St yükselmesiz akut koroner sendrom hastalarında trombotik ve fibrinolitik parametrelerin sorumlu lezyon kritikliği ile ilişkisi
Relation of trombotic and fibrinolytic parameters with criticals of responsible lesion in patient with acute coronary syndromes without st elevation
- Tez No: 195065
- Danışmanlar: DOÇ.DR. ABDULLAH DOĞAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Fibrinojen, Koroner hastalık, Tromboz, Troponin, Fibrinogen, Coronary disease, Thrombosis, Troponin
- Yıl: 2007
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Süleyman Demirel Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Kararsız angina, ST-segment yükselmesi olan ve olmayan miyokard infarktüsü (M) ortak fizyopatolojik süreci paylasırlar ve AKS olarak tanımlanırlar. AKS'de patofizyolojik olay, hassas aterosklerotik plagın yırtılması ve trombüs gelismesidir. AKS'ye neden olan plakların, üçte ikisinde darlık %50'nin altındadır. Akut koroner sendrom patofizyolojisinde trombotik ve fibrinolitik sistem önemli role sahiptir. Prokoagülan aktivitede artıs veya fibrinolitik sistemde bozukluk, trombüs organizasyonuna veya tam tıkayıcı hale gelmesine katkıda bulunur. Bu çalısmada, ST-segment yükselmesi olmayan AKS hastalarında, koroner anjiyografide tespit edilen sorumlu lezyon kritikligi ile trombotik ve fibrinolitik parametreler arasında iliski olup olmadıgını arastırmayı amaçladık. Acil servisine gögüs agrısıyla basvurup ST yükselmesiz AKS tanısı ile yatırılan 95 ardısık hasta çalısmaya alındı. Klinik duruma göre hastalara ilk 72 saat içinde koroner anjiyografi yapıldı. Normal koroner tespit edilen 7 hasta çalısmadan dıslandı. Anjiyografik olarak, AKS tablosundan sorumlu oldugu düsünülen koroner arterdeki %50 ve üzeri çap daralması kritik darlık olarak tanımlandı. Buna göre hastalar, kritik darlıgı olan (n=53, 39 erkek) ve olmayan (n=35, 22 erkek) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Plazma D-dimer ve fibrinojen düzeyleri spektrofotometrik yöntemle, trombin anti-trombin III kompleks (TAT) ve protrombin fragman 1+2 (PF 1+2) seviyeleri sandviç ELISA yöntemi ile ölçüldü. Sorumlu arterde kritik darlık saptanan grubun plazma D-dimer (338±192'ye 190±170 ?g/dl, p<0.001), TAT (4.4±2.0'a 1.2±0.7 ng/ml, p<0.001), PF 1+2 (1.6±0.6'ya 0.7±0.3 nmol/L) düzeyleri, kritik darlık saptanmayan grubunkinden anlamlı olarak yüksekti. Ancak, fibrinojen düzeyleri benzerdi (423±152'ye 396±148 mg/dl, p=0.32). Alt-grup analizde hastalık yaygınlıgı ile D-dimer ve fibrinojen düzeyleri arasında anlamlı iliski saptanmadı. TAT (r=0.51, p<0.001) ve PF 1+2 (r=0.62, p<0.001) düzeyleri ile hastalık yaygınlıgı arasında orta düzeyde anlamlı iliski saptandı. Benzer olarak TIMI akımı ile TAT (r=-0.42, p<0.001) ve PF 1+2 (r=-0.40, p<0.001) düzeyleri arasında orta düzeyde anlamlı iliski saptandı Acil servise akut gögüs agrısı ile basvuran hastalarda, D-Dimer, TAT ve PF 1+2 seviyeleri yüksek riskli hastaları belirlemede ve sorumlu arterdeki darlıgın kritikligini tahmin etmede yardımcı olabilir. Bu tür hastalar daha yogun medikal tedavi ve erken invaziv girisimden fayda görebilirler.
Özet (Çeviri)
Unstable angina and myocardial infarction (MI) with or without ST segment elevation are defined as acute coronary syndromes (ACS), and have share a common pathophysiological process. These common processes include rupture of vulnerable atherosclerotic plaque and subsequently development of thrombus. Two-thirds of the plaqeus leading to ACS have a stenosis of less than 50%. Thrombotic and fibrinolytic systems have important roles in the ACS pathophysiology. The increased procoagulant activity and/or impaired fibrinolysis contribute to the development and organization of thrombus, subsequently resulting in complete obstruction in the ACS setting. We investigated the relationship between the angiographically severity of culprit lesion and the thrombolytic and fibrinolytic parameters in the ACS patients without ST-segment elevation who were hospitalized. Ninety-five consecutive patients who were admitted to the emergency department with chest pain and hospitalized with the diagnosis of ACS without ST elevation were included in this study. A coronary angiography was performed within first 72 hours according to clinical situation of patients. Seven patients that having normal coronary arteries were excluded from study. The stenosis of 50% in the culprit artery responsible for ACS was considered significant. ACS patients were divided into two groups depending on the severity of stenosis in the culprit artery; patients with significant stenosis (n=53, 39 men) and with no significant stenosis (n=35, 22 men). Plasma D-dimer and fibrinogen levels were studied with spectophotometric method. Thrombin antithrombin III complex (TAT) and prothrombin fragment 1+2 (PF 1+2) levels were assayed with ``ELISA?? method. The mean D-dimer (338±192?ye 190±170 ?g/dl, p<0.001), TAT (4.4±2.0?a 1.2±0.7 ng/ml, p<0.001), and PF 1+2 (1.6±0.6?ya 0.7±0.3 nmol/L) levels were significantly higher in significant stenosis group than in no sinificant stenosis group. However, fibrinogen levels were similar in both groups (423±152?ye 396±148 mg/dl, p=0.32). In sub-group analysis there was no significant correlation between the extent of disease and levels of D-dimer and fibrinogen. TAT (r=0.51, p<0.001) and PF 1+2 (r=0.62, p<0.001) levels were moderately correlated with the extent of disease. While there was no association between TIMI flow grades and levels of D-dimer and fibrinogen, a significant correlation was observed between TIMI flow grades and TAT (r=-0.42, p<0.001) and PF 1+2 (r=-0.40, p<0.001). D-dimer, TAT and PF 1+2 levels may be helpful for determining ACS patients with high risk and estimating the severity of culprit lesion in patients who presented to emergency department with acute chest pain. Such patients may have benefit from more intensive medical threapy and early invasive intervention.
Benzer Tezler
- Akut koroner sendromlu hastalarda beta fibrinojen 455G/A, faktör V 1691G/A ve 1299H/A, glikoprotein IIB/IIIA PL A1/aA
Beta fibrinogen 455G/A, factor V 1691G/A and 1299H/A, glycoprotein IIB/IIIA PL A1/A2 polymorphisms in patients with acute coronary syndrome
İBRAHİM GÜL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
KardiyolojiErciyes ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. NAMIK KEMAL EROL
- Akut koroner sendromlarda erken dönemde bakılan NT-pro BNP seviyesinin anjiyografik lezyon yaygınlığı ve şiddeti ile ilişkisinin değerlendirilmesi
The relationship between the level of NT-pro BNP measured during the early course of acute coronary syndromes and angiographic extent and severity of coronary artery disease
MUSTAFA TARIK AĞAÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
Kardiyolojiİstanbul ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. İBRAHİM KELEŞ
- ST yükselmesiz akut koroner sendromların erken tanısında kalp tipi serbest yağ asidi bağlayıcı proteinlerin tanısal değeri
Diagnostic value of human heart type fatty acid-binding protein in non-ST elevation acute coronary syndromes
BÜLENT GÖK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
KardiyolojiEskişehir Osmangazi ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. YÜKSEL ÇAVUŞOĞLU
- Kararsız angina ve ST yükselmesi olmayan myokard infarktüsü ile hastaneye başvuran hastalarda iki farklı statinin CRP düzeyleri ve erken dönem klinik olaylara etkisinin araştırılması
The effects of two different statins on CRP levels and short term clinical events in patients who admitted to hospital with unstable angina and non ST elevated mi
DENİZ AYTEKİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
KardiyolojiDokuz Eylül ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. ÖNDER KIRIMLI
- Acil servise göğüs ağrısı şikayeti ile başvuran hastaların akut koroner sendrom tanısı açısından değerlendirilmesinde glycogen phosphorylase isoenzyme BB'nin tanısal ve prognostik değerliliği
Diagnostic and prognostic value of glycogen phosphorylase isoenzyme BB in acute coronary syndrome evaluation of patients presenting to emergency department with chest pain
ŞEBNEM BOZKURT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
İlk ve Acil YardımHacettepe ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
PROF.DR. KUDRET AYTEMİR