Geri Dön

2007-2010 tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Yenidoğan Kliniğinde takip edilen asfiktik yenidoğanların retrospektif olarak değerlendirilmesi

Neonatal Clinic of Dicle University between 2007-2010 retrospective evaluation of neonates asphyxiating tagged with

  1. Tez No: 298979
  2. Yazar: VEYSİYE HÜLYA ÜZEL
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. SELVİ KELEKÇİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Perinatal asfiksi, insidans, mortalite, Asfiksi-neonatal, Bebek-yenidoğmuş, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi, Retrospektif çalışmalar, perinatal asphyxia, incidence, mortality, Asphyxia-neonatal, Infant-newborn, Dicle University Medical Faculty, Retrospective studies, Incidence
  7. Yıl: 2011
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dicle Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Perinatal asfiksi, tanı ve tedavi yöntemlerindeki tüm gelişmelere rağmen gelişmiş ülkelerde bile yenidoğan mortalite ve morbiditesinin en başta gelen sebeplerindendir. Biz bu tez çalışmamızda hastanemiz yenidoğan servisinde 2007-2010 yılları arasında perinatal asfiksi tanısı ile yatırılan hastaların antenatal, natal ve postnatal risk faktörlerini belirlemeyi, hastaların Sarnat&Sarnat HİE evrelemesine göre sınıflandırılmasını, klinik bulgularını, mortalite oranını ve asfiksinin derecesi ile hastaların prognozları arasındaki ilişkiyi göstermeyi ve yıllar içerisinde olgularda birçok parametre açısından değişim olup olmadığını göstermeyi amaçladık.Çalışmada Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği Yenidoğan Servisine Ocak 2007-Aralık 2010 tarihleri arasındaki dört yıllık süre içerisinde perinatal asfiksi tanısı ile yatırılan 210 yenidoğanın dosya kayıtları retrospektif olarak değerlendirildi. Bu süre içinde perinatal asfiksi sıklığı %9.7 olarak bulundu. Perinatal asfiksi tanısı alan 210 olgunun 102'si (%48.6) erkek ve 108'i(%51.4) kız bebeklerden oluşmaktaydı. Sarnat&Sarnat evrelemesine göre olgularımızın 90'ı (%42.9) evre I, 63'ü (% 30) evre II ve 57'si (% 27.1) evre III olarak değerlendirildi. Perinatal asfiksili olguların 91'i (%43.3) yenidoğan döneminde eksitus oldu. Tüm olgular arasında 47 (%22.3) olgu konvulziyon geçirmişti, Konvülziyon geçiren hastalar evrelere göre karşılaştırıldığında; evre I olguların 9'u (%10), evre II olguların 22'si (%34.9), evre III olguların 16'sını (%28.1) oluşturmaktaydı. Evre II ve III te; evre I'e göre konvülziyon oranı daha yüksekti. Bu dağılım istatistiksel olarak çok ileri düzeyde anlamlıydı (p<0.001). Tüm olguların APGAR skor ortalaması ise evre I'de 1.dk 2.98 ± 0.152 ve 5.dk 5.3 ± 0.162, evre II'de 1. dk. 2.65 ± 0.118 ve 5.dk. 4.82 ± 0.122 , evre III'de ise 1.dk. 2.57 ± 0.165 ve 5.dk 4.69 ± 0.220 olarak tespit edildi.Asfiksili hastaların yıllara göre dağılımı incelendiğinde hastaların 59 (%28.1 )'u 2007 yılında, 56 (%26.7)'sı 2008 yılında, 51 (%24.3)'i 2009 yılında ve 44(% 21)'ü 2010 yılında tanı almıştı. Yıllara göre dağılım incelendiğinde 2009 ve 2010 yıllarında asfiksi oranının düştüğü görüldü(p<0.05). Bu durumu hastanemizdeki sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi ile ilişkilendirdik.Çalışmamızda 4 yıllık süre içerisinde evre III olguların oranı 2010 yılında en düşük düzeyde saptandı (%12.3). 2009 yılından sonra bu düşüş daha belirgindi. Evrelerin yıllar içerisinde dağılımı istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0.05).Son yıllarda artan perinatal bakım, personel eğitiminin artırılması ve özellikle neonatalresusitasyonun ve yenidoğan ünitelerinin teknik özelliklerin iyileştirilmesine bağlı olarakperinatal asfiksi görülme oranında düşüş sağlanmışsa da ileri evrelerde mortalite hala yüksekseyretmektedir. Perinatal asfiksinin asıl tedavisi asfiksi oluşumunu önlemektir. Bu nedenle riskli gebeliklerin tanınması ve doğumların uygun şartlarda yapılması, optimal resüsitasyon girişimlerinin uygulanmasının sağlanması ve bebeklere doğum sonrası asfiksiye yönelik uygun tedavi verilmesinin sağlanması konusunda gerekli tedbirlerin alınması asfiksiye bağlı mortalite ve morbiditeyi azaltmaya katkıda bulunacaktır.

Özet (Çeviri)

İnspite of the recent diagnostic and therapeutic advances; perinatal asphyxia is one ofthe leading cause of neonatal mortality and morbidity even in devoloped countries. In thisstudy newborns with perinatal asphyxia who were hospitalized in our neonatolgy unit wereevaluated to determine antenatal, natal and postnatal risk factors, HİE staging according toSarnat&Sarnat classification , presence of convulsion and mortality rates, and the changes among these parameters through 4 years from 2007-2010.İn this study; from January 2007 to December 2010 (in a period of 4 years ) ; 210newborns with perinatal asphyxia were evaluated retrospectively among 2152 patıentshospitalized in Dicle University Medicine Faculty Neonatology Department. Perinatalasphyxia frequency was found to be 9.7 % . Of the 210 patients 108 were female (51.4%) and 102 were male (48.6 %). Acording to Sarnat&Sarnat staging; 90 neonates (42.9%) were in stage I, 63 neonates (%30) in Stage II and 58 neonates (%27.1) in stage III. The number of patients who died during neonatal period were 91 (43.3%). Among the all patients; fourty seven (22.3 %) neonates had convulsions. When we compared the patients who had convulsions; 9 patients (10%) were Stage I ,22 patients (34.9%) were stage II and 16 patients (28.1%) were stage III. İn stage II and stage III convulsion rate was higher and that was statistical very significant (p<0.001) The average first and fifth minute Apgar score were 2.98±0.152 and5.3±0.162 in Stage I, 2.65±0.118 and 4.82±0.122 in Stage II; 2.57 ±0.165and4.69 ±0.220 in Stage III.When we look at the patient distrubution between years; 59 patients (28.1%) werehospitalized in 2007, 56 patients (26.7%) were hospitalized in 2008, 51 patients (24.3%) werehospitalized in 2009 and 44 patients (21%) were hospitalized in 2010. When we compared therates among the patients ; we observed that the patient number in 2009 and 2010 were less.There was a statistically significant relation regarding distribution of stages in 4 years of time. İn our study the less patient number was found in 2010 (12.3%). After 2009 this decrease was obvious and that was statistically significant (p <0.05). We taught that; this circumstance depend on better Health care services in our region.Although perinatal asphyxia incidence decreased in recent years due to perinatalsupport, education of hospital stuff, optimal neonatal resuscitation efforts and standardizationof technical features of Neonatal Units, mortality in advanced stages still remain high.Keeping in mind that the most beneficial treatment of perinatal asphyxia is to avoid theoccurance of asphyxia, identification of high risk pregnancies, establishment of optimumdelivery conditions, optimal resuscitation efforts and good medical care after delivery wouldhelp to decrease perinatal asphyxia mortality and morbidity.

Benzer Tezler

  1. Alt konka hipertrofilerilerinde radyofrekans uygulamasının, etkinliğinin, rinomanometrik olarak incelenmesi

    Evaluation of radiofrequency thermal ablation results in inferior turbinate hypertrophies by rhinomanometry.

    HALUK BİLEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Kulak Burun ve BoğazDicle Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FARUK MERİÇ

  2. Varfarin kullanan hastalarda meydana gelen komplikasyonların demografik analizi ve mortalite üzerine etkili faktörler

    Demographic analysis of complications in patient of used warfarin and factors on affecting of motrality

    RECEP DURSUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    İlk ve Acil YardımDicle Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MURAT ORAK

  3. Akut lenfoblastik lösemili hastalarda tiopürin s-metiltransferaz gen mutasyonlarının belirlenmesi

    Determination of thiopurine s-methyltransferase gene mutation in the patients with acute lymphoblastic leukemia

    ERHAN ÖZENÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    HematolojiDicle Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ORHAN AYYILDIZ

  4. Reanimasyon ünitesinde takip edilen ilaç intoksikasyonlu hastaların demografik özellikleri ve mortaliteye etkili faktörler

    Demographical features of inpatients in reanimation unit diagnosed with drug intoxication and factors influencing mortality

    ROJŞİN AKYOL ÖZHASENEKLER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    İlk ve Acil YardımDicle Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. HAKTAN KARAMAN

  5. Pulmoner Tromboemboli tanısında kullanılan klinik olasılık skorlama yöntemlerinin karşılaştırılması

    Comparison methods of the clinical probability scores in the diagnosis of the Pulmonary Thromboembolism

    GÜLHAN BOĞATEKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Göğüs HastalıklarıDicle Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FÜSUN TOPÇU