Geri Dön

Vezikoüreteral reflüye bağlı oluşan renal skar yapısının üreter alt ucu patolojik özellikleriyle birlikteliği

Lower tip of the renal scar due to vesicoureteral reflu with its patological features

  1. Tez No: 281393
  2. Yazar: ÖNDER KARA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SERDAR TEKGÜL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Üroloji, Patoloji, Urology, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: Vezikoüreteral reflü, Üreter, Üriner sistem enfeksiyonları, Vesico ureteral reflux, Ureter, Urinary tract infections
  7. Yıl: 2011
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Böbrek, üreter ve trigon kompleksini tek bir renal ünite olarak kabul ettiğimiz çalışmamızda konjenital displastik renal skar ve enfeksiyona sekonder olduğunu düşündüğümüz fokal renal skar bulunan renal üniteler ve üreter alt uçlarının patolojik özellikleri ile karşılaştırıldı ve her iki sürecin hangi patolojik sonuçlarla devam ettiği ortaya konuldu.Gereç ve Yöntem: Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalında VUR tanısıyla takip edilen ve 2008-2010 yılları arası bilateral ve ünilateral üreteroneosistostomi (UNC) ameliyatı yapılan 83 çocuk hasta (49 erkek, 34 kız) değerlendirildi. Ameliyat öncesi klinik değerlendirme yapıldı ve tüm hastalara US, VCU, DMSA tetkikleri yapıldı. Ameliyat sırasında UNC yapılan taraf üreter alt ucu rezeke edildi ve 83 hastanın toplam 110 adet üreter alt ucu spesimeni, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı'nda incelendi. 110 üreteral unite, mevcut klinik ve patolojik bulgularla beraber değerlendirildi.Bulgular: Yaptığımız çalışmada 110 üreterorenal ünitenin 30'unda diffüz skar (%27), 45'inde fokal skar (%40) varlığı mevcuttu. Ameliyat ettiğimiz grupta üniteler ve skar oranları ayrı ayrı değerlendirildiğinde Grade 3, 4, 5 reflüde skar bulunma oranları sırasıyla %88, %96 ve %86 olarak bulundu. Üreter alt ucundaki inflamasyon şiddetine göre 3 gruba ayrıldığında konjenital displazi sonucunda gelişebileceğini düşündüğümüz ve diffüz skarın görüldüğü böbrek tarafında ağır( Grade 3) inflamasyonun %66 oranında görüldü. (p<0.03). Aynı zamanda enfeksiyona bağlı olduğunu düşündüğümüz ve fokal lezyonlar şeklinde skara neden olan grupta ise üreter alt ucundaki inflamasyonun %48,9 oranında (p<0.03) hafif (Grade 1) inflamasyon şeklinde görüldü ve bunları statistiksel olarak hayli anlamlıydı. Ağır inflamasyon (Grade 3) görülen grupta kollajen demetlerinin yoğun biçimde görülmesi (%66 ) (p<0.01) ve konjenital displastik diffüz tutulum olan tarafta inflamasyonun ağır şekilde seyretmesi (%66,7 (p<0.01)) istatistiksel olarak anlamlıydı. Diffüz skarı bulunan ve kollajen miktarında artış olan grup ile skar olmayan ve kollajen miktarı az olan grup karşılaştırıldığında diffüz skar grubunda%33'lük muskuler kayıp, tüm üreter alt uçlarında ise ortalama %18 lik bir muskuler kayıp izlendi (p<0.03). En az muskuler kayıp skar olmayan üreter alt ucunda izlendi. Ağır inflamasyonun bulunduğu diffüz skarlı böbreklerin üreter duvar kalınlığı fokal skarlı böbreklere oranla daha fazla olması istatistiksel olarak anlamlıydı ( p < 0.03). Ve bu kalınlık fazlalığı enflamasyon artışı ve kollajen depozisyonuna bağlandı.Sonuç: Bizim çalışmamızda nükleer tetkik görüntüsüne göre displastik diffüz skarı bulunan grupta görülen ağır inflamasyon (Grade 3) şiddetinin, fokal skarı bulunan ve skarı bulunmayan üreterorenal ünitelere göre fazlalığı (p<0,03), aynı zamanda bunun sonucu gibi görünen kollajen miktarının fazlalığı (p<0,01), üreter duvar kalınlığının enflamasyon şiddeti ve kollajen depozisyonuna bağlı artışı (p<0,03), mevcut olan düz kas miktarının belirgin olarak az olarak görülmesi (p<0,03) konjenital displastik diffüz skarı bulunan grubun VUR oluşum mekanizmasının, skarı bulunmayan veya fokal skarı bulunan gruptan belirgin olarak farklı olduğununu gösteren önemli bulgulardır ve bizim çalışmamızdan sonraki çalışmalara fikir verici detaylarından ötürü anlamlıdır.

Özet (Çeviri)

Aim: Our study in which kidney, ureter and trigone complex are considered as a renal unit, congenital dysplastic renal scar, renal units on which congenital dysplastic renal scar is present and which is secondary to infection and pathological features of the lower tip of the focal renal scar are compared and both process were shown with which pathological results they maintained.Instruments and Methods: 83 children patients (49 male, 34 female), diagnosed with VUR, on whom bilateral and unilateral ureteroneocystostomy (UNC) operations were conducted between 2008-2010 Hacettepe University Medical Faculty Urology Department are evaluated. Clinical investigation were done before the operation and US,VCU, DMSA were applied to all patients. Lower tip of ureter on which UNC was applied were resected during the operation and 110 ureter lower tip specimens from 83 patients were examined at Hacettepe University, Medical Faculty, Department of Pathology. 110 ureteral unit were evaluated with present clinical and pathological symptoms.Findings: In our study, 30 of the 110 ureterorenal unit had diffuse scar(27%), 45 of them had focal scar(40%). When we evaluate the units and scar percents of Grade 3, 4, 5 separately, the scar frequency on reflux was found as 88%, 96%, 86% respectively. When we divide inflammation intensity on the lower tip of the ureter into 3 groups, possibility of intense inflammation (Grade 3) on the kidney side where there is a present diffuse scar, thought to be resulted from congenital dysplasia was observed as 66%. (p<0.03). At the same time, the group causing scars in shape of focal lesions and depending on the infection, was considered as 48,9% low(Grade 1) inflammation and they were reasonable statistically. The group on which intense inflammation (Grade 3) was diagnosed, it was statistically reasonable to observe collagen tract intensely (66%) (p<0.01) and intense inflammation on the dysplastic diffuse involvement (%66,7 (p<0.01)). When we compare the group without scar and having less collagen amount and the group having increase in the collagen amount and diffuse scar, 33% muscular loss was observed on the diffuse scar and 18% muscular loss were observed on all lower tips of the ureter (p<0.03). The least muscular loss was observed on the ureter tip without any scar. Ureter wall thickness of the kidneys with diffuse scar on which intense inflammation is present, being more than that of focal scarred kidneys, was statistically reasonable ( p < 0.03). And this excessive thickness was related to inflammation increase and collagen deposition.Result: In our study, according to the nuclear investigation image, the intensity of the severe inflammation being observed in the group having dysplastic diffuse scar, its excessive amount regarding to the ureterorenal units with focal scar (p<0,03), at the same time, excessive collagen amount (p<0,01), increase in the wall thickness due to inflammation intensity of the ureter and collagen deposition(p<0,03), observing the present muscle amount less than expected (p<0,03) are the important evidences showing that VUR generation mechanism of the group having congenital dysplastic diffuse scar is definitely different from the group without any scar or having a focal scar and the results are meaningful in terms of the details to give ideas for the latter studies.

Benzer Tezler

  1. Toplayıcı sistem dilatasyonunda manyetik rezonans ürografi

    Başlık çevirisi yok

    BEHZET ASLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Radyoloji ve Nükleer TıpOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. ÜMİT BELET

  2. Vezikoüreteral reflüye bağlı skar ile Anjiotensin Dönüştürücü enzim gen polimorfizm ilişkisi

    The relationship between the Anjiotensin Converting enzyme gene polymorphism with renal scarring secondery to VUR.

    YUSUF DUMLUPINAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Çocuk CerrahisiCumhuriyet Üniversitesi

    Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. LEVENT CANKORKMAZ

  3. Primer vezikoüreteral reflüsü olan çocuklarda reflü nefropatisinin plazma ve idrar urotensin-ıı düzeylerine etkisi

    Effect of reflux nephropathy on plasma and urine urotensin-ii levels in children with primary vesicoureteral reflux

    DERYA BABUŞ TAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıErciyes Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZÜBEYDE GÜNDÜZ

  4. İdrar yolu enfeksiyonu geçiren çocuklarda Tc 99m DMSA sintigrafisi ile saptanan renal skar ile primer vezikoüreteral reflü arasındaki ilişki

    The relationship between primary vesicoureteral reflux and renal scar detected by Tc 99m DMSA scintigraphy in children with urinary tract infection

    BİLGİ YAĞCI AKYOL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Radyoloji ve Nükleer TıpKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. BİRCAN SÖNMEZ

  5. İdrar yolu enfeksiyonu saptanan çocuklarda üriner sistem anormallikleri

    Urinary system abnormalities in children with urinary tract infection

    SİBEL DALLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDicle Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYDIN ECE