Geri Dön

Hafif, orta evre primer hipertansiyonlu hastalarda tuz kısıtlamasının kan basıncı, aterojenisite ve nefron fonksiyonuna etkisi

The effect of salt restriction on blood pressure, atherogenecity and the function of nephron in mild-moderate hypertensive patients

  1. Tez No: 248623
  2. Yazar: ZEREN ÖZGEN
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. SEDAT ÜSTÜNDAĞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nefroloji, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: Ateroskleroz, Böbrek hastalıkları, Böbrek yetmezliği, Hipertansiyon, Tuz, Atherosclerosis, Kidney diseases, Kidney failure, Hypertension, Salt
  7. Yıl: 2010
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Trakya Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Nefroloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Diyet sodyum içeriğinin azaltılmasının kardiyo-vasküler morbi-mortalite üzerindeki etkileri ile ilgili çelişkili sonuçlar bildirilmiştir. Çalışmamızda 20 sağlıklı birey ve 21 primer hipertansiyon hastasında diyet sodyum alımının kan basıncına etkisi ve hipertansiyonlularda diyet sodyumunun 2.3 gr/gün'e getirilmesinin erken sistemik-renal vasküler hasar göstergelerine etkisinin araştırılması amaçlandı.Yaş, cinsiyet dağılımı, alkol ve sigara kullanım oranı sağlıklı kontrol grubuna benzer olan, açık hedef organ hasarı gelişmemiş, bilinen hipertansiyon süresi 33.3 ay olan hafif-orta dereceli hipertansiyonlulardan oluşan hastalarımızda, sağlıklı kontrol grubuna göre idrar albumin atılımı (p=0.00005), idrar protein atılımı (p=0.00005), yüksek duyarlı C-reaktif protein (p=0.001), tümör nekroze edici faktör-? (p<0.00001), P-selektin (p=0.01), E-selektin (p=0.0004), vasküler adezyon molekülü-1 (p<0.00001) ve hücre içi adezyon molekülü-1 (p=0.0004) düzeylerindeki anlamlı yükseklikle belirgin sistemik-renal vasküler etkilenme geliştiği gözlendi. Sağlıklı ve hipertansiyonlu grubun verileri bir arada değerlendirildiğinde, idrar sodyum atılımı ile sistolik kan basıncı (r=0.357, p=0.022) arasında anlamlı, ortalama arter basıncı (r=0.309, p=0.050) arasında anlamlılık sınırında, ayrıca serum sodyum değeri ile sistolik kan basıncı (r=0.272, p=0.086) arasında anlamlılık sınırında pozitif doğrusal ilişki saptandı. Hipertansiyonlularda diyet sodyum kısıtlamasının doksanıncı gününde ortalama arter basıncı (p<0.00001), sistolik kan basıncı (p<0.00001) ve diyastolik kan basıncı değerleri (p<0.00001) anlamlı şekilde düştü. Hastaların % 43'ünde kan basıncı değerleri 140/90 mmHg altına geriledi. Kan basıncı değerlerindeki düşmenin yanı sıra tuz kısıtlı diyetin sonunda idrar albumin atılımı (p=0.00007), idrar protein atılımı (p= 0.006), tümör nekroze edici faktör-? (p<0.00001), P-selektin (p<0.00001), E-selektin (p<0.00001), vasküler adezyon molekülü-1 (p<0.00001) ve hücre içi adezyon molekülü-1 (p<0.00001), açlık kan şekeri (p=0.012), total kolesterol (p=0.034) düzeylerinde anlamlı azalma gözlendi.Bulgularımız, diyet sodyum içeriğinin düzenlenmesinin devlet politikası olarak toplum genelinde uygulanmasının primer hipertansiyon yaygınlığını azaltacağını, hipertansiyonlular açısından ise etkili bir tedavi yöntemi oluşturacağını, böylelikle halkımızın sağlığını olumlu yönde etkileyeceğini ve ülkemiz ekonomisine olumlu katkılar sağlıyacağını ortaya koymaktadır.

Özet (Çeviri)

The paradoxical findings on the effects of the reduced sodium diet on the cardiovascular morbi-mortality are reported. The aim of this study was to research the effect of sodium intake in diet on the blood pressure of the twenty healthy individuals and 21 hypertension patients and the effect of sodium restriction to 2.3 gr /day on the early systemic renal vascular damage indicators of the hypertension patients.Compared to the healthy control group a significant systemic renal vascular effect was observed in the urinary albumin excretion (p=0.00005), urinary protein excretion (p=0.00005), high sensitive C-reactive protein (p=0.001), tumour necrosis factor-? (p<0.00001), P-selectine (p=0.01), E-selectine (p=0.0004), vascular adhesion molecules (p<0.00001) and intracellular adhesion molecules ( p=0.0004) levels of the mild-moderate hypertensive patients with no developed target organ damage, the known hypertension duration of 33.3 months, matched to the control group in age, gender, alcohol intake and tobaco usage. The findings of both the control and the experimental group indicate a direct positive correlation between urinary sodium excretion and systolic blood pressure (r=0.357, p=0.022); acceptable positive corrrelation between mean arterial pressure and urinary sodium excretion (r=0.309, p=0.050) and acceptable positive corrrelation between serum sodium value and systolic blood pressure (r=0.309, p=0.050). On the 90th day of the low sodium diet mean arterial pressure (p<0.00001), systolic blood pressure (p<0.00001) and dyastolic blood pressure (p<0.00001) values dropped significantly in hypertension patients. Blood pressure values dropped to lower than 140/90 mmHg in 43% of the hypertension patients. At the end of the low sodium diet it was observed that urinary albumin excretion (p=0.00007), urinary protein excretion (p=0.006), tumour necrosis factor-? (p<0.00001), P-selectine (p<0.00001), E- selectine (p<0.00001), (p<0.00001), vascular adhesion molecule-1 (p<0.00001), intracellular adhesion molecule-1 (p<0.00001), fasting blood glucose (p=0.012) and total cholesterol (p=0.034) dropped significantly in hypertension patients.Our findings provide implications for the government policy in regulating the diet sodium content of public and reducing the occurance of the premier hypertention rate; providing effective treatment methods for hypertension patients and thereby improving public health and accordingly offer potential benefits for our economy.

Benzer Tezler

  1. Primer osteoporozda risk faktörleri ve yaşam kalitesinin etkisi

    Risk factors and effects of quality of life primer osteoporosis

    NURŞERİF KARADEMİR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Genel CerrahiAfyon Kocatepe Üniversitesi

    Cerrahi Hastalıklar Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. LEVENT ALTINEL

  2. Orta ve ağır primer vezikoüreteral reflü ile ilişkili konjenital ve edinsel böbrek parankim hasarı olan hastaların klinikve radyolojik açıdan karşılaştırılması

    Medium and severe primary vesicoureteral refluxcongenital and acquired ki̇dney associated withclinical patients with parankim damageand radiological comparison

    GÜLCAN ERBAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    NefrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA MUTLUBAŞ

  3. Primer glomerulonefrit hastalarında interstisyel fibrozis şiddetinin eritrosit parametreleri üzerine etkisi

    The effect of i̇nterstitial fibrosis severity on erythrocyte parameters in primary glomerulonephritis patients

    AYŞE ÖZNUR URVASIZOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    NefrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SAVAŞ ÖZTÜRK

  4. Açık açılı glokomda koroid kalınlığının spektral tarayıcı lazer tomografi ile değerlendirilmesi

    Evaluation of choroidal thickness with spectral scanning laser tomography in open angle glaucoma

    VEYSİ YILDIZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Göz HastalıklarıYüzüncü Yıl Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TEKİN YAŞAR

  5. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi çocuk yoğun bakım ünitesinde ARDS gelişen hastaların değerlendirilmesi

    Evaluation of the patients WHO developed acute respiratory distress syndrome at Çukurova University, pediatric intensive care unit

    İNCİ BATUN TURHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıÇukurova Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RIZA DİNÇER YILDIZDAŞ