Geri Dön

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı alevlenmesinde optimal sistemik kortikosteriod kullanımı

The optimal use of systemic corticosteroid in exacerbation of chronic obstructive pulmonary disease

  1. Tez No: 310302
  2. Yazar: YELDA ÇEVİKER
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ABDULLAH SAYINER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Adrenal korteks hormonları, Akciğer hastalıkları-obstrüktif, Doz-cevap ilişkisi-ilaç, Metilprednizolon, Tedavi, Adrenal cortex hormones, Lung diseases-obstructive, Dose-response relationship-drug, Methylprednisolone, Treatment
  7. Yıl: 2011
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Sistemik kortikosteroidler, KOAH alevlenmesinin tedavisinde kullanılmaktadır. KOAH alevlenmesi nedeniyle hastaneye yatırılan hastalar iki gruba randomize edilmiştir: Birinci gruba uluslararası kılavuzlarda önerilen, 7 gün süreyle sabit oral 32 mg/gün metilprednizolon tedavi protokolü uygulanmıştır. İkinci gruba ise, 4 gün 1 mg/kg/gün parenteral, ardından 3 gün parenteral veya oral 0.5 mg/kg/gün metilprednizolon tedavi protokolü uygulanmıştır. Grup 1'e 18 olgu, Grup 2'ye 20 olgu alınmıştır. Yedi günlük tedavi sonunda, FEV1, FVC, parsiyel oksijen basıncı düzeylerinde, vizüel analog skorlamasıyla ölçülen nefes darlığı, öksürük ve balgam miktarında her iki grupta istatistiksel olarak anlamlı düzelme mevcuttur (p<0.05). Bu düzelme oranlarında gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. Hastanede kalış sürelerinın de her iki grupta benzer olduğu gözlenmiştir (p>0.05). Grup 2'de yan etkiler sayısal olarak daha fazla gözlenmesine karşın, bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p>0.05). Özellikle komorbiditeleri olan hastalarda düşük doz oral kortikosteroid uygulamasının daha güvenli olacağı düşünülmüştür. Üç aylık izlem döneminde, Grup 2'de daha çok sayıda hastanın alevlenme geçirdiği gözlenmiş, ancak iki grup arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Bunun nedeni olasılıkla hasta sayısının görece düşük olmasıdır. Bu gözlem, en azından, alevlenme sırasında daha yüksek dozda parenteral steroid tedavisi uygulanmasının izleyen dönemde alevlenme nüksünü azaltmadığını göstermektedir. Bu çalışma, parenteral yüksek doz ile oral görece düşük doz steroid uygulamalarının benzer klinik etkinliklere sahip olduğunu göstermiştir. Hiperkapni gelişme riski olan çok ağır KOAH'lı hastalarda daha yüksek dozda parenteral tedavi başlanmasının, diabetes mellitus ve hipertansiyon gibi komorbid durumları olan hastalarda ise oral düşük dozun tercih edilmesinin daha güvenli olacağı görünmektedir.

Özet (Çeviri)

Systemic corticosteroids have been used in exacerbation of COPD. Patients hospitalized with CPOD exacerbation were randomized into two groups: the first group received oral 32 mg/day fixed methylprednisolone treatment protocol recommended by the international guidelines. In the second group, 1 mg/kg/day parenteral methylprednisolone for 4 days followed by parenteral or oral 0.5 mg/kg/day methylprednisolone for 3 days were applied. There are 18 cases in group 1 and 20 cases in group 2. At the end of seven days of treatment, the improvement in the FEV1, FVC, partial pressure of oxygen levels, shortness of breath measured by visual analague scoring, the amount of cough and phlegm was statistically significant in the both groups (p<0.05). This improvement rates was not statistically significant between groups. Duration of hospital stay was similar in both groups (p>0.05). Although numerically more side effects were observed in group 2, this difference was not statistically significant (p>0.05). Application of low dose oral corticosteroids, especially in patients with comorbidities thoughy to be safer. During the three-month follow up period, in group 2 greater number of exacerbations were observed but the difference between two groups was not statisticallt significant. This is probably due to relatively low number of patients. This observation shows at least during the exacerbation period the implementation of the high dose parenteral steroid thearpy does not reduce the recurrence of exacerbations in the following period.In this study, parenteral high doses and relatively low dose oral applications have shown similar clinical effects. In the very severe COPD patients at the risk of developing hypercapnia introduction of high dose parenteral thearpy and in the patients with comorbid conditions such as diabetes mellitus, hypertension chosing low dose oral thearpy seems to be more safe.

Benzer Tezler

  1. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı alevlenmesi ile hospitalize edilen hastalarda serum biyobelirteçlerinin prognostik rolü ve kor pulmonale ile ilişkisi

    The prognostic role of serum biomarkers and their relationship with cor pulmonale in patients hospitalized with chronic obstructive lung disease

    ESMA YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. İBRAHİM HİKMET FIRAT

  2. Acil servise koah akut alevlenmesi ile başvuran hastalarda entegre pulmoner index (IPI) değerlerinin şiddet skorlamaları ile karşılaştırılması

    Comparison of integrated pulmonary index (IPI) values with severity scores in patients admitted to the emergency department with acute copd exacerbations

    MELİKE NUR UÇAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Acil TıpSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ NAZİM ONUR CAN

  3. Lokal ileri evre ( TNM IIIA-B ve C küçük hücre dışı akciğer kanseri olgularında kronik obstrüktif akciğer hastalığı varlığının sağkalım ve tedavi başarısı üzerine etkisinin incelenmesi

    The impact of chronic obstructive pulmonary disease on survival and treatment outcomes in patients with locally advanced (TNM stage IIIA–B and C) non-small cell lung cancer

    İREM TURAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÜLKÜ YILMAZ

  4. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı olgularının bronkoalveoler lavaj sıvısındaki pepsin ve safra asitleri seviyesinin hastalığın ağırlığı, alevlenme sıklığı ve gastroözofageal reflü hastalığı ile ilişkisi

    The relationship between pepsin and bile acid levels in bronchoalveolar lavage fluid and disease severity, exacerbation frequency and gastroesophageal reflux disease in patients with chronic obstructive pulmonary disease

    GÖKHAN ALTAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Göğüs Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TURHAN ECE

  5. Kronik obstrüktif akciğer hastalıklarında ürotensin-II düzeyleri

    Urotensin-II levels in chronic obstructive pulmonary disease

    SADİYE ÇUBUKCUOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Göğüs HastalıklarıFırat Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUTLU KULUÖZTÜRK