Geri Dön

Trombolitik ile tedavi edilen st-segment yükselmeli miyokard infarktüslü hastalarda kalp tipi serbest yağ asidi bağlayıcı protein ile reperfüzyonun ilişkisi.

The relationship of the heart type fatty acid binding protein with reperfüsion in the st segment elevated miyocardial infarcted patients.

  1. Tez No: 243186
  2. Yazar: EZGİ KALAYCIOĞLU
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. NESLİGÜL YILDIRIM
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Akut ST segment elevasyonlu miyokard infarktüsü, reperfüzyon, kalp tipi serbest yağ asidi bağlayıcı protein, Acute ST segment elevated myocardial infarction, reperfusion, heart type free fatty acid binding protein
  7. Yıl: 2009
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Zonguldak Karaelmas Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Akut ST segment elevasyonlu miyokard infarktüsünde (STEMI) infarkt ilişkili arteri (İİA) açmak ve kalp kasını korumak için trombolitik tedavi çok önemlidir. Bununla birlikte, bu tedavinin başarısız olduğu hasta anjiyoplasti gibi diğer girişimlere ihtiyaç duyabilir. Bu karara varmak için, trombolitik tedavi sonrası İİA'in reperfüzyonu hızlı, doğru ve non-invaziv olarak değerlendirilmelidir.Bu çalışmada; akut STEMI tanısı ile trombolitik tedavi uygulanan hastalarda, trombolitik tedavi başlangıcında ve sonrasında 4., 10. ve 16. saatlerde eş zamanlı olarak kanda K-SYABP, troponin ve CK-MB düzeyleri ölçüldü. Ölçümlerin yapıldığı tüm hastalara trombolitik tedavi sonrası 6-12. saatler arasında KAG yapıldı ve TIMI 2-3 akım sağlanan 50 hasta çalışmaya dahil edildi. Reperfüzyon tanısı amacıyla kullanılan üç tanı değişkeninin dört farklı zamandaki ölçüm değerlerinde pik yapan kişi sayıları dikkate alınarak pik yaptıkları zamanlar belirlendi. Troponinin 10 ve 16. saatte, CK-MB'nin 10. saatte, K-SYABP'nin ise 4. saatte pik değerlerine ulaştıkları tesbit edildi. K-SYABP'nin troponin ve CK-MB'ye göre daha erken pik değerine ulaştığı tesbit edildi. K-SYABP'nin troponin ve CK-MB'ye kıyasla reperfüzyon için en erken biyokimyasal gösterge olduğu düşünüldü.

Özet (Çeviri)

Thrombolysis has a significant role as a treatment model in the ST segment elevated myocardial infarction patients through opening infarct related artery and thereby protecting heart muscle. By the way, the following treatment may require other interventions such as angioplasty in the failure of lysis. This decision is up to a fast, fair and non-invasive assessment of successful IAA?s reperfusion after thrombolytic treatment.In this study, following thrombolytic treatment in the ST segment elevated myocardial infarction patients, blood heart type FABP, troponin and CK-MB levels were measured simultaneously at the 0th, 4th, 10th and 16th hours. In these patients 50 were included according to the TIMI II-III flow shown in the coronary angiography which was made 6-12 hours after thrombolysis. To determine the peak level times of the three diagnostic reperfüsion variables, ve checked the total amount of peak levels for each patient at four different times. It was determined that troponin reach it?s peak level at 10th and 16th hour, CK-MB reach it?s peak level at the 10th hour; whereas heart type FABP reaches it?s peak level at the 4th hour. We found that heart type FABP reached it?s peak level earlier than the CK-MB and troponin. Therefore we made the conclusion that blood heart type FABP is the earliest determinant of reperfusion comparing to troponin and CK-MB.

Benzer Tezler

  1. Akut miyokard infarktüslü hastalarda standart reperfüzyon tedavisine ek olarak uygulanan artan klopidogrel yükleme dozlarının reperfüzyon ve HS-CRP üzerine olan etkisi

    In addition to standart treatment of reperfusion, effect of application of increasing loading doases of clopidogrel on reperfusion and HS-CRP in patients with acute myocardial infarction

    HATİCE SOLMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    KardiyolojiFırat Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET AKBULUT

  2. ST yükselmeli miyokard infarktüslü vakalarda trombolitik ve primer perkütan koroner girişim ile tedavi edilen vakalarda reperfüzyon aritmisi sıklığının karşılaştırılması

    Comparıson of the ıncıdence of reperfusıon arrhythmıas among patıents wıth ST egment elevatıon myocardıal ınfarctıon undergoıng prımary percutaneous coronary ınterventıon and thrombolytıc therapy

    GÜRAY ALİCİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    KardiyolojiTrakya Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHMET KENAN YALTA

  3. Trombolitik tedavi uygulanan akut ST yükselmeli miyokard infarktüslü hastalarda fragmente QRS kompleksinin önemi ve miyokardiyal reperfüzyon ile ilişkisi

    Significance of fragmented QRS complex in patients treated with thrombolytic therapy for acute ST elevation myocardial infarction and its relationship with myocardial perfusion

    FATMA HIZAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    KardiyolojiGazi Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YUSUF TAVİL

  4. St yükselmesiz akut koroner sendrom hastalarında trombotik ve fibrinolitik parametrelerin sorumlu lezyon kritikliği ile ilişkisi

    Relation of trombotic and fibrinolytic parameters with criticals of responsible lesion in patient with acute coronary syndromes without st elevation

    YASİN TÜRKER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    KardiyolojiSüleyman Demirel Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. ABDULLAH DOĞAN

  5. Akut koroner sendromlarda erken dönemde bakılan NT-pro BNP seviyesinin anjiyografik lezyon yaygınlığı ve şiddeti ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    The relationship between the level of NT-pro BNP measured during the early course of acute coronary syndromes and angiographic extent and severity of coronary artery disease

    MUSTAFA TARIK AĞAÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. İBRAHİM KELEŞ