Geri Dön

Malign lenfoma tedavisinde kullanılan ilaçların gonad fonksiyonlarına etkisi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 15178
  2. Yazar: BÜLENT YILDIRIM
  3. Danışmanlar: PROF.DR. ORHAN SEYFİ ŞARDAŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Onkoloji, Oncology
  6. Anahtar Kelimeler: Antineoplastik ajanlar, Gonadlar, Lenfoma, Siklofosfamid, Antineoplastic agents, Gonads, Lymphoma, Cyclophosphamide
  7. Yıl: 1991
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Malign lenfomaların tedavisinde san 30 yıl içerisindeki hızlı ilerlemeler sonucu, yeni ilaçlar bulunmuş ve bunların kombine kullanımları ile şifa sağlayan veya yaşamı çok uzatan kemoterapi protokolleri geliştirilmiştir. Bu antineoplastiklerden alkile edici ajanlar ve prokarbazinin gonadlar üzerine olan toksik etkileri uzun dönemde farkedilmiştir. Oldukça sık kullanılan siklofosfamid, nitrojen mustard, prokarbazin ve ditjer bazı antineoplastikler erkeklerde seminifer tubuluslarda hasar yaparken, doza bağımlı olarak oligoazospermi gelişmektedir. Kadınlarda izlenen over disfonksiyonu daha ziyade yaşa bağlı olup, adet düzensizlikleri ve amenore görülmektedir. Hastalarda FSH, LH düzeylerinin artması ve gonad hasarı süresince yüksek- kalması önemli özelliktir-. Erkeklerde testis fonksiyonlarının geri dönme ihtimali 2-7 yıldan sonra % 10-20 iken, kadınlarda 30-35 yaşın altında %50'dir. Çalışmaya alınan 22 erkek hastanın takibinde 2-3, kürlerden itibaren FSH ve LH değerlerinin yükselmeye başladığı gözlenmiştir. Tedavi öncesi ortalama FSH düzeyi 5.42 pîU/ml iken, 11.5 aylık ortalama takip sonrası 17.07 uIU/ml 'ye yükselmeye başladığı gözlenmiştir. (p<0.001). Ortalama LH düzeyi ise baş-langıçta 5.51 uIU/ml, takip sonrasında 9.04 uIU/ml bulunmuştur (p<0.01). İkinci ve üçüncü kür sonrası spermiogram yapılan 12 hastada azospermi belirlenmiştir. Tedaviden 11.5 ay sonra spermiogram yapılabilen 12 hastanın 10'u azopermik iken, CHOP-Blea alan bir hastada narmospermi, bir hastada da oligosperni saptanmıştır.Kemoterapi esnasında görülen 46libido azalması tedavinin bitimi ile normale dönmüştür. Ortalama 13.2 ay izlenen 10 kadın hastada, tedavi öncesi FSH düzeyi 6.06 j^IU/ml iken, takip sonrası 22.9 ^IU/ml bulunmuştur (p<0.05). LH ise tedavi öncesi 4.83 j^IU/ml, takip sonrası 19.08 j4lU/ml olarak saptanmıştır <p<0.05). östradiol düzeyi de anlamlı olarak azalmıştır. Yaşı 25 ' i n altında olan hastalarda reversibl oligomenore gözlenirken, 38 ve üzerinde olanlarda irreversibl amenore gelişmiş ve hormon düzeyleri menopozal değerleri bulmuştur. Prolaktin, progesteron ve testosteron düzeylerinde ise anlamlı değişiklikler saptanmamıştır. Tedavi esnasındaki libido azalması, erkek hastalarda olduğu gibi tedavinin bitimi ile hızla düzelmiştir. Malign lenfomalı hastalardan, şifa ve uzun yaşam şansı yüksek olanlarda, tedavi seçerken çocuk beklentisinin göz önünde bulundurulması ve gonadlara daha az toksik olabilecek ABVD gibi ilaç kombinasyonlarının seçilmesi uygun bir düşüncedir. Tedavi seçiminde gonad üzerine toksik ilaçların mutlaka kullanılması gerekebilir ve eldeki imkanlar çerçevesinde koruyucu önlemleri almak hastaların bedensel sağlığı yanısıra ruhsal ve sosyal sağlığı için de önem arzetmektedir. 4?

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.