Böbrek transplantasyon hastalarının izlenmesinde Tc99m-DTPA (dietilen triamin penta asetik asit) sintigrafisinin yeri ve değeri
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 31364
- Danışmanlar: Belirtilmemiş.
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: Böbrek nakli, Hasta takibi, Radyonüklid görüntüleme, Teknesyum Tc-99m, Kidney transplantation, Follow up studies, Radionuclide imaging, Technetium Tc-99m
- Yıl: 1993
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
40 ÖZET Renal transplantasyonun başarısı, birkaç ana faktöre bağlıdır. Bunlardan en önemli 3 tanesi; 1. Uygun doku tiplemesi 2. Uygun immunsupresyon tedavi 3. Operasyon sonrasında meydana gelen komplikasyonların erken dönemde tanınabilmesi ve tedavi edilmesidir. Doku tiplemesi ve immunsupresyon tedavisinde son zamanlarda çok önemli gelişmeler olmuştur. Operasyon sonrası komplikasyonların erken dönemde tanınması, kalıcı hasar meydana gelmeden tedavinin yapılmasını ve gerekli önlemlerin alınmasını sağlar. Komplikasyonları erken dönemde ortaya çıkarmada klinik izleme ve biyokimyasal araştırmalar yeterli olamamaktadır. Bunlara ek olarak transplant böbrek fonksiyonlarının izlenmesinde belli başlı şu görüntüleme yöntemleri kullanılmaktadır: 1- Konvansiyonel radyoloji 2- USG41 3- Radyonüklid görüntüleme 4- Doppler USG 5- MRI 6- BT Radyonüklid görüntüleme, renal greftin fonksiyon ve kanlanmasını izleme- de en çok kullanılan tanı yöntemi olma özelliğini korumaktadır. Bu çalışmada, transplantasyon sonrası izlemede, 99mTc-DTPA ile yapılan dinamik böbrek sintigrafisinin değeri araştırılmak istenmiştir. Bu amaçla İstanbul Tıp Fakültesi Renal Transplantasyon Merkezi'nde yapılan renal transplantasyon olgularından 26 tanesi retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Yaşları 17-46 arasında olan bu hastaların hepsi- ne kadavra böbreği takılmıştır. Bütün hastalara operasyon sonrası 1. ve 3. günlerde, kanlanma ve fonksiyon fazlarını içeren 1/2 saatlik dinamik renal sintigrafiler yapılmıştır. 3. günden sonra gerekli durumlarda sintigrafi tekrarlanmıştır. Sintigrafik çalışma dışındaki laboratuvar tetkikleri, klinik bulgular veya renal biopsi ile 11 hastada ATN, 3 hastada AR, 2 hastada primer nonfonksiyon, 1 hastada ise infeksiyon tanısı konmuştur. 9 hastada transplant böbrek fonksiyonu normal bulunmuştur. 99mTc-DTPA sintigrafisi ile 9 hastanın 7'sinde böbrek kanlanma ve fonksiyonu normal bulunmuştur. 2 hastada sintigrafi ile diğer tetkikler arasında uyumsuz sonuçlar elde edilmiştir. Bu hastalardan birinde geniş42 kolleksiyona rastlanmıştır. Bu kolleksiyonun üretere yaptığı bası sonucun- da böbreğin ekskresyon fonksiyonunun minimal düzeye indiği gözlenmiştir. Diğer hastada ise kanlanma ve fonksiyona rastlanmamış, ancak sızıntı tesbit edilmiştir. Bu kolleksiyonun renal artere bası yaptığı ve görüntü kontrastını etkilediği görülmüştür. Yapılan eksplorasyonda üreter üst 1/3 bölümünde tam rüptür tesbit edilmiştir. Primer nonfonksiyon tanısı konan 2 hastada sintigrafilerde hiç fonksiyona rastlanmamıştır. Herpes simpleks infeksiyonu gelişen bir hastada böbrek fonksiyonları ve kanlanması başlangıçta normal iken sonra giderek kötüleşmiş ve en sonunda tamamen dur- muştur. Bu hastaya eksplantasyon uygulanmıştır. ATN tanısı konan 11 has- tada böbrek kanlanması sintigrafide normal, fonksiyon ise azalmış veya yetersiz bulunmuştur. 10 hasta 17-30 gün içinde ATN'dan kurtulurken 1 hastada 3 ay sürmüştür. Akut rejeksiyonlu 3 hastada da kanlanma ve fonksiyon yetersiz bulunmuş ve giderek kötüleştiği gözlenmiştir. 99mTc ile işaretlenebilen DTPA, 99mTc'un fiziksel özellikleri nedeniyle, istatistiksel analiz yapabilecek kadar yüksek sayım ve kaliteli görüntüler sağlamaktadır. 99mTc-DTPA transplant hastalarının radyonük- lid yöntemlerleizlenmesinde kullanılan diğer radyofarmasötiklerin yanında önemli bir yer kaplar. ATN ve akut rejeksiyonun ayırımında ve arteryel oklüzyon ile idrar ekstravazasyonunun gösterilmesinde kullanılan önemli bir yöntemdir. AR ve ATN'un siklosporin tokkisitesinden ayırımını yapamaz. Radyonüklid çalışmalar, biyokimyasal bozukluklar meydana gelmeden 24-48 saat önce renal perfüzyondaki azalmayı gösterebilirler. Bu çalışmalar halen renal tranplantasyon sonrası izlemede en yaygın olarak43 kullanılan yöntem olma özelliğini korumaktadır. İzleme sırasında sintigrafik çalışmalar seri halinde yapılmalıdır ve kanlanma ile renal fonksiyonda meydana gelen değişimler gözlenmelidir. Bu izleme sırasında renal perfüzyon indeksleri gibi standart parametrelerin kullanılması, bu çalışmaların hassasiyetini arttırmaktadır.
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Prediyaliz ve hemodiyaliz dönemlerindeki üremik ve böbrek transplantasyonlu hastalarda renal osteodistrofinin tanısı ve izlenmesinde kemik dansitometresinin yeri
Başlık çevirisi yok
HÜLYA ERGİN (KARADAYI)
- Son dönem kronik böbrek yetmezliği hastalarının transplantasyon öncesi Pozitif Crossmatch' lerinin tanımı: A-otoantikorların (IgM) B-Tarama (Screening) ile anti-HLA' ların etkilerinin gösterilmesi
Başlık çevirisi yok
S. GÜLAY SÖNMEZ
Doktora
Türkçe
1989
Tıbbi Biyolojiİstanbul ÜniversitesiTıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MAHMUT N. ÇARIN
- Hindistan'da akraba olmayan canlı vericiden yapılan renal transplantasyonların geç dönem sonuçları ve etik sorunlar
Başlık çevirisi yok
MURAT ÖZTÜRK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1998
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıOndokuz Mayıs Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bölgemizdeki hemodiyaliz hastalarının genel özelliklerinin ve organ nakline uygunluklarının değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
SEZGİN BAŞKAN
- Ankara ilinde hemodializ ünitelerinin planlanması
Başlık çevirisi yok
DİLAVER TENGİLİMOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
HastanelerHacettepe ÜniversitesiSağlık Kurumları Yönetimi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MEHMET TOKAT