Geri Dön

Kurşun genotoksisitesinde delta-aminolevülinik asitin etkisi

The influence of delta-aminolevulinic acid on lead genotoxicity

  1. Tez No: 158350
  2. Yazar: AYLİN ÜSTÜNDAĞ
  3. Danışmanlar: DOÇ.DR. YALÇIN DUYDU
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Eczacılık ve Farmakoloji, Pharmacy and Pharmacology
  6. Anahtar Kelimeler: ALA genotoksisitesi, antioksidanlar, kardeş kromatid değişimi, kurşun genotoksisitesi, rnikroçekirdek, Antioxidants, genotoxicity of ALA, genotoxicity of lead, micronucleus, sister chromatid exchange
  7. Yıl: 2004
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Farmasötik Toksikoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

98 ÖZET Kurşun Genotoksisitesinde Delta-Aminolevulinik Asitin Etkisi Bu çalışmanın amacı, kurşun ve 8-anıinolevulinik asit in (ALA) insan lenfositierinde oluşturduğu sitogenetik etkilerin mekanizmasını araştırmaktır. Kurşun maruziyetinden kaynaklanan genotoksik potansiyelin kısmen de olsa kanda oluşan reaktif oksijen metabolitlerinden (ROM) kaynaklandığı daha önceki çalışmalardan da bilinmektedir. Ancak, kurşun iyonlarının ROM oluşturabilme gibi bir yeteneği bulunmamaktadır. Bu nedenle, son yıllarda kurşunun indüklediği DNA hasarları ile ilgili olarak, ALA birikiminden kaynaklanabilecek etkilerle ilgili çalışmaların arttığı görülmektedir. Bu varsayımlar göz önüne alındığında, kurşun maruziyetinde oluşan genotoksik etkilere karşı antioksidanlann koruyucu etkilerini araştırmak mantıklı bir yaklaşım olarak görünmektedir. Diğer taraftan bu çalışmada, kurşun ve ALA'nın kesip çıkarma onarımı ile onanlabilen DNA hasarlarını indükleyip indüklemedikleri de araştırılmıştır. ? Sonuç olarak; N-asetilsistein (NAC) ve Melatoninin (MEL), kurşun ve ALA'nın indüklediği SCE frekanslarını anlamlı bir şekilde azaltabildiği görülmüştür (p<0.05). Kurşun ve ALA'nın indüklediği rnikroçekirdek (MN) oluşumunda da göreceli azalmalar meydana gelmiş olsa da bu azalmalar istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p>0.05). Bu sonuçlar, hücrede artan antioksidan kapasitesinin, kurşun maruziyetindeki sitogenetik hasarlara karşı, koruyucu yolakların etkinliğini arttırdığı şeklindeki hipotezi deseteklemektedir. ARA-C/CBMN uygulamasının sonuçlarına göre ALA'nın kesip çıkarma onarımı ile onanlabilen DNA hasarlarını istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde indüklediği (p<0.05) ancak kurşunun böyle bir özelliği olmadığı görülmüştür. Diğer bir deyişle ALA'nın kesip çıkarma onarımı ile onanlabilen DNA hasan oluşturabilme yeteneğinin kurşundan çok daha fazla olduğu anlaşılmaktadır.

Özet (Çeviri)

99 SUMMARY The Influence of Delta-Aminolevulinic Acid on Lead Genotoxicity The aim of this study was to investigate the mechanism of cytogenetic effects of lead and 8-aminolevulinic acid (ALA) in human lymphocytes. As well known from the earlier studies the genotoxic potential of lead exposure was partly attributed to the formation of the highly reactive oxygen metabolites (ROM) in the blood. However, lead ions have no ability to generate ROM. Therefore, the recently published studies paid more attention to the role of ALA accumulation in lead-induced DNA damage. If the above-mentioned assumptions were taken into consideration, it seemed as a reasonable approach to study the possible protective effects of antioxidants against genotoxic effects of lead. On the other hand, the ability of lead and ALA to induce excision repairable DNA lesions was also investigated by using ARA-C/CBMN assay in this study. Consequently, N-acetylcysteine (NAC) and melatonin (MEL) were able to reduce significantly (p<0.05) the lead and ALA induced SCE frequencies in human lymphocytes in-vitro. In spite of a relative reduction in the lead and ALA induced micronucleus (MN) formation in human lymphocytes the reduction was not statistically significant (p>0.05). These results could be evaluated as a supportive evidence for the hypothesis that increased antioxidant capacity of cells may fortify the efficiency of protective pathways against cytogenetic damage in lead exposure. The results of the ARA-C/CBMN assay showed that ALA significantly (p<0.01) caused to increase the ratio of excision repairable DNA lesions. On the contrary, lead did not induce excision repair. In other words, ALA was more effective in inducing excision repairable DNA lesions than lead.