Geri Dön

Anjiyografik olarak koroner arter yapısı normal bulunan olgularda metabolik sendromun aort distensibilitesi üzerine etkisi

The effects of metabolic syndrome on aortic distensibility in patients with anjiografically normal coronary arteries

  1. Tez No: 307269
  2. Yazar: ALİ EMÜL
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. İBRAHİM BARAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Anjiyografi, Aort, Esneklik, Kalp, Kalp hastalıkları, Kardiyovasküler hastalıklar, Koroner damarlar, Metabolik sendrom, Angiography, Aorta, Flexibility, Heart, Heart diseases, Cardiovascular diseases, Coronary vessels, Metabolic syndrome
  7. Yıl: 2010
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Uludağ Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Metabolik sendrom, kardiyovasküler riski artıran bir durumdur. Metabolik sendromlu hastalarda aort sertliği artmaktadır. Bu çalışmada, metabolik sendrom tanısı alan ve anjiyografik olarak koroner arterleri normal saptanan hastalarda, metabolik sendromun invaziv olarak ölçülen aortik sertlik parametrelerine olan etkilerini ortaya koymayı amaçladık.Çalışmaya Erişkin tedavi paneli-III (ATP-III) ölçütlerine göre metabolik sendrom tanısı konan 30 hasta (4 erkek, 26 kadın; ort. yaş 52±7,8) ve kontrol grubu olarak metabolik sendrom tanısı bulunmayan 20 hasta (8 erkek, 12 kadın; ort. yaş 54±9,3) alındı. Hastaların kan basınçları, nabız basıncı, bel çevresi ve kan örneklerinde total kolesterol, HDL-kolesterol, LDL-kolesterol, trigliserid, açlık kan şekeri ve insülin düzeyi ölçüldü. Hemodinamik ölçümler hasta yatar pozisyonda kardiyak kateterizasyon yapımı esnasında değerlendirildi, aort sistolik ve diyastolik çapları ölçüldü ve aort sertliğinin göstergeleri olan aort gerilimi (strain) ve esneyebilirliği (distendibilite) hesaplandı.Metabolik sendrom grubunda, kontrol grubu ile karşılaştırıldığında beklendiği üzere sistolik ve diyastolik kan basıncı, nabız basıncı, bel çevresi, trigliserid düzeyi, açlık kan şekeri değerleri daha yüksek, HDL-kolesterol düzeyleri düşük bulundu (p<0,05). Metabolik sendrom grubunda aort gerilimi (% 6±1,4 ve % 5,8±1,7; p=0,181) istatistiksel olarak anlamlı olmasa da daha yüksek saptandı, esneyebilirlik (1,6±0,5 cm2.dyn-1.10-3 ve 2,5±0,5 cm2.dyn-1 .10-3; p<0,001) ise istatistiksel olarak anlamlı olarak daha düşük idi. Aort esneyebilirliğinin bel çevresi (r= -0,589, p<0,001), açlık kan şekeri (r= -0,721, p<0,001), sistolik kan basıncı (r= -0,729, p<0,001), diyastolik kan basıncı ( r= -0,425, p=0,002) ve nabız basıncı (r=-0,676, p<0,001) ile anlamlı olarak ilişkili olduğu görüldü. Aort esneyebilirliğinin bağımsız değişken seçildiği çok değişkenli regresyon analizinde, sistolik kan basıncı (ß=-0,17, p=0,004) ve açlık kan şekeri (ß=-0,16, p=0,11) ile aortun esneyebilirliği arasında bağımsız ilişki saptandı.Sonuç olarak; biz bu çalışma ile metabolik sendrom tanısı alan hastalarda invaziv olarak bakılan aort sertlik parametrelerinden aortik gerilimin kontrol grununa kıyasla artmış ve esneyebilirliğin ise azalmış olduğunu gösterdik. Metabolik sendromlu hastalarda arteryel sertlik değerlendirilerek ve risk faktörlerine yönelik tedavi ile kardiyovasküler hastalıklar ve mortalitede azalma sağlanabilir.

Özet (Çeviri)

Metabolic syndrome is a condition which increases cardiovascular risk. Aortic stiffness is increased in patients with metabolic syndrome. In this study we aimed to investigate the parameters of aortic stiffness that were measured angiographically and the factors that effect these parameters in patients diagnosed as metabolic syndrome and whose coronary arteries were normal anjiografically.Thirty patients with metabolic syndrome (4 men, 24 women and mean age 52±7,8) and twenty patients without metabolic syndrome (8 men, 12 women and mean age 54±9,3) were included. The metabolic syndrome was diagnosed according to Adult treatment panel III (ATP III) criteria. The blood pressures, pulse pressures, waist circumference were measured and total cholesterol, HDL cholesterol, LDL cholesterol, trigliserit, fasting plasma glucose and insulin levels were studied from the blood samples. Hemodynamic measurements were made during cardiac catheterization while the patients were in supine position. The systolic and diastolic diameters of aorta were measured and parameters associated with aortic stiffness, aortic strain and distensibility, were estimated.When compared with the control group the systolic and diastolic blood pressure, pulse pressure, waist circumference, trigliserid and fasting plasma glucose levels were higher and HDL cholesterol level was lower in the metabolic syndrome group (p<0,05). Aortic strain was higher in metabolic syndrome group but the statistical relation was not significant (%6±1,4 ve %5.8±1,7; p=0,181). Moreover the distensibility was lower in metabolic syndrome group and the statistical relation was significant (1,6±0,5 cm2.dyn-1 .10-3 ve 2,5±0,5 cm2.dyn-1.10-3; p<0,001). The aortic distensibility was found to be associated with waist circumference (r= -0,589, p<0,001), fasting plasma glucose (r= -0,721, p<0,001), systolic (r= -0,729, p<0,001) and diastolic blood pressure (r=-0,425, p=0,002) and pulse pressure (r=-0,676, p<0,001). In multiple regression analysis in which aortic distensibility was chosen as independent variable, systolic blood pressure (ß=-0,17, p=0,004) and fasting plasma glucose levels (ß=-0,16, p=0,11) were found to be related to aortic distensibilty independently.In coclusion, in this study we showed that aortic strain which is a parameter of aortic stiffness evaluated invasively is increased and aortic distensibility is decreased in the study group compared to the control group. Patients with metabolic syndrome should be evaluated about aortic stiffness. Thus morbidity and mortality of these patients can be prevented by treatment of risk factors.

Benzer Tezler

  1. Miyokard perfüzyon sintigrafisinde iskemi saptanan ve koroner anjiografisi normal olan hastalarda kısa-orta dönem prognozun belirlenmesi

    Early and intermediate-term outcomes in patients with reversible myocardial perfusion defects on 99mtc mibi spect and normal coronary angiograms

    MÜCALP ALPAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Radyoloji ve Nükleer TıpTrakya Üniversitesi

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. GÜLAY DURMUŞ-ALTUN

  2. Koroner arter hastalığının yaygınlık ve ciddiyeti ile otonomik fonksiyonlar arasındaki bağıntılar

    Prevalence and severity of coronary artery disease with autonomic functions: relations between

    MAHMUT GÜNERİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    KardiyolojiKırıkkale Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MEHMET TOLGA DOĞRU

  3. Koroner arter tortuyozitesinin retinal arter tortuyozitesi ve karotis intima-media kalınlığı ile karşılaştırılması

    Koroner arter tortuyozitesinin retinal arter tortuyozitesi ve karotis intima-media kalınlığı ile karşılaştırılması

    ADNAN DOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    KardiyolojiGaziantep Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. VEDAT DAVUTOĞLU

  4. Koroner arter hastalığında faktör 13 ve plazminojen aktivatör inhibitörü-1 gen polimorfizminin klinik ve angiografik bulgularla ilişkisi

    Relationship between factor 13 and plasminogen activator inhibitor-1 gene polymorphism and clinic and angiographic finding in coronary artery disease

    NİHAT KALAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    KardiyolojiErciyes Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. RAMAZAN TOPSAKAL

  5. Adıyaman populasyonunda IL-1β-511C/T polimorfizmi ile koroner arter hastalığı arasındaki ilişkinin araştırılması

    Investigation of the relationship between IL-1β-511C/T polymorphism and coronary artery disease in Adiyaman population

    FATIMA KÜBRA KAYA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    BiyolojiAdıyaman Üniversitesi

    Biyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YUSUF SEVGİLER

    YRD. DOÇ. DR. MERAL URHAN KÜÇÜK