Aterosklerotik damar hastalıklarında oksidatif DNA hasarının incelenmesi
To study of the oxidative DNA damage at the atherosclerotic diseases
- Tez No: 137992
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ÜMİT TÜRKOĞLU
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Biyokimya, Biochemistry
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2003
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Biyokimya Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Çalışmamızda koroner kalp hastalığı bulunan kişilerin Kornet Yöntemi ile lenfositlerinde DNA hasarını incelemeyi, DNA'daki oksidatif strese bağlı oluşan hasar ile koroner kalp hastalığının Duke Skorlamasma göre ciddiyeti arasındaki ilişkiyi araştırmayı ve diğer oksidatif stres göstergeleri olan malondialdehid ( MDA ), protein karbonil içeriği düzeylerini karşılaştırmayı amaçladık. Ateroskleroz, bir aterosklerotik plağın gelişimiyle karakterize arteriyal intimanın kronik bir hastalığıdır. Bu hastalık özellikle koroner arterde, aortada ve serebral arterde gelişim gösterir. Ateroskleroz patolojisi hakkındaki yoğun çalışmalar sonunda ateroskleroz gelişimi ile ilgili bazı hipotezler öne sürüldü. En popüler hipotezler“ hasara yanıt ”ve“ oksidatif stres ”dir. Bir çok çalışmada bu amaçla insan serumu, eritrosit, aorta ve aterosklerotik plak gibi insan ve deney hayvanlarının dokularında pro-oksidan ve antioksidan denge incelendi ve ateroskleroz ve oksidatif stres arasındaki bağlantı ortaya konulmaya çalışıldı. DNA, protein ve lipid molekülleri oksidatif stres için önemli hedef moleküllerdir. Son yıllarda giderek bu moleküller DNA hasarı göstergesi olarak önem kazanıyorlar. Aterosklerotik hastaların hem damar örnekleri ve hem de lenfositleri artmış 8-hidroksi deoksiguanozin (8-OH-dG) seviyeleri gösterdiler. Artan 8 - OH - dG değeri oksidatif stres için en önemli göstergedir. Çalışmamızda anjiografi bulgularına göre koroner kalp hastalığı olan hastaların lenfositlerini, endojen - FormamidoPrimidin - DNA - Glikozilaz ( Fpg ) - ve endonükleaz - endonükleaz III ( endoIII ) - olarak adlandırılan DNA tamir enzimleri ile inkübe ettik. Ve bu enzimlerle inkübasyondan sonra artan DNA hasarını gözlemledik. Hastalan tek damar, iki damar ve üç damar hastalığı diye ayırdığımızda MDA ve Protein Karbonil (PK) değerleri arasında anlamlı bir fark görülmedi. Aynı şekilde endojen DNA hasarında da bir fark gözlemlemedik. Bununla birlikte, tek ve iki damar hastalığı olan ve tek ve üç damar hastalığı olanlar arasında, ölçülen DNA hasarı seviyeleri ( endo III ve Fpg enzimleri ile inkübasyondan sonra ) anlamlı olarak farklı bulundu. Bu bulgular gösteriyor ki, koroner kalp hastalığında oksidatif stres artar ve bu artışla damar lezyonlarının ciddiyeti arasında anlamlı bir bağlantı vardır. Gerçekten lezyon derecesini gösteren Duke Skoru ve Fpg enzimi ile inkübasyon sonrası elde edilen veriler arasındaki anlamlı korelasyon, bağlantının varlığını açıkça gösterir. 46
Özet (Çeviri)
SUMMARY By making use of the Comet Assay, this study is aimed firstly at examining the DNA damage occurring in the lymphocytes of patients with coronary heart disease; secondly at investigating the relationship between DNA damage due to oxidative stress and severity of the disease according to the Duke score; and thirdly at comparing the malondialdehyde (MDA) and protein carbonyl levels, which are the indicators of oxidative stress. Atherosclerosis is a chronic disease of the arterial intima characterized by the formation of an atherosclerotic plaque. This disease develops especially in the coronary artery, aorta and cerebral artery. As a result of a number of studies carried out on the pathology of atherosclerosis, different hypothesis have been put forward to explain how this disease develops. Of these hypothesis, the most popular are“response to damage”and“oxidative stress”. In an attempt to demonstrate the relationship between atherosclerosis and oxidative stress, many researchers have examined the balance between the pro-oxidants and antioxidants in the human serum, and in such human and animal tissues as erythrocyte, aorta and atherosclerotic plaque. DNA, protein and lipid molecules are important target molecules for the oxidative stress. These molecules have recently gained importance as the indicators of DNA damage. It is in support of this view that both the vessel samples and lymphocytes of the atherosclerotic patients analyzed during the course of this study have demonstrated increased DNA 8-hydroxy-deoxyguanosin (8-OH-dG) levels, which is the most important indicator of oxidative stress. A group of patients diagnosed with coronary heart disease according to angiographic findings were included in this study. The lymphocytes of these patients were incubated in/with? endogenous DNA repair enzymes of ForamydoPrymydyn, DNA and Glycosylas (Fpg), and endonuclease III (endo III). Following the incubation, increased DNA damage was observed. When three subgroups of patients with one, two or three diseased vessels were formed, no significant difference was noticed between the MDA and protein carbonyl (PC) levels, or endogenous DNA damage. However, following the incubation in/with endo III and Fpg enzymes, a significant difference was observed in the DNA damage levels of the above- mentioned three subgroup of patients. These findings show that oxidative stress increases in coronary heart disease, and that there is a relationship between this increase and severity of 47
Benzer Tezler
- Aterosklerotik karotis stenozunda endarterektomi sonrası semptomatik ve asemptomatik karotis aterom plaklarının karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
METE BURAK ÖZDEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisiİstanbul ÜniversitesiKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF.DR. AHMET KÜRŞAT BOZKURT
- Meme kanseri ve metastatik yayılımında serum lipid, lipoprotein ve Lp(a) düzeylerinin karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
İNCİ KARAASLAN
- Kronik böbrek yetmezlikli çocuklarda diyaliz öncesi dönemde, hemodiyaliz ve SAPD tedavisi esnasında lipid ve lipoprotein değişiklikleri
Lipid and lipoprotein levels in children with chronic renal failure on predialysis, hemodialysis and continuous ambulatory peritoneal dialysis
GÜL ÖZÇELİK
Tıpta Yan Dal Uzmanlık
Türkçe
1999
Nefrolojiİstanbul ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Kronik hemodiyaliz hastalarında primer etyolojiye göre kan homosistein düzeyleri ve folik asid tedavisinin etkileri
Blood homocysteine levels and the effects of folic acid therapy in chronic hemodialysis patients according to primary etiology
RAMAZAN ÇETİNKAYA
Tıpta Yan Dal Uzmanlık
Türkçe
2002
NefrolojiAtatürk Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NEDİM YILMAZ SELÇUK
- Aterosklerozis obliterans ve tromboanjitis obliterans (TAO) hastalarının yaşam kalitelerinin karşılaştırılması
Comparison of wuality of life between patients with ASO and TAO from chronic obstructive arterial diseases
ZEYNEP ŞENER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
Genel CerrahiAnkara ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEMİH BASKAN