Geri Dön

Gerçek erken püberteli çocuklarda ganadotropin releasing hormon(GNRH) analogları ile tedavi sonuçları

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 156399
  2. Yazar: HAYRİYE AYGAR
  3. Danışmanlar: PROF.DR. RÜVEYDE BUNDAK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2004
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

63 Bu çalışmada gerçek erken püberteli ve GnRH analog tedavisi alan çocuklarda püberte yaşı, püberte durumu, tedavinin püberteye, kemik yaşı, erişkin boya etkilerini araştırmayı amaçladık. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Büyüme-Gelişme ve Pediatrik Endokrinoloji Bilim Dalı polikliniğinden takipli, gerçek erken püberte tanısı ile GnRH analog tedavisi kullanmakta olan 42 kız, 5 erkek toplam 47 vaka dosyası geriye dönük olarak incelendi. İncelenen 42 kız hasta tedavi başlama yaşma göre 3 alt gruba ayrıldı. 1. grup 6 yaş ve altı, 2.grup 6-8 yaş arası, 3. grup 8 yaş ve üstü olarak sınıflandırıldı. Araştırmalar tüm gruplarda ve alt gruplarda yapıldı. Hastaların kliniğe geliş ortalama yaşlan kızlarda 6.4±2.5 yıl, erkeklerde 7.5±2.7 yıl idi ve her iki cinste de kemik yaşı kronolojik yaşa göre ileri idi. Püberteleri Tanner evrelemesine göre ergenlik dönenimi gösteriyordu. Hastaların polikliniğe geldikleri gün tartı, boy ölçümleri yapıldı, püberteleri Tanner evrelemesi ile yapıldı. Sol el ve el bilek grafîleri çekilerek kemik yaşlan hesaplandı. Tedavi başı öngörülen boy, hedef boy ve SDS'leri hesaplandı. " Tedavi başlangıcı ve tedavi süresince LH, FSH, estradiol seviyelerine bakıldı. Tedavi başlangıcında ve tedavinin 6. ay ve 1. yılında GnRH testi yapıldı, LH, FSH, LH/FSH oranlarına bakıldı. Tedavi sonlandınlırken kriterler; hasta püberte için uygun yaşa geldiğinde, erişkin boy öngörüsü hasta için yeterli olduğunda ve tedavinin devamı ile değişmiyorsa, boy büyüme hızı 1 cm./yıl'dan daha aza düştüğü zaman olarak saptandı.64 İstatiksel değerlendirme için SPSS for windows programından yararlanılarak t-paired, Mann Whitney U, Wilcoxon testleri kullanıldı p değeri <0.05 saptanan sonuçlar anlamlı olarak kabul edildi. Değerler ortalama ±SD olarak verildi. Vakalarımızın kız erkek oram literatürde belirtildiği gibi kızlarda erkeklerden 5-8 kat fazla oranına benzer, kızlarda %89.3, erkeklerde %10.6 bulundu (17). Etiyolojiye göre sınıflandırıldığında kız vakalarda %88 idiopatik, 5 erkek vakamızın hepsinde idiopatik neden vardı (tablo 7). Kızlar literatüre uygunluk gösteriyordu, erkekler göstermiyordu, ancak bu durum vaka sayısının azlığı ile açıklanabilir. Literatürde GnRH analog tedavisi ile püberte bulgularının gerilediği görülmüştür (31,70,71,104).Bizim çalışmamız da literatürü destekliyordu. Düşük evrelere kayma meme evrelemesinde daha belirgindi. Menstrüasyonu olan vakalarda menstrüasyon kesildi. Erkeklerde aksiller, pubik kıllanma ve testis volümünde tedavi ile anlamlı azalma olmadı. Gonadotropinlerin ve cins steroidlerinin baskılanması 1. yıldan itibaren gerçekleşti. Çalışmamızda hem kız hem de erkek hastalarda tedavi boyunca boy SDS, tedavi başlangıcındaki boy SDS 'ne göre artmıştı. Tedavi ile hem kronolojik yaşa hem de kemik yaşma göre boy SDS artmışti.Kemik yaşı artmakla beraber ona paralel olarak boy da uzuyordu. O nedenle tedavi boyunca kemik yaş/kronolojik yaş oram aynı kaldı. Ancak ilk yılda kemik yaşma göre boy SDS düşmüştü bu da bize ilk yılda tedavimizin yetersiz olduğunu gösteriyordu. Çalışmamızda tüm vakalarda büyüme hızı 1. yıldan sonra prepubertal düzeye düşmüştü ancak bu düşüş anlamlı değildi. Kızlarda tedavi sonu öngörülen boy tedavi başı öngörülen boydan ileri idi, ancak anlamlı fark yoktu. Hedef boy, tedavi sonu öngörülen boya uygun idi. Bu da bize tedavinin yararlı olduğunu gösterdi. Çalışmamızda 5 hasta erişkin boya ulaştı.4'ü hedef boylarına ulaşmıştı. Literatüre uygun olarak 6 yaştan önce tedavi başlanmış olan hastanın tedaviye65 daha iyi yanıt verdiği gözlendi. Erkek olan tek vakamız erişkin boya ulaşamamıştı. Tedavi ile yan etki görülmedi. Sonuç olarak, çalışmamızda hem kronolojik yaşa göre hem de kemik yaşma göre boy SDS'in artmış olması, büyüme hızının prepubertal düzeye düşmesi, tedavi sonu öngörülen boy SDS'in tedavi başı öngörülen boy SDS'den daha iyi olması GnRH analog tedavisinin başarılı olduğunu gösterdi. Ancak ilk yılda kemik yaşma göre boy SDS'in düşmüş olması tedavi dozunun yetersiz olduğunu gösteriyordu. Erişkin boya ulaşan vaka sayısı az olmakla beraber GnRH tedavisinin erken püberteli çocuklarda boy prognozunu olumlu yönde etkilediği ve önemli bir yan etkisinin görülmediğim bu çalışma ile söyleyebiliriz.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Prematür telarşlı çocuklarda hipotalamus-hipofiz-gonad (HHG) eksen aktivitesinin ve ultrasonografik olarak iç genitalya değişikliklerinin longitudinal denetimi

    Hypothalamic-pituitary-gonadal axis activity and internal genitelial changes in girls with premature thelarche: a longitudinal study

    NİLGÜN ALTUNTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. GÖNÜL ÖÇAL

  2. Metabolik sendromun belirginleştiği vücut kitle indeksi sınırı nedir?

    What ıs the body mass ındex threshold value for children that metabolic syndrome develops?

    TUBA PEKACAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. PELİN BİLİR

  3. Doğumsal primer hipotiroidizmde tedavi altında büyüme ve işitmenin değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    MURAT YILDIRIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  4. Ekstrensek astımlı hastalarda immünoterapi öncesi ve sonrası T süpresör lenfosit ve total IgE düzeyleri

    Başlık çevirisi yok

    EMEL BAYRAKTAR(BÜYÜKBAĞRIAÇIK)

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÜLKER ÖNEŞ

  5. Prepubertal ve pubertal dönemdeki kız çocuklarında uterus ve overlerin gri skala ve renkli doppler ultrasonografi ile değerlendirilmesi

    Evaluation of uterus and ovaries in prepubertal and pubertal by gray scale and colour doppler ultrasonography

    SERAP ULUTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Radyoloji ve Nükleer TıpCumhuriyet Üniversitesi

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ORHAN SOLAK