatik işaretlerin ve buna bağlı bDİY?nin, çocukluk ve adolesan dönemdeki yaşantılarla elde edildiği düşünülmektedir. Bu çalışmada, Somatik İşaret Hipotezi?nin gelişimsel olarak ortaya çıkmasını incelemek amacıyla, herhangi bir nörolojik ve psikiyatrik hastalığı bulunmayan, 12-20 yaş arasında, 216 katılımcıya IKT uygulanmış ve eşzamanlı olarak DİY kayıtları alınmıştır. Riskli durumlardaki karar verme davranışındaki bozukluğun, ahlaki gelişim ile ilişkisini belirlemek amacıyla, IKT?den en düşük ve en yüksek puan alan 20 katılımcıya Değerlerin Belirlenmesi Testi (DBT) uygulanmıştır. ANOVA yöntemi ile yapılan karşılaştırmalarda, 18-20 yaşlarından oluşan grubun dezavantajlı destelerden önce ortaya çıkan bDİY ortalamaları, 12-14 ve 15-17 yaşlarından anlamlı derecede farklı bulunmuştur (F=18,12; p<0,001). Yaş ile beraber, bDİY ortalamalarındaki değişim Pearson korelasyon analizi uygulanarak incelenmiş ve negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r=-0,26; p<0,001). Yani yaş ile beraber bDİY yanıtları artmaktadır. Aralarında dezavantajlı deste bDİY ortalamaları açısından fark olan grupları belirlemek amacıyla yapılan analizde, 12-20, 13-20, 14-20, 15-17, 16-20, 17-19, 17-20, 18-17 yaş grupları arasında anlamlı farklılık bulunmuştur (sırasıyla p<0,15, p<0.001, p<0,005, p<0,05, p<0,01, p<0.001, p<0,001, p<0,05). Üçlü yaş grupları arasındaki IKT puan farklılıklarını belirlemek amacıyla uygulanan analiz sonucu 18-20 yaş grubunun IKT puanlarının, diğer iki yaş grubuna göre anlamlı derecede yüksek olduğu görülmüştür (p<0,005). IKT puanları ve ahlaki gelişim arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla, en yüksek ve en düşük puan alan 20 katılımcının DBT P puanları, bağımsız örneklemler için t testi uygulanarak incelenmiş ve IKT puanları düşük olan grubun DBT P puanlarının, IKT puanları yüksek olan gruba kıyasla anlamlı derecede düşük olduğu bulgulanmıştır (p<0,005). Cinsiyetler arasında DBT P puanları açısından anlamlı bir fark bulunmazken, DBT P puanları düşük olan grubun AB bDİY ortalamaları, DBT P puanları yüksek olan gruptan hipotezi destekleyecek şekilde anlamlı derecede farklı bulunmuştur (p<0.05.
Özet (Çeviri)
According to Somatic Marker Hypothesis, decision making behavior is guided by a variety of emotional signals. Iowa Gambling Test (IGT), is a neuropsychological test that assesses decision making in ambiguous situations. Skin conductance response (SCR), an electrophysiological measure of emotional processing can be combined with IGT, in order to record emotional responses of the subject associated with her decisions during the IGT. These SCRs are seen after reward and punishment and are respectively called rSCR and pSCR. Absent initially, a third SCR is started to be recorded just before the risky choices as the test progresses. This new SCR is shown to be independent of the conscious awareness of the impending risky choice and is called the anticipatory SCR (aSCR). aSCR is interpreted as a somatic marker. Subjects consisted of an adolescent population of 216 subjects, 12-20 years of age and without a neurological or psychiatric disorder. Subjects were given IGT and their SCRs were recorded throughout the test simultaneously. If our hypothesis was correct then aSCR's would be absent in the younger age groups only to appear in the older age groups and that would in turn be reflected in their improved IGT scores. Defining Issues Test (DIT), a test that was developed to assess the transition of moral development from adolescence to adulthood, was given to 10 maximum and 10 minimum scorer participants on IGT in order to see if there was a positive correlation between improved moral judgement and less risky decision making. In order to compare the aSCRs before risky choices between different age groups, ANOVA has been used and significant differences has been found between the age groups 12 and 20, 13 and 20, 14 and 20, 15 and 17, 16 and 20, 17 and 19, 17 and 20, 18 and 17 (respectively p<0,15, p<0.001, p<0,005, p<0,05, p<0,01, p<0.001, p<0,001, p<0,05). Then we collapsed age groups into three 3-year groups, In analysis with ANOVA, the averages of aSCRs coupled with risky choices of the participants in 18-20 age group were found to be significantly larger than participants in both the 12-14 and 15-17 age groups (F=18,12; p<0,001). The relationship between variations on the avareges of SCRs with age was analyzed with Pearson correlation and a significant correlation had been found (r=-0,26; p<0,001). This finding confirms our first hypothesis that aSCR was indeed age-related. IGT score differences between age groups was analyzed and 18-20 age group was found to have significantly higher scores than other two age groups (p<0,005). Independent t test was used to see moral judgement differences between the groups and it was revealed that the group that had maximum scores on IGT, had also higher scores on DIT (p<0,005), confirming our second hypothesis. There were no gender differences between DIT P scores, however, the group with minimum scores on DIT P showed significantly different AB aSCRs than the group with maximum scores on DIT P supporting the hypothesis (p<0.05).
Benzer Tezler
- Normal ve kaygılı ortamlarda kişilerarası çekicilik
Başlık çevirisi yok
HAYRETTİN AKYILDIZ
Doktora
Türkçe
1987
PsikolojiAnkara ÜniversitesiEğitimde Psikolojik Hizmetler Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İPEK GÜRKAYNAK
- Stresin karar vermeye etkisi: Analitik zekâ, yürütücü işlevler, somatik işaretler ve kişilik özelliklerinin rolü
Effect of stress on decision making: The role of analytical intelligence, executive functions, somatic markers and personality traits
SELİN YILMAZ
Doktora
Türkçe
2021
PsikolojiBolu Abant İzzet Baysal ÜniversitesiPsikoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HATİCE KAFADAR
- Satınalma karar verme davranışında eşlerin rolleri ve alışveriş merkezlerinde bir uygulama
Başlık çevirisi yok
ÖZLEM BULUT
Yüksek Lisans
Türkçe
2003
İşletmeMarmara Üniversitesiİşletme Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. F. MÜGE ARSLAN
- Karar verme davranışının dinamik mouselabweb ile izlenmesi ve farklı değişkenler açısından incelenmesi: İş seçim kararı
Monitoring decision-making behavior with dynamic mouselabweb and examining it in terms of different variables: Choosing job
ZELİHA YILDIRIM
Yüksek Lisans
Türkçe
2018
İstatistikMimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesiİstatistik Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SEMRA ERPOLAT TAŞABAT
- Tüketici karar verme sürecinde dindarlığın rolü
The role of religiosity in consumer decision making
HATİCE TEMİRAK
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
DinMarmara ÜniversitesiFelsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALİ AYTEN