Geri Dön

İslam`ın doğuşunda Emevi döneminin sonuna kadar din-iktidar ilişkisi

The relation between religion and government from the Emergence Islam to the end of umayyed period

  1. Tez No: 160011
  2. Yazar: NAGİHAN DOĞAN
  3. Danışmanlar: Y.DOÇ.DR. HULUSİ LEKESİZ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Tarih, History
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2005
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

VI ÖZET Doğan, Nagihan. İslâm'ın Doğuşundan Emevi Döneminin Sonuna Kadar Din-tktidar İlişkisi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2005. Hz. Muhammed peygamberliğini ilan ettiğinde, birçok Mekkeli, onun şehrin yönetimini ele geçirme niyetinde olduğunu düşünmüştü.Hz. Muhammed sadece bir uyarıcı olduğunu söylüyordu. Ama Mekke'de kendisine gösterilen şiddetli muhalefet, onu bazı siyasî eylemlerde bulunmaya zorladı. Müslümanlar Medine'ye göç edince islâm' m yayılması için siyasî bir teşkilat oluşturma fırsatı yakaladılar. Hz. Muhammed Medine'de siyasî bir otorite olarak kendini kabul ettirdi. Ancak bu, Kur'ânî yönlendirmenin değil, o dönemin şartlarının bir sonucuydu. Hz. Muhammed siyaset konusunda herhangi bir talimat bırakmadan vefat etti. Kur' ân da devlet ve siyasetle ilgili bir kural ortaya koymamıştı. Bu nedenle Müslümanlar siyasî konularda geleneksel uygulamalara geri dönmek ve yabancı kültürlere başvurmak zorunda kaldılar. Yeni liderin seçiminde kabile âdetleri muhafaza edildi. Hilâfet kurumu, Kur' ân ya da sünnetten gelen bir talimatla değil, Müslümanlar' m siyasî iktidar konusunda ortaya koyduğu irade ile alakalıydı. Sünnî tarih yazıcılığında hilâfetin ilk otuz yılı İslâm'ın altın çağı olarak kabul edilir. Ama gerçekte altın çağ ya hiç yaşanmamış ya da çok kısa sürmüştür. Bu dönem İslâmî inançlar ve kabilevî mefhumlar arasındaki cepheleşmeyle karakterize olur. 661 'de hilâfet Emeviler'e geçmiştir. Bazı Müslümanlar Emeviler'i hilâfeti gasp etmekle suçlamış, onların islâm'a olan bağlılıklarım şüpheli bulmuşlardır. Çünkü bu ailenin birçok üyesi, İslâm'ı ancak Mekke'nin fethinden sonra kabul etmişti. Emeviler ayrıca hilâfeti saltanata dönüştürmekle suçlandılar. Emeviler daha çok menfaat esasına dayalı bir siyaset yürüttüler ve İslâm'ı yeteri kadar ciddiye almadılar. İran ve Bizans imparatorluk geleneklerinden birçok usûl devşirdiler. İslâm' m yayılması için ciddi bir gayret göstermediler. Ekonomik sıkmtılardan dolayı mevâlîyi cizye ödemekle yükümlü tuttular; oysa İslâm hukukuna göre cizyenin sadece gayrimüslimlerden alınması gerekiyordu. Emevi halifeleri (II. Ömer hariç) ilkvıı halifelerin sahip oldukları dinî prestijden yoksundular. Çoğu zaman ulemanın beklentilerine cevap veremediler. İslâm' m Arap olmayan halklar arasında yayılması, şeriatın biçimlenmeye başlaması, rejim muhaliflerinin hükümetin meşruluğunu sorgularken dinî tezler kullanmaları, İslâm' m Emevi politikasındaki ağırlığını arttırdı. Emevi halifeleri kendilerini“Allah' m yeryüzündeki vekilleri”olarak göstermeye çalıştılar. Bu yolla meşruluklarını Allah'tan aldıklarım ve kendilerine itaatsizliğin Allah'a itaatsizlikle aynı anlama geldiği mesajım vermek istediler. Emevi dönemi boyunca hilâfetin dinî mükellefiyetleri ile siyasî icraatları arasında bir uyum problemi vardı. İslâm siyasetin gölgesinde kalmıştı; hatta onun hizmetindeydi. Anahtar Sözcükler İslâm, Siyaset, Halife, Hilâfet, Emevi.

Özet (Çeviri)

vııı ABSTRACT Doğan, Nagihan. The Relation Between Religion and Government From The Emergence Mam to the End of Umayyad Period, Master's Thesis, Ankara, 2005. When Muhammad announced his prophecy, many Meccans thought he intended to get the management of the city. Muhammad said that he was only an admonitory. However, the intensive opposition in Mecca forced him to make some political activities. When the Muslims immigrated to Medina, they had the opportunity of establishing a political organization to spread Islam. Muhammad proved himself as a political authority in Medina. However, this was the consequence of the circumstances, rather than being directed by the Qur'an. Muhammad died without leaving instructions for politics. The Qur'an had not declared any special principles about state and politics. Therefore Muslims had to turn to traditional practice or to apply to foreign cultures in political issues.Tribal traditions were maintained in the selection of the new leader. The institution of caliphate was related to the will of the Muslims displayed on the issue of political power, not to any instruction arising from the Qur'an or sunna. The Sunni historians consider the first thirty years of caliphate as the golden age of Islam. However, a true golden age was either never seen, or was too short- lived. This period is characterized by the conflict between the Islamic beliefs and the tribal concepts. Caliphate passed to Umayyads in 661. Some Muslims accused Umayyads with getting the caliphate by force, and questioned their devotion to Islam. Because, many members of this family accepted Islam only after the conquering of Medina. Umayyads were accused of converting caliphate into a kingdom. Umayyads followed a politics based on interest, and never took Islam serious enough. They picked many methods from the imperial traditions of Iran and Byzantium Empires. They did not display any serious efforts for spreading of Islam. They rendered the mevali to pay jizya (poll-tax) because of economical stress; however, according to the rules of Islamic law, jizya should be collected only from non- Muslim population.IX Umayyad caliphs (except Umar II) lacked the religious prestige of the first caliphs had. They were unable to respond to the religious expectations of the ulama (Muslim scholars). The spread of Islam among non- Muslim people, the formation process of shari'a, the use of religious theses by the opponents of the regime when questioning the legitimacy of the government increased the weight of Islam in Umayyad politics. Umayyad caliphs tried to present themselves as“deputies of God on earth”. They were thus trying to give the message that they got their legitimacy from God, and that disobedience to them would mean the same thing with disobedience to God. Throughout the Umayyad period there was the problem of compliance between the religious responsibilities of caliphate and political practices. Islam was under the shadow of politics; it was even in its service. Key Words Islam, Politics, Caliph, Caliphate, Umayyad.

Benzer Tezler

  1. İran'da İslamiyet'in doğuşundan Arap egemenliğinin sonuna kadar halk hareketleri

    Başlık çevirisi yok

    ŞEHRİYAR BAHADORİ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    Siyasal Bilimlerİstanbul Üniversitesi

    Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA TOKTAMIŞ ATEŞ

  2. Zeydilik ve Yemen'de yayılışı

    Zaidism and its spread in Yaman

    YUSUF GÖKALP

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    DinAnkara Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. HASAN ONAT

  3. Sakarya Büyük Kaynarca (Topçu) köyü Şeyh Muslihuddin Camii ve haziresi

    The Şeyh Muslihuddin Mosque and its graveyard in Büyük Kaynarca (Topçu) village of Sakarya

    EMİNE TÜLAY SÜLÜNGÜR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Sanat TarihiMimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

    Sanat Tarihi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BANU MAHİR

  4. Ortadoğu'da demiryolu ulaşımı

    Railway transportation in Middle East

    AHMET GÜNDÜZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    UlaşımMarmara Üniversitesi

    Coğrafya ve Demografi Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. NURTEN GÜNAL

  5. Cizre`deki mimari eserler

    The Worts of arts in Cizre

    ZAHİR ERTEKİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    MimarlıkYüzüncü Yıl Üniversitesi

    Sanat Tarihi Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. OSMAN AYTEKİN