Geri Dön

Böbrek transplantasyonunun bazı polipeptid ve glikoprotein hormonlar üzerine etkisi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 24583
  2. Yazar: REFİK TANAKOL
  3. Danışmanlar: Belirtilmemiş.
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Böbrek nakli, Glikoprotein hormonlar, Peptidler, Kidney transplantation, Glycoprotein hormones, Peptides
  7. Yıl: 1992
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

- Ill ÖZET Bu çalışmada son dönem böbrek yetmezliği nedeniyle böbrek transplantasyonu yapılan toplam 25 olgu incelenmiştir. Transplantasyon sonrası 18 olgunun graftları iyi fonksiyon göstermiştir ( 1. grup). Bu grupta olguların 15 'i erkek, 3'ü kadın olup yaş ortalaması 29.7±2.2 yıldır (10-56). Transplantasyon sonrasında graft rejeksiyonu veya başka nedenlerle graft fonksiyon bozukluğu görülen gruptaki (2. grup) 7 olgunun 5*i erkek, 2'si kadındır. Yaş ortalamaları 27.4±3.4 yıldır (17-46). Bütün olguların ameliyat öncesi, ameliyatın 1. günü, ameliyatın 1., 2. ve 3., haftası aç karnına kanları alınmış; BUN, kreatinin, kalsiyum, fosfor, alkali f osf ataz, kan ve idrar ozmolaritesi, parathormon, kalsitonin, kan şekeri, insulin, C-peptid, glukagon, prolaktin, büyüme hormonu, LH ve FSH düzeyleri ölçülmüştür. Transplantasyon öncesi dönemde kanda parathormone kalsitonin, İnsülin, C-peptid, glukagon, büyüme hormonu, prolaktin, -FSH düzeyleri yüksek olarak bulunmuştur. 1. grupta BUN, kreatinin, fosfor düzeyleri sırasıyla %70 ; %88.8 ve %73.4 oranında azalmış ve bu azalmalar ileri derecede anlamlı bulunmuştur (p< 0.0001), kan ozmolaritesi- 112 - \ bazalin %94 üne inmiş, idrar ozmolaritesi %117 artmıştır. Bu değişiklikler de anlamlıdır. Bunlara' paralel olarak, kalsitonin %86, parathormon %95, büyüme hormonu %68, insülin %37 oranında ve farklı dönemlerde farklı istatistiki anlamlılık göstererek (bulgular bölümüne bakınız) azalmıştır. Prolaktin bazalin %25'ine, LH bazalin %71'ine inmiştir. Bu azalmalar çeşitli dönemlerde istatistiki anlamlılığa ulaşmaktadır. FSH %2.4, glukagon %56.9 oranında artmıştır. Bu hormon değişiklikleri yanında kalsiyum %4.6 artmış; alkali fosfataz %21.5, kan şekeri %20 oranında azalmıştır. Her iki parametredeki değişiklikler istatistiki anlamlıdır..însülin ve C-peptid (bazale göre %19 azalma) bir yandan azalmakla beraber çalışma sonunda normal değerler üzerinde kalmış, bu durum insülin direncine bağlanmıştır. Glukagon artışı muhtemelen kullanılan glukokortikoidlerin glikoneogenetik etkisine bağlıdır ve istatistiki anlamlı değildir. Başlangıçtaki yüksek şeker değerleri uygulanan immunosupresif tedavi ile ilgilidir ve daha sonra ancak yüksek insülin düzeyleri ile normal sınırlarda tutulmaktadır. 2. grupta BUN, kreatinin, fosfor düzeylerinde istatistiki anlamlı azalma görülmemektedir, buna paralel olarak parathormon ancak bazalin %71'ine, C-peptid bazalin %93.2'sine, kalsitonin bazalin %6.5'ine İnmektedir (Hepsi için p>0.05). Glukagon düzeylerinde %17.6 (p>0.05), FSH'de %7.3 (p<ö.05), büyüme hormonunda %49.3 artma saptanmıştır (p>0. 05). 2. grupta artan hormon düzeylerinden kısmen- 113 - immunosupresif ler sorumlu ise de rejeke oları böbreğin degradasyon görevini yapamaması en önemli faktör olarak gözükmektedir. BH, FSH'nin sekresyonlarındaki artış da önemli olabilir. Bu grupta Ca bazalin %97'sine, P bazalin %83'üne, AP bazalin %53,8'ine (p<0.05), şeker bazalin %72.4'üne (p<0.05) inmektedir. LH bazalin %68'ine, insülin bazalin %34'üne, PRL bazalin %40.5*ine inmiştir ve her üçü için istatistiki anlamlılık vardır(p<0.05 ). Ancak LH, PRL ve insülin 3. haftada bile normal sınırların üzerindedir. 1. ve 2. gruptaki olguların hormon düzeyleri birbiriyle karşılaştırıldığında BUN, kreatinin, fosfor, kalsitonin, PTH, C-peptid, prolaktin, büyüme hormonu, glukagon düzeyleri çeşitli dönemlerde istatistiki anlamlı olmak üzere 2. grupta daha yüksek bulunmaktadır. Kalsitonin, parathormon, prolaktin, büyüme hormonu düzeylerinin transplantasyonun erken dönemlerinden itibaren azalmaması rejeksiyon habercisi olabilir. Kullanılan immunosupresif ler insülin rezistansına yol açmakta, daha yüksek dozlarda insülin sekresyonunu da baskılamaktadırlar. Çalışmamızda imunosupresif lerin yüksek dozlarda, büyüme hormonu salgılanmasını ve osteoblastik * aktiviteyi inhibe edici etkilerini dolaylı olarak gösterdik.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Böbrek transplantasyonunun kan basıncı üzerine etkisinin 24 saatlik kan basıncı monitörizasyonu ile değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    GÜLİZAR MANGA

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Nefrolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYDIN TÜRKMEN

  2. Özel diyaliz merkezlerinin örgüt yapısı ve optimal bir model önerisi

    The Organizational structure of a private dialysis center and a proposal for an optimal model

    AYŞE BİRLİK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Sağlık Kurumları YönetimiGazi Üniversitesi

    Kazaların Demografisi ve Epidemiyolojisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TEVFİK TATAR

  3. Böbrek transplantasyonunda sitokinler ve hümoral immünitenin araştırılması

    Cytokines and humoral immunity in renal transplantation

    SUZAN AYLANTEKİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Allerji ve İmmünolojiÇukurova Üniversitesi

    İmmünoloji Bilim Dalı

    PROF.DR. EREN ERKEN

  4. Böbrek transplantasyonunda allogrefte uzun dönemde etki eden faktörler ve kronik rejeksiyon

    Factors on longterm survival of the allograft and chronic rejection in renal transplantation

    SÜHEYLA APAYDIN GÜVEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Nefrolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EKREM EREK