Stabil angina pektorisli hastalarda erken ve geç dönem serum CD40 ligand düzeyleri ile klinik ve anjiyografik restenoz arasındaki ilişki
Preprocedural soluble CD40L predicts restenosis after percutaneous coronary intervention in patients with stable coronary artery disease
- Tez No: 165467
- Danışmanlar: PROF.DR. SEMA GÜNERİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: stent restenosis, soluble CD40L, inflammation. 44
- Yıl: 2005
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Amaç : Restenoz gelişimi aterosklerotik koroner arter hastalığının perkutanöz yol ile tedavisinde en önemli kısıtlayıcı ve maliyeti artıran nedendir. Günümüzdeki bilgilerin ışığında aterosklerotik plak gelişiminde olduğu gibi restenoz gelişiminde de inflamasyon önemli bir yer tutmaktadır. CD40 / CD40 Ligand sistemi aterosklerotik süreç boyunca önemli bir role sahiptir ancak restenoz sürecindeki prognostik yerine dair klinik veriler kısıtlıdır. Bu araştırmada kararlı angina pektoris tanısı almış ve perkutan koroner girişim uygulanmış hastalarda prospektif olarak restenoz gelişimi ile işlem öncesi, işlem sonrası birinci ay ile altıncı aydaki serum çözünebilir CD40 Ligand ( sCD40L ) düzeyleri araştırılmıştır. Metod : Araştırmaya ortalama yaşlan 61,4 ± 8,5 olan, başarılı stent implantasyonu uygulanmış olan 36 kararlı angina pektoris hastası alınmıştır. Akut koroner sendrom tanısı olan ya da acil olarak koroner girişim gereken hastalar çalışmaya dahil edilmemiştir. Araştırmaya dahil edilen tüm hastalara altıncı ayda kontrol koroner anjiyografı uygulanmıştır. Serum çözünebilir CD40 Ligand düzeylerini belirlemek için hastalardan işlem öncesi, işlem sonrası birinci ve altıncı aylarda serum örnekleri elde edilmiş, örnekler -70°C'de dondurularak saklanmış ve tüm örnekler bir kere çözdürülerek aynı anda çalışılmıştır. Sonuç: Anjiyografık olarak %27,8 hastada restenoz saptanmıştır. Restenoz gelişen hastalarda işlem öncesi serum sCD40L düzeyleri 0,99 ± 0,79 ng/ml, birinci ayda 0,94 ± 0,59 ng/ml, altıncı ayda 0,61 ± 0,43 ng/ml saptanırken restenoz gelişmeyen hastalarda ise işlem öncesi 0,13 ± 0,22 ng/ml, birinci ayda 0,30 ± 0,36 ng/ml, altıncı ayda 0,19 ± 0,18 ng/ml olarak saptandı ( sırasıyla p değerleri p<0,001; p=0,002 ve p=0,006 ). Restenozu işlem öncesinde öngörmede ROC ( Receiver Operating Characteristic ) analizi ile saptanan kritik sCD40L değeri 0,41 ng/ml idi. Yorum: Stent implantasyonu öncesinde serum sCD40L değerleri restenozun öngörülmesinde bağımsız bir parametredir ve işlem sonrasında da restenoz gelişen hastalarda istatistiksel olarak anlamlı yüksek sCD40L değerleri saptanmaktadır. Stent implantasyonu yapılacak olan hastalarda sCD40L risk sınıflamasında kullanılabilecek bir inflamasyon belirtecidir. 43
Özet (Çeviri)
Preprocedural soluble CD40L predicts restenosis after percutaneous coronary intervention in patients with stable coronary artery disease. A novel marker of stent restenosis : soluble CD40 ligand Purpose - Inflammation is the main mechanism in the development of restenosis after PCI. CD40-CD40 ligand interaction is involved in the inflammatory pathogenesis of atherosclerosis but clinical data about its role in stent restenosis is still limited. We investigated the effect of preprocedural CD40 ligand (sCD40L) on stent restenosis. Methods We enrolled 36 patients (mean age: 61.4± 8.5) with stable angina pectoris who underwent successful stent implantation. Patients with acute coronary syndromes and required urgent coronary intervention were not included in the study. Control angiograms were performed in all patients after 6 months. Plasma sCD40L and hsCRP levels were measured before stent implantation and repeated first month and 6th month after the procedure. Results Angiographically proven restenosis rate was 27.8%. Plasma SCD40L levels were significantly higher (preprocedural 0,99 ± 0,79 ng/ml) and more prolonged (at 1 months= 0,94 ± 0,59; 6th months=0,61 ± 0,43) in patients with stent restenosis comparing to patients without stent restenosis (0.13±0,22 ng/mL 0,30 ± 0,36 and 0,19 ± 0,18 p< 0.001 and p=0.002 p=0.006 respectively). According to receiver operating characteristic analysis, sCD40L > 0.41 ng/mL could be the best distinguished parameter between patients with and without restenosis. At the multivariate logistic regression analysis, preprocedural sCD40L is an independent predictor (RR=39.4 (CI 95% 4.05-383.8; p=0.002) of stent restenosis after adjusted confounding variables including presence of diabetes, reference vessel diameter, lesion length, stent diameter, stent length and baseline hsCRP. Sensitivity, specifity, positive and negative predictive value and likelihood ratio of preprocedural sCD40L levels in stent restenosis were found to: 77.8%-91.7%-77.8%-91.7% and 9.37 respectively. Conclusions Enhanced inflammation of plaque (increased sCD401) before PCI may increase the rate of stent restenosis. Increased preprocedural sCD40L level is an independent predictor of stent restenosis. We can use this marker assessing for the risk stratification before planning stent implantation.
Benzer Tezler
- Tek damara stent implante edilen stabil angina pektorisli hastalarda PPARγ aktivitesine sahip telmisartan molekülünün anjiografik restenoz üzerine etkinliği
The effectiveness of telmisartan molecule that has PPARγ activity on angiographic restenosis in patients who have stable angina pectoris and have implanted stent to one coronary artery
ÖZGÜR DAĞLAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
KardiyolojiDokuz Eylül ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. ÖZHAN GÖLDELİ
- Perkütan transluminal koroner anjroplasti sırasında heparin uygulanması
Başlık çevirisi yok
AZEM AKILLI
- Anstabil angina pektorisli hastalarda glikoprotein IIb/IIIa antagonistlerinin ICAM-1 ve VCAM-1 düzeylerine etkisi
Başlık çevirisi yok
HÜSEYİN BOZDEMİR