Geri Dön

Kritik hastada kan transfüzyonunun laktat ve santral venöz oksijenasyon değerleri üzerindeki etkileri

Blood transfusion in critically ill patients and central venous oxygenation effects of lactate values

  1. Tez No: 334096
  2. Yazar: ESİN ÖZTÜRK BAŞ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. KUBİLAY DEMİRAĞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Hipoksi, Kan transfüzyonu, Laktatlar, Oksijen satürasyonları, Santral venöz basınç, Yoğun bakım, Yoğun bakım üniteleri, Hypoxia, Blood transfusion, Lactates, Oxygen saturation, Central venous pressure, Intensive care, Intensive care units
  7. Yıl: 2013
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü
  12. Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Yoğun bakım hastalarında dokulara oksijen sunumunu arttırmak ve doku oksijenasyonunu düzeltmek amacı ile eritrosit süspansiyonları sıklıkla kullanılmaktadır. Kan transfüzyonunda temel amaç hemoglobin düzeyinde bir artış sağlayarak kanın oksijen taşıma kapasitesini arttırma ve böylece dokulara oksijen sunumunu arttırmaktır. Doku oksijen sunumu ve tüketimindeki dengesizlik sonucunda doku hipoperfüzyonu ve hipoksi anaerobik metabolizmaya neden olur ve son ürün olarak laktat üretilir. Kan transfüzyonu sonrası hastalara yeterli hemoglobin düzeyinin sağlanması ile doku perfüzyonu artması ve kan laktat düzeyinin düşmesi beklenir. Santral venöz oksijen saturasyonu (ScvO2), oksijen sunumu ile oksijen kullanımı arasındaki dengeyi global olarak yansıtır. Yoğun bakım hastalarında kan transfüzyon uygulamasının oksijen sunumu üzerine etkisinin kanın depolanma süresi ile ilişkili olduğu bildirilmiştir. Transfüze edilen eritrositlerin, özellikle transfüzyondan hemen sonraki dönemde morfolojisi bozulmaktadır. Depolanmış eritrositlerde 2,3 difosfogliserat düzeyindeki düşüş nedeni ile eritrositlerin oksijen salıverme yeteneği azalır ve bu da eritrositlerin deforme olmalarını kolaylaştırır. Dolayısıyla eritrositlerin depolanma süresi de transfüzyonun etkinliğini etkileyen önemli bir faktördür. Çalışmanın ana amacı yoğun bakımda tedavi alan hastalarda yapılan kan transfüzyonlarının doku hipoksisinin yaygın bir göstergesi olan laktat ve santral venöz oksijenasyon üzerine etkisinin araştırılmasıdır. Sekonder amaç olarak transfüze edilen kanın depolanma tarihinin doku perfüzyonuna etkisinin araştırılmasıdır. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon yoğun bakım ünitesinde yapmış olduğumuz çalışmada yoğun bakımda izlemi sırasında kan hemoglobin değeri <7 g/dl (sepsis hastalarında <9 g/dl) olan hastalara kan transfüzyonu uygulandı ve transfüzyon sonrası otuzuncu ve altmışıncı dakikalardaki laktat, ScvO2, hemoglobin ve hemotokrit değerleri kaydedildi. Transfüze edilen kan ürünlerinin depolanma tarihleri kaydedilerek diğer değerler ile ilişkisi karşılaştırıldı. Çalışmada kan transfüzyonu sonrası doku oksijenasyonun bir göstergesi olan ScvO2 değerinin artması, anaerobik solunumun göstergesi olan laktat değerinin düşmesi ve bu değerlere kanın depolanma tarihinin etkisinin değerlendirilmesi hedeflendi. Çalışmada kan transfüzyonu sonrası kanın depolanma tarihinden bağımsız olarak kaydedilen laktat değerleri ile transfüzyon öncesi laktat düzeyi arasında anlamlı bir düşme saptandı. Transfüzyon sonrası hemoglobin değerlerindeki yükselmenin laktat değerlerinde azalma ile korelasyon gösterdiği belirlendi. Kan transfüzyonu sonrası kaydedilen ScvO2 değerlerinde artışın anlamlı olduğu görüldü. Depolanma tarihi 15 günden az olan kan transfüzyonu sonrası kaydedilen ScvO2 değerinin transfüzyon öncesi kaydedilen değere oranla anlamlı olarak arttığı tespit edildi. Sonuç olarak hemoglobin değeri hedeflenen düzeyin altında kalan hastalarda kan transfüzyonu ile doku perfüzyonunda artmanın göstergesi olarak hemoglobin ve ScvO2 düzeyinde artış, laktat düzeyinde azalma olduğu çalışmamızda desteklenmiştir. Çalışmamızda tespit edilen veriler doğrultusunda hemoglobin artışı ve laktat düşüşü, ScvO2 artışının 30? uncu dakika ve 60? ıncı dakika arasında tedaviyi değiştirecek veya yanlış yönlendirecek oranda farklılık olmadığı saptanmıştır. Doku perfüzyonunu değerlendirmek amacıyla transfüzyon sonrası 30. dakikada örnek alınmasının tedavi protokolününün başarısını yansıtacağı tespit edilmiştir. Kanın depolanma tarihinin perfüzyon kriterleri ile karşılaştırıldığında 15 günden az olan kan transfüzyonu sonrası ScvO2 değerinde anlamlı artış tespit edilmiştir. Ancak çalışmamızda elde edilen verilerin sadece 1Ü kan ürünü replasmanı sonucu kaydedildiğinden istatistiksel olarak anlamlı değişim saptanmasına rağmen klinik olarak anlamlı iyileşme yaratmayacak kadar düşük oranlar tespit edilmiştir. Çalışmaya dahil edilen hastaların vazopressör desteği almayan ortalama arteriyel kan basıncı 70 mmHg üstünde olan hastaların alınması sonucunda laktat ve ScvO2 değerleri normal değer aralığına yakın olarak saptanmıştır. Klinik olarak doku perfüzyonu kötü olan ve anaertobik metabolizmanın artış gösterdiği doku oksijen sunumu bozuk hastalara yapılan transfüzyonun farklı sonuçlar ortaya çıkaracağı görüşündeyiz.

Özet (Çeviri)

Increase tissue oxygen delivery and tissue oxygenation in critically ill patients erythrocyte suspensions is often used with the aim to fix. The main objective by providing an increase in blood transfusion hemoglobin level to increase the oxygen carrying capacity of the blood, and thus to increase the delivery of oxygen to the tissues. As a result of the imbalance of tissue oxygen delivery and consumption of tissue hypoperfusion and hypoxia leads to anaerobic metabolism and lactate is produced as the end product. The provision of blood transfusion in patients with hemoglobin level sufficient to increase tissue perfusion and blood lactate levels are expected to drop. Central venous oxygen saturation (ScvO2), reflects the global balance between oxygen supply and oxygen utilization. The effect of blood transfusion on oxygen delivery in patients in intensive care practice has been reported to be associated with the duration of storage of blood. Transfused red blood cells, especially in the period immediately after transfusion impaired morphology. 2,3 diphosphoglycerate level drop due to RBCs stored red cells is less able to release oxygen, and this makes it easy to be deformed erythrocytes. Therefore, the duration of storage of red blood cells is an important factor affecting the effectiveness of transfusion. The main objective of the study of blood transfusions in patients treated in intensive care is a common indicator of tissue hypoxia the effect on lactate and central venous oxygenation. Secondary objective was to investigate the effect of tissue perfusion in the history of transfused blood is stored. Ege University Faculty of Medicine, Anesthesiology and Reanimation, intensive care unit, intensive care follow-up study that we have done in blood hemoglobin level <7 g / dl (sepsis patients <9 g / dl) of blood was transfused to patients with and thirtieth and sixtieth minutes in post-transfusion lactate, ScvO2, hemoglobin and hematocrit values were recorded. Storage of blood products transfused were recorded and compared in relation to other values. The study of blood transfusion to increase the value of ScvO2 is an indicator of tissue oxygenation, anaerobic respiration as an indicator of blood lactate values stored value and history of falls was to evaluate the effect. After the study, blood transfusion, blood lactate values recorded regardless of the date of storage before transfusion was a significant decrease in lactate levels. Rise in post-transfusion hemoglobin values were correlated with a decrease in lactate levels. ScvO2 values were found to be statistically significant increase in blood transfusion saved. Less than 15 days after the date that is stored in the saved ScvO2 value of the pre-transfusion blood transfusion was significantly increased compared with the stored value was determined. As a result of blood transfusion in patients with hemoglobin levels below the target level as an indicator of tissue perfusion lncrease in hemoglobin and an increase in ScvO2, lactate study, supported by a reduction in the level. Study, the increase in hemoglobin and lactate decline determined in accordance with the data, the increase in ScvO2 30 th minute and the 60th minute did not differ between the treatment rate of change or mislead. 30 in order to assess tissue perfusion after transfusion sampling, the success of treatment will reflect protokolününün minutes was determined. Depositional history of blood perfusion in comparison with the criteria of less than 15 days after the blood transfusion was found a significant increase in the value of ScvO2. However, the data obtained in this study results in replacement of blood products are stored only 1U Despite the detection of clinically significant change in a statistically significant improvement was found not to create lower rates. Vasopressor support of the patients included in the study are not to be taken in patients with mean arterial blood pressure above 70 mmHg as a result of normal levels of lactate and ScvO2 was close to the range of values. Clinically, poor tissue perfusion and oxygen delivery anaertobik damaged tissue metabolism in patients with increased transfusion conclude that different results may emerge.

Benzer Tezler

  1. 1 ocak 2014 ile 31 ağustos 2019 tarihleri arasında çocuk yoğun bakıma yatış anındaki hemoglobin ve laktat düzeyleri ile izlemde transfüzyon gereksiniminin mortalite üzerine etkisi

    The effect of hemoglobin and lactate levels at the time of admission to the pedi̇atri̇c intensive care unit between january 1, 2014 and august 31, 2019 and the need for transfusion during tracking on mortality

    GİZEM SORKULU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NAZİK YENER

  2. Cerrahi tedavi yapılan pelvis ve asetabulum kırıklarında kan yönetimi

    Blood management in surgically treated pelvis and acetabulum fractures

    EMRE SÖNMEZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZHAN PAZARCI

  3. Majör yanıklı kritik hastalarda kan ürünleri transfüzyonunun hasta sonuçlarına etkisinin ridge lojistik regresyon modeli ile değerlendirilmesi

    Evaluation of the effect of blood products transfusion on patient outcomes in critical patients with major burns by ridge logistic regression model

    EZGİ HATİP ÜNLÜ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Biyoistatistikİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    Biyoistatistik ve Tıbbi Bilişim Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET DİRİCAN

    PROF. DR. KEMAL TOLGA SARAÇOĞLU

  4. Yoğun bakım ünitesinde eritrosit transfüzyonu stratejisinin yönlendiricisi olarak oksijen ekstraksiyon oranının değerlendirilmesi

    Evaluation of oxygen extraction rate as a guide red blood cell transfusion strategy in intensive care unit

    AHMET SALİH TÜZEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Anestezi ve Reanimasyonİzmir Katip Çelebi Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MURAT AKSUN

  5. Çocuk yoğun bakım ünitesinde eritrosit transfüzyonu uygulamalarının değerlendirilmesi

    Evaluation of red cell transfusion practice in pediatric intensive care unit

    BETÜL AKSAKAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    HematolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUHAMMET ŞÜKRÜ PAKSU