Geri Dön

Tam düzeltme ameliyatı yapılan fallot tetralojili genç erişkin hastalarda pulsed dalga doku doppler yöntemi ile miyokardiyal performans indeksinin değerlendirilmesi ve bu yöntemin efor kapasitesinin ve aritmi riskinin değerlendirilmesindeki yeri

Myocardial performance index determined by tissue dop doppler imaging in patients late repair of tetralogy of fallot and value of the evaluation of eqersiz capacity and arrhytmia

  1. Tez No: 165591
  2. Yazar: ABDULKADİR BABAOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. FUNDA ÖZTUNÇ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2005
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Tam düzeltme ameliyatı yapılan fallot tetralojili hastalarda ameliyat sonrası erken veya geç dönemde sağ ventrikülü hemodinamik olarak etkileyen rezidüel şant, obstrüksiyon ve/veya kapak regürjitasyonları; değişik nedenlerle pulmoner hipertansiyonun persiste olduğu durumlarda sağ ventrikül fonksiyonlarının bilinmesi değer bulmaktadır. Postopertatif izlemde rezidüel ventriküler septal defekt, rezidüel sağ ventrikül çıkış yolu obstrüksiyonları ile pulmoner yetmezlik, triküspid yetmezliği, ventrikülün ameliyat öncesi durumu, sağ ventrikül genişliği sağ ventrikül hemodinamisini etkileyerek sağ ventrikül disfonksiyonuna yol açacak parametreler olarak bilinmektedir. Tam düzeltme ameliyatı yapılan fallot tetralojili hastalarda sağ ventrikül' ün kompleks geometrik yapısı nedeniyle ekokardiyografi ile değişik teknikler kullanılarak sağ ventrikül'ün yapısı ve fonksiyonları belirlenmek suretiyle prognostik değerleri belirlenmeye çalışılmıştır. Sağ ventrikül' ün parasternal uzun eksen kesitlerden elde edilen inlet genişliği, parasternal kısa eksen aort kökü seviyesinden elde edilen RVOT genişliği, parasternal kısa eksen kesitlerde mitral leflet tepesinin hemen altından geçen seviyede ölçülen, sağ ventrikül ve sol ventrikül end-diyastolik çaplarının birbirine oranından elde edilen sağ ventrikül dilatasyon indeksi ya da 'Tricuspid Annular Plane Systolic Exursion' (TAPSE) kullanılmıştır. Biz de bu teknikleri kullanarak egzersiz testi, holter monitorizasyonu ve PDDD parametreleri ile karşılaştırarak klinik uygulamadaki yerini belirlemeye çalıştık. Çalışmamızda, hasta grubu ile kontrol grubu arasında TAPSE dışındaki ölçümlerde hasta grubu aleyhine istatistiksel farklılık mevcut olmasına rağmen sağ ventrikül boyutlarındaki bu genişlemelerin egzersiz testine olumsuz olarak yansıdığına dair ya da ventriküler aritmi sıklığını arttırdığına dair bir veri elde edemedik. Çalışmamızda hem sol ventrikül hem de sağ ventrikül MPI çalışıldı, her iki ventrikülün MPF leri hasta grubunda kontrol grubuna göre daha yüksek saptandı. Mitral anulustan elde edilen Peak Sm, tam düzeltme ameliyatı uygulanan Fallot tetralojili hastalarda 34kontrol grubundan daha düşüktü. MPI değerleri daha yüksekti. Aradaki farklılık istatistiksel olarak anlamlıydı. Triküspid anulustan elde edilen tüm parametreler kontrol grubundan istatistiksel anlamlılık içerecek düzeyde farklıydı. Bu veriler hasta grubunda özellikle sağ ventrikülün hem sistolik hem de diyastolik fonksiyonlarının etkilendiğini göstermektedir. Korelasyon analizinde gerek mitral anulus ve gerekse triküspid anulustan elde edilen hiçbir parametere ile istatistiksel bir ilişki saptanmadı. Sol ventrikül MPI ve sağ ventrikül MPI değerleri ile egzersiz süresi, METS değerleri ve makHRxmakTA değerleri arasında korelasyon bulunmadı. PDDD ile elde edilen parametrelerden sadece lateral triküspid anulustan elde edilen Sm peak ve ventriküllerarası gecikme süresi (VAGS) değerleri kompleks aritmi grubunda istatistiksel anlamlılık içerecek kadar diğer gruplara göre daha yüksek olarak saptandı Tam düzeltme ameliyatı uygulanan Fallot tetralojili hastalarda iki boyutlu ve M-mod ekokardiyografı ile elde edilen sağ ventrikül yapısı ve fonksiyonları ile ilgili teknikler hastaların efor kapasitelerini ve aritmi risklerini öngörememektedir. Non-invaziv bir yöntem olan PDDD ile elde edilen MPI, subklinik miyokardial disfonksiyonu gösterebilmektedir. Subklinik miyokardiyal disfonksiyonu olan hastaların takibinin nasıl olacağı halen tam olarak açık değildir. Anormal MPI olan hastaların kardiyopulmoner fonksiyonlar açısından uzun dönem takip edilmeleri gerekmektedir. PDDD tekniği ile elde edilen hastaların uzun dönem takiplerinde MPI'in kullanılması duyarlılığının yanında noninvaziv, kolay elde edilebilir olması ve risk taşımaması nedeniyle cazip görünmektedir. 35

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Doğumsal kalp hastalıklarında operasyon sonrası izlemde holter monitörizasyon, sinyal ortalama elektrokardiyografi (Geç ventrikül potansiyelleri, kalp hızı değişimi)

    Postoperative follow-up with ambulatory electrocardiography and signal averaged electrocardiography after congenital heart diseases....

    TİMUR MEŞE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ADNAN AKÇORAL

  2. Fallot Tetraloji'li çocuklarda ketamin ve izofluran anestezisinin karşılaştırılması

    Başlık çevirisi yok

    HÜLYA ÇETİNKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Anestezi ve Reanimasyonİstanbul Üniversitesi

    Anesteziyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET TUĞRUL

  3. Ciddi konjenital skolyozun tedavisinde posterior enstrumentasyon ile düzeltme ve füzyonun güvenirliği ve etkinliği

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET AYVAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Ortopedi ve TravmatolojiHacettepe Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. AHMET ALANAY

  4. Cerrahi tedavi uygulanan nervus facialis paralizilerinde tedavi sonuçları

    Başlık çevirisi yok

    FIRAT ARICAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Kulak Burun ve BoğazSağlık Bakanlığı

    Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı