Willermus Tyrensis'in Historia Rerum in Partibus Transmarinis Gestarum (Denizaşırı Bölgelere Yapılan Seferlerin Tarihi) adlı eserinin 16., 17. ve 18. kitapların Türkçe çevirisi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 31746
- Danışmanlar: PROF. DR. IŞIN DEMİRKENT
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Tarih, History
- Anahtar Kelimeler: Denizaşırı Bölgelere Yapılan Seferlerin Tarihi, Haçlı seferleri, Tyrensis, Willermus, Historia Rerum in Partibus Transmarinis Gestarum, Crusades, Tyrensis, Willermus
- Yıl: 1994
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Ortaçağ Tarihi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Almancadan türkçeye çevirisini yapmış olduğum Willermus TyranBis'in Historia rerum in parti bus tranşmarinis aeştarum adlı sssrinin Onaltıncı, Onyedinci ve Onsekizinci Kitapları, Kudüs kralı III. Baudouin'in <1143-1163) yılları arasındaki hükümdarlık dönemini içine almaktadır. Kudüs kralı Foulque ila Melisanda' in büyük oğlu olan Baudouin zamanında, Musul amîri îmâdeddin Zengi'nin <1144) ve onun ölümünden Bonra da oğlu Nureddin Mahmûd Zengî'nin Urfa'yı haçlılardan geri alması, ikinci Haçlı Safarinin düzenlenmesine yol açtı. Urfa'nın Türkler tarafından fethedilmesi Kudüs ve Antakya haçlı devletlerini endişeye düşürdü. Kudüs kralı III. Baudouin bir taraftan Bizans imparatoru I. Manuel Komnenos ile dostça ilişkiler kurarken, diğer taraftan da Türklere karşı Batı' dan yardım istedi. Papa III. Eugenius, Batı' da bu Sefer için çağrı yapma görevini BBrnhardus de Clairvaux'a VBrdi. Bu çağrı üzerine Alman kralı III. Konrad ila Fransa kralı VII. Louis hazırlıklarını tamamlayarak Dogu'ya doğru haçlı seferine çıktılar (1147). Anadolu'ya daha önce ulasan III. Konrad Eskişehir yakınlarında Türkiye Selçuklu sultanı Masud tarafından bozguna uğratıldı (1147) ve kuvvetlerinin çoğunu kaybederek İznik'e döndü. Alman ordusunun kalıntıları ile birlesen VIII. Louis isE Efes ve Denizli yolunu izledi. Yalvaç köprüsü yakınlarında Türkler' in beklenmedik hücumları dolayısıyla ağır kayıplar vererek güçlükle Antalya'ya ulaşa-203 bildi. Buradan deniz yoluyla Büveydiye'ye gitti ve orada Antakya prinkepsi tarafından karşılanarak Antakya'ya götürüldü. Bu arada kışı İstanbul'da geçiren Konrad, erkânı ile beraber gemilere binerek önce Akkâ'ya oradan da Kudüs'e ulaştı. Diğer taraftan Louis de Antakya'yı terk ederek Kudüs'e gitti. Kudüs'te genel bir toplantı yapan haçlılar, Dimaşk'ı kuşatmaya, karar vererek yola çıktılar ve şehri kuşattılar (1148). önce şehrin etrafındaki meyve bahçelerini ellerine geçiren haçlılar, 4 gün müddetle şehri kuşatma al tında tutmakla beraber, 5. gün hiçbir sonuç alamadan geri dönmek zorunda kaldılar. Willermus bu başarısızlığın nedenleri hakkında çeşitli rivayetler nakletmiştir. Gerçekten de çok kalabalık olan haçlı ordusunun kuşatmayı kaldırıp çekilmesi çeşitli yorumlara neden olmuştur. Böyle büyük bir seferin fiyaskoyla sonuçlanması haçlıların doğudaki itibarlarını zedelediği gibi, müslümanların da yeniden güç ve cesaret kazanmasına vesile olmuştur. ikinci Haçlı Seferi böylece başarısızlıkla sona erdikten sonra, krallar ülkelerine döndüler ve Doğu haçlı devletlerini kaderlerine terkettiler. Kralların çekilip gitmesinden sonra, haçlıların Doğu'daki durumları gittikçe kötüleşmeye ve Haleb atabeği Nureddin Mahmûd Zengi da, sık sık haçlı topraklarına akınlar yapmaya başladı. Halep'e doğru yola çıkan haçlıları bozguna uğrattıktan sonra Antakya çevresini istilâ edip yağmaladı vb Prinkaps Raymond da Nureddin' le yaptığı bir savaşta öldürüldü. Nureddin daha sonra Harin i ele geçirdi. Kudüs kralı burayı kurtarmaya geldi ise de204 başarılı olamadı. Bu arada Urfa kontu Joscelin müslümanlara esir düştü. Haçlılar bu zor durumdan kurtulmak amacıyla Askalân şehrini kuşatmaya vb bunun için da yakınlardaki Gazze şehrini yeniden inşa etmeye karar verdiler. Türkiye Selçuklu sultanı ise, Urfa bölgesinin savunmasız kaldığını görerek bölgeyi tahrip etti ve Suriye'ye inerek Tell-Bâsir' i kuşattı. Bunun üzerine haçlılar daha emniyetli olur düşüncesiyle bu bölgeleri Bizans imparatoruna teslim edip halkını da başka yerlere naklettiler. Bu günlerde Trablus kontu Hassasiler tarafından katle dildi. Bundan çok geçmeden, Artukoğulları Kudüs'ün kendilerine ait olduğunu iddia ederek şehre karsı başarısız bir kuşatmada bulundular. Haçlılar ise Askalân' ı uzun süre kuşattıktan sonra, Mısır donanmasının yardıma gelmesine rağmen şehri ele geçirdiler. Bu olaylar sırasında Antakya prensesi, Renaud de Châtillon ile evlendi ve Roma' da bir papa değişikliği vukubuldu. Bu değişiklik hıristiyan dünyasında büyük bir ayrılığın ortaya çıkmasına vesile oldu. Yani papa ile 8icilya kralı arasında da, Alman imparatorunun bile ise karıştığı bir mücâdele başladı. Batı' da bunlar olurken, Doğu' da Mısır'da halîfenin öldürülmesi ile sonuçlanan bazı olaylar ortaya çıktı ve Antakya prinkepsi da Kıbrıs'ı yağmaladı. Bu arada Nureddin Zengî, bir kaç defa Banyas' ı kuşattı ise de, şehir her defasında Baudouin tarafından kurtarıldı.205 Bizans imparatoru ile ittifakını kuvvetlendirmek isteyen Baudouin, İstanbul'a elçiler göndererek bir Bizans' lı prensesle evlenmek istediğini bildirdi. Haçlılar daha sonra Kaysâriye şehrini kuşattılar ve zaptettiler. Bu başanların üstüne Baudouin Theodora adlı bir prensesle evlenerek imparatorla olan dostluğunu artırdığı gibi, onun desteğini de sağlamış oldu. Bizans imparatoru ise, hem Antakya prinkepsini hem de Ermeni ThoroB'u cezalandırmak üzere Antakya'ya doğru yola çıktı. Kilikya'ya geldiğinde Baudouin onu karşılayarak, her iki hükümdarla da barıştırdı. Böylece Baudou in' in nüfuzu bir kat daha artmış oldu. Bizans imparatoru Kudüs kralına daha yakın olmak için, onun akrabalarından biri ile evlenmek istedi, -Fakat daha sonra bundan vazgeçti. Bu yüzden de Trablus kontu ile araları açıldı. Çünkü Baudou in' in imparatora tavsiye ettiği kız Trablus kontunun kızkardeşi idi. Baudouin bundan sonra çok yaşamadı, annesi Melisende'in ölümünden kısa bir süre sonra o da öldü. Willsrmus Baudou in' in zehirlenerek öldüğünü rivayet etmiştir, fakat bu iddia tam olarak doğru değildir. Willarmus'a göre, bu tarihte Antakya'da bulunan kral, yerli bir hekimden haplar almış ve uzun süren bir hastalık döneminden sonra da ölmüştür. Willermus'un yazılarından yerli hekimlere güvenmediği ve kralın206 bu ilaçlardan öldüğüne emin olduğu anlaşılmaktadır. Olaylara kendisinin bizzat şahit olmadığı durumlarda, ya yazılı ya da şifai kaynaklara başvurmak zorundaydı. Bu yüzden eserinde bazı çok ilginç imkânsız ya da yetersiz birtakım olaylar da anlatılmıştır.
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- On equivalence of exact and approximate pole palecement by static output feedback for a class of linear systems
Bir kısım doğrusal sistemler için sabit çıktı geribeslemesi ile kesin kutup atanması ve yaklaşık kutup atanmasının denkliği üzerine
FERİDE TIĞLAY
Yüksek Lisans
İngilizce
1999
Elektrik ve Elektronik MühendisliğiBoğaziçi ÜniversitesiElektrik Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KADRİ ÖZÇALDIRAN