Geri Dön

İstanbul ilinde çalışan çocuk hekimlerinin hiperbilirubinemi tanı, tedavi ve izlemine yaklaşımı

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 248356
  2. Yazar: BİLGE DEMİREL
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HÜLYA SELVA BİLGEN, PROF. DR. MELDA KARAVUŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: yenidoğan, hiperbilirubinemi, tanı, izlem, çocuk hekimi, newborn, hyperbilirubinemia, pediatricians, follow up, diagnosis
  7. Yıl: 2008
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Hiperbilirubinemi, yenidoğan döneminin en sık rastlanan sorunlarındanbiridir. Hiperbilirubineminin erken tanınarak, uygun yaklaşımda bulunulması ciddinörolojik sekellerin oluşmasını engeller. Anket çalışmamızın amacı, İstanbul ilindegörev yapan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzman ve asistanlarının hiperbilirubinemikonusundaki bilgi, tutum ve davranışlarını incelemektir.Yöntem: Anket formu, hekimlerin demografik özelliklerini, sarılığın, tanı, tedavi veizlemi ile ilgili bilgi, tutum ve davranışlarını araştıran 29 sorudan oluşturuldu. Anketformları İstanbul ilindeki eğitim (devlet ve üniversite hastaneleri ÜH) ve devlethastaneleri (DH), Ana-Çocuk Sağlığı ve Planlama (AÇSAP) merkezleri ve ÖzelHastanelerde (ÖH) yenidoğan izlemi yapan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları hekimleriile yüzyüze dolduruldu. Çalışmada 500 hekime ulaşıldı.Bulgular: 88 sağlık kuruluşunda dağıtılan anketlerin (n:647) %77,2'sideğerlendirmeye alındı. Anketi yanıtlayanların %47,6'sı uzman, %52,4'ü asistandı.Hekimlerin bebekleri taburcu ederken sarılık ile ilgili aileleri %80,6'sının sözel,%4,4'ünün ise sözel ve yazılı olarak bilgilendirdikleri, sadece %28,3'ününtaburculuk öncesi total serum bilirubini (TSB) baktığı ve %17,7'sinin nomogramkullandığı saptanmıştır. Çalıştığı kurumda hiperbilirubinemi izlem politikasıolduğunu bildirenler %92,2 iken, %31,2'si Amerikan Pediatri Akademisi'ninönerilerini uyguladığını belirtmiştir. Hekimlerin %98,8'i hiperbilirubinemitedavisinde öncelikle fototerapi ve sık emzirmeyi önermekteyken, %3,8'i annesütünü kesmeyi önermekteydi. Hekimler arasında ?rebound? bilirubin %94,8oranında bakılırken, zaman aralığı oldukça değişkendi. Hekimlerin hemen hepsisarılık tedavisi gören bebeklere işitme muayenesi yapılmasını gerekli buluyordu.İşitme testini en sık isteyenler ise Özel ÜH hekimleriydi. Ancak Özel ÜH'lerinDH'lerden daha düşük bilirubin düzeylerinde (TSB: 18-20 mg/dl vs >25 mg/dl)işitme testi yaptırdığı görüldü. Hekimlerin %59,2'si meslek hayatı boyunca en az birkez kernikterus olgusu gördüğünü belirtti. ?Ülkemizde kernikterus olgularının ciddibir morbidite ve mortalite sebebi? olduğunu düşünen hekim oranı %61 idi. Bilimseliiiliteratürü uzman hekimler daha çok takip etmekteydi. Yine uzmanlarhiperbilirubinemide tedaviye başlama kararını daha doğru vermekteyken, asistanhekimler rebound bilirubine daha sık bakmaktaydı. Taburculuk öncesi bilirubinbakan, nomogram kullanan, ?BIND skorunu? bilen ve kullanan hekimler en çokÜH'lerde bulunuyordu.Yorum: Anket sonuçları hekimlerin sarılık izleminde farklı protokollerkullandıklarını göstermektedir. Yenidoğan sarılığı konusunda eğitim hastanelerindeçalışan hekimlerin bilgi düzeylerinin ve doğru uygulamalarının daha yüksek orandasaptanması, beklenen bir sonuçtur. Ancak eğitim hastanelerinde dahi bazı bilgilerinpratik uygulamalarda yer almadığı görülmektedir. Ülkemizin önemli bir sorunu olanhiperbilirubinemiye yaklaşımda hekimlerin güncel ve kanıta dayalı protokollereihtiyacı olduğu ve hastanelerde özellikle mezuniyet sonrası sürekli tıp eğitimininönemi bir kez daha görülmektedir..

Özet (Çeviri)

Aim: Jaundice occurs in the majority of newborn infants. Early detection andappropriate management of hyperbilirubinemia during neonatal period preventssevere neurologic sequelae. The aim of our study is to evaluate the level ofknowledge, attitude and practices of pediatricians about hyperbilirubinemia, inIstanbul.Method: The survey questionnaire included 29 questions addressing demographiccharacteristics of physicians and features about diagnosis, treatment and follow upprotocols of neonatal jaundice. The questionnaries were answered by pediatriciansproviding services for newborn infants in training (University and State Hospitals)and Community Hospitals, Mother and Child Health Care Centers and PrivateHospitals in Istanbul. The target number of respondents was 500.Results: Of the questionnaires, distributed to 88 health care services , 77.2 %(500/647) were eligible for analysis. The respondents were fellows of pediatricians(47.6 %) and residents of pediatrics (52.4%). According to the results, 80.6% ofpractitioners informed families about neonatal hyperbilirubinemia verbally, while4.4% presented both written and verbal information. Only 28.3% of respondentsperformed routine predischarge total serum bilirubin (TSB) measurements and 17,7% of them used bilirubin nomograms. 92.2% reported to have an institutionalmanagement policy about jaundice, practices of 31.2% were in harmony with therecommendations of guidelines of American Academy of Pediatrics. For thediagnosis of jaundice all of the physicians used TSB measurements, while 2,8% alsoused transcutaneous bilirubinometers. Almost all the pediatricians (98.8%)recommended phototherapy and frequent breast-feeding for the initial treatment,while 3.8% recommended to discontinue breast-feeding. Most of the clinicians(94.8%) obtained rebound bilirubin levels but the timing varied greatly. Almost allof the practitioners considered hearing assessment necessary for patients whoreceived phototherapy. Hearing assessments were most commonly ordered in PrivatevUniversity Hospitals however with lower TSB values compared to State Hospitals(TSB:18-20 mg/dl vs > 25 mg/dl). More than half of the practitioners (59.2%)reported that they have encountered at least one case of kernicterus in theirprofessional lives and 61% of them regarded kernicterus as an important cause ofmorbidity in our country. The practitioners who were performing routinepredischarge bilirubin measurements, utilizing nomograms, familiar with BINDscore were mostly concentrated in University Hospitals.Conclusion: Results of the survey indicated discrepancies betweenhyperbilirubinemia management protocols. As expected, levels of knowledge andrates of appropriate practices were higher in training hospitals. However, some of thecommon facts about hyperbilirubinemia were not utilised in daily practice, even intraining hospitals. Up-to-date and evidence-based protocols in conjunction withcontinuous post?graduate education programmes are needed for systematicassessment of neonatal hyperbilirubinemia, which is a serious problem in ourcountry.

Benzer Tezler

  1. Bir ilaç fabrikasında personel gereksinmesinin belirmesi seçilmesi ve elde tutulmasına yönelik bir uygulama çalışması

    Başlık çevirisi yok

    EMİNE BOZBAĞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    İşletmeİstanbul Üniversitesi

    Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TUĞRAY KAYNAK

  2. Süt formüllerinin tüketim uygulamaları ve süt formüllerinin C vitamini içeriği ile pH değerleri

    Başlık çevirisi yok

    GÖNÜL VAROL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Besin Hijyeni ve Teknolojisiİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Gelişimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TÜRKAN KUTLUAY

  3. Adolesan intihar girişimlerinin psiko-sosyal nedenleriyle ilgili araştırma

    Başlık çevirisi yok

    NAZMİYE YÜKSEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Psikolojiİstanbul Üniversitesi

    Aile Sağlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYSEL EKŞİ

  4. Gelişim nörolojisi polikliniğine başvuran nöral tüp defektli olgularda prospektif bir inceleme

    Başlık çevirisi yok

    İLKBAHAR EMİNE GÜLTEKİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Aile Sağlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SELÇUK APAK