Geri Dön

Üreteropelvik bölge darlığında cajal hücreleri

Cajal cells in ureteropelvic junction obstruction

  1. Tez No: 236341
  2. Yazar: ALPER EKEN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. NİHAT SATAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Üroloji, Urology
  6. Anahtar Kelimeler: Cajal hücreleri, c-kit, CD117, obstrüksiyon, üreteropelvik, Mikroskopi-elektron, Üreter hastalıkları, Üreter tıkanmaları, Ürogenital sistem, Cajal cells, c-kit, CD117, obstruction, ureteropelvic, Microscopy-electron, Ureteral diseases, Ureteral obstruction, Urogenital system
  7. Yıl: 2009
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Çukurova Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Son yıllarda ürogenital sistemdeki lokalizasyonları ve patofizyolojisine yönelik çalışmaların hız kazandığı Cajal hücreleri, ilk defa periferal sinirlerle inerve edilen organların motor nöron sonlanmalarında, sinir hücresi benzeri hücreler şeklinde tariflenmişlerdir. Bu çalışmada konjenital hidronefrozun en sık nedeni olan üreteropelvik darlıkta, üreteral peristaltik aktiviteden sorumlu olduğu düşünülen Cajal hücrelerinin ultrastrukturel yapılarını ve kantitatif değişimlerini incelemeyi amaçladık.Materyal-Metod: İmmunohistokimyasal yöntemde, c-kit (CD117) uygulanması ile üreteropelvik bölge darlığı olan 35 olgu ile darlığı olmayan 7 olgu hücre sayıları açısından karşılaştırıldı. Elektron mikroskopik incelemede ise, Cajal hücrelerinin ultrastrukturel yapılarında meydana gelen değişikliklerin değerlendirilmesi amacıyla 7 üreteropelvik bölge darlığı olan olgu, darlığı olmayan 3 olgu ile karşılaştırıldı.Bulgular: Işık mikroskopisinde, c-kit immunreaktif özellik gösteren Cajal hücrelerinin sirküler kas tabakasına yakın ve kas hücrelerine paralel seyrettiği saptandı. Kontrol grubunda hücre sayısının, üreteropelvik bölge darlığı olan vakalara oranla istatistiksel olarak arttığı saptandı (p<0,001). Elektron mikroskopik incelemede de benzer şekilde kontrol grubunda interstisyel hücrelerin sayısının daha fazla olduğu görüldü. Belirgin bir bazal laminaya sahip olmayan bu hücrelerin ince sitoplazmik uzantılarının düz kas hücrelerinin arasına sokulduğu görüldü. Kontrol grubuna oranla üreteropelvik darlık grubunda bu hücrelerin sahip oldukları kaveol sayılarında azalma tespit edildi.Sonuç: Üreteropelvik bölge darlıklarında, Cajal hücre sayılarının azalması ve morfolojilerinde meydana gelen değişiklikler, bu hücrelerin üreteral peristaltizm ile ilişkili olduğunu düşündürmektedir. Üriner pacemaker sisteminde görevli olduğu düşünülen bu hücrelerin varlığının ve fizyolojik etkilerinin tespit edilmesi, üriner sistem nörofizyolojisinin daha iyi anlaşılmasına ve konjenital hidronefroza yol açan hastalıklara yaklaşımda yeni ufuklar açabilecektir.

Özet (Çeviri)

Aim: Cajal cells were described initially as a neuron like cells in the motor neuronal ends of the peripherally inervated organs. Recently, the number of investigations studying the localization and pathophysiology of Cajal cell?s are increasing. Aim of this study is to investigate the ultrastructural forms and quantitative changes of Cajal cells, which are thought be responsible as a pacemaker in peristaltic activity of the ureter, in ureteropelvic junction obstruction, which is the most common cause of congenital hydronephrosis.Material-Method: Obstructed ureteropelvic junction in 35 cases were compared with nonobstructed 7 cases for cell counts by immunohistochemical analysis after performing c-kit (CD117). In the electron microscopic study, obstructed 7 ureteropelvic junction cases were compared for occurence in ultrastructural changes with nonobstructed 3 cases.Results: Cajal cells, which were immunohistochemically positive for c-kit, were seen adjacent to the muscle layer in a parallel course to the muscle cells. The increase in the cell counts of the control group was statistically significant from the ureteropelvic junction obstructed group (p<0,001). Similarly in electron microscopic study, the number of interstitial were higher in the control group. Thin cytoplasmic processes of these cells, which didn?t have marked basal lamina, were penetrated between muscle cells. Caveolae counts in the cell cytoplasms of the ureteropelvic junction obstructed group were lower than the ones of the control group.Conclusion: The decrease in the number and the changes in the morphological structure of the Cajal cells in ureteropelvic junction obstruction, direct us to think that these cells have a relationship with ureteral peristaltic activity. Determination of the existence and physiologic effects of these cells, which are thought to act as a pacemaker in urinary system, will enable us better understanding of the urinary system and initiate new horizons in the approach for disorders which cause congenital hydronephrosis.

Benzer Tezler

  1. Kısmi üreteropelvik bölge darlığında epidermal büyüme faktörü ve hepatosit büyüme faktörü nün böbrek hasarı üzerine olan etkilerinin deneysel olarak araştırılması

    Partial ureteropelvic regional stenosis of the epidermal growth factor and hepatocyte growth factor to investigate experimentally the effects on renal damage

    AHMET GÜNGÖR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Çocuk Cerrahisiİnönü Üniversitesi

    Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMA UĞURALP

  2. Unilateral distal üreter obstrüksiyonu yapılan sıçanların üreteropelvik bileşkelerindeki cajal hücrelerinde meydana gelen değişiklikler

    The changes on cajal cells at the ureteropelvic junction in unilateral distal ureter obstruction of the rats

    BARIŞ KUZGUNBAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    ÜrolojiÇukurova Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. NİHAT SATAR

  3. Antenatal ve erken postnatal hidronefroz tanısı alan hastaların izlemi

    Evalution and outcome of antenatally detected hydronephrosis

    BİLGE SANDAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Medeniyet Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CENGİZ CANDAN

  4. Üreteropelvik bileşke darlığı olan hastalarda tanısal yöntemler

    Başlık çevirisi yok

    TANSEL KAPLANCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Ürolojiİstanbul Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

  5. Üreteropelvik obstrüksiyon şüphesi olan olgularda renal sintigrafide farklı diüretik uygulama protokollerinin (F+20, F+0 ve F-15) karşılaştırılması

    The Comparison between different diuretic application protocols (F+20, F+0 and F-15) in renal scintigraphy in cases which involve suspicion of ureteropelvic obstruction

    ŞEYDA TÜRKÖLMEZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Radyoloji ve Nükleer TıpGazi Üniversitesi

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TAMER ATASEVER