Geri Dön

Approche lukacsienne du roman Français: Balzac, Flaubert, Zola

Fransız romanına lukaçça yaklaşım: Balzac, Flaubert, Zola

  1. Tez No: 132885
  2. Yazar: ŞAKİR ALPASLAN YASA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. EKREM AKSOY
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Fransız Dili ve Edebiyatı, French Linguistics and Literature
  6. Anahtar Kelimeler: Edebiyat sosyolojisi, Fransız romanı, Lukacs, Georges, Roman, Sosyolojik analiz, Tarihi roman, Literature sociology, French novel, Lukacs, Georges, Novel, Sociological analysis, Historical novels
  7. Yıl: 2003
  8. Dil: Fransızca
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

IV ÖZET Edebiyat sosyolojisinin en önemli isimlerinden biri olan Lukâcs'ın eserleri bugün de değerlerini muhafaza etmektedir. Ne var ki, marksist dogmatizm ve Avrupa merkezli bakış açısı onların başlıca zaaf noktalarını teşkil etmekte ve Lukâcs'ın düşüncesinden azamî ölçüde yararlanabilmek için bunların göz ardı edilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan, Lukâcs'ın sosyolojik eleştiri metodunun, orijinal yönleriyle ortaya konması ve edebî araştırmalarda kolaylıkla kullanılmasını sağlayacak şekilde sistemleştirilmesi önem taşımaktadır. Bu amaca ulaşmak için Lukâcs'ın felsefî kaynaklarına çıkmak ve bunların arasında da özellikle Hegel'in felsefesi üzerinde durmak zorunludur. Zira Lukâcs'ın metodu, Hegel'in felsefesi ile bu felsefenin marksist versiyonu üzerine kurulmuştur. Bununla beraber, Lukâcs'ın metodunu, kendisinin felsefî yazılarından çok (onları da asla ihmal etmeden) edebî incelemelerine dayanarak ortaya koymak daha öğretici bir yoldur. Bu şekilde -ki bu husus bu çalışmanın en orijinal yönüdür- hem teori ile pratiği birleştirmek, hem de söz konusu metodun etkinlik derecesini ve zaaflarını tespit etmek mümkün olmaktadır. Bu çalışmayı daha da orijinal kılan bir başka husus ise, Lukâcs'ın metodunu edebî tahlillerinden hareketle ortaya koyarken, kendisinin Fransız romanıyla ilgili incelemelerinin esas alınmasıdır. Bu sayede, bir taraftan bu incelemeler de daha çok aydınlanmakta, zira hangi teorik temellere dayandıkları gözlenebilmekte, diğer taraftan Fransız romanının 19. yüzyıldaki tarihî-sosyal faktörlere bağlı gelişimi daha iyi kavranabilmektedir. Lukâcs'ın metodu, kendisinin en itibarlı takipçisi olan Goldmann tarafından «genetik strüktüralizm» olarak adlandırılmıştır. Bu metotta, «yapı» (ki «totalite» kavramıyla aynı anlamdadır), «anlama» ve «açıklama», «tutarlılık» ve «bütünlük», «mümkün olan en yüksek şuur derecesi», «homoloji», «dünya görüşü», «realitenin özü» (ki Lukacs estetiğine, son tahlilde, şaşırtıcı bir şekilde metafizik bir mahiyet kazandırmaktadır) ve «tipik» kavramları ön plana çıkmaktadır. Öte yandan, Lukacs'a göre, «eleştirel realizm» neredeyse aşılamaz bir model olarak kalmakta ve edebî eserleri değerlendirmede başlıca kıstas olmaktadır. Lukaççı yaklaşımda, sanat eserleri, fertlerden çok sosyal grupların yaratısı olarak ele alınmaktadır; ancak, eserle sosyal grup arasında bire bir değil, homolojik ilişki söz konusudur. Bununla beraber, bu «çoğul fail» olgusu, «ferdî müellifsin rolünü küçültülmemektedir. Zira ferdî müellif, bir sosyal grubun belli belirsiz hissedip ifade edemediğini tutarlı bir şekilde ifade etmeyi başarmaktadır. O, bunu, eserini bir dünya görüşüne oturtarak yapmaktadır. Yalnız, bu dünya görüşü, eserde açık seçik değildir ve çok kere şuurdışı, hatta, bazen de, müellifin şuurlu dünya görüşüyle çatışık olarak orada yer almaktadır.Lukacs'ın tarihî roman teorisi ise, büyük ölçüde Walter Scott ile Balzac'tan esinlenmiştir. Buna göre, tarihî roman ihtiyacı, çağdaş meseleler üzerinde, bunların tarihî menşeleriyle irtibatlı bir şekilde derinlemesine düşünülmesinden doğmaktadır. Dolayısıyla, tarihî romanın, bize, bir devrin özünü, tarihin akışı içindeki anlamını göstermesi ve bununla birlikte, bütün bir halkın zihniyet yapısını, ruh halini yeniden yaşatması gerekir. Bu açıdan, tarihî roman, kısaca romandan başka bir şey değildir; şu farkla ki hâlihazırın romanı hâlihazırın tarihine dayandığı halde, tarihî roman tarihe, yani hâlihazırın tarih öncesi»ne dayanmaktadır. Salammbo'ya gelince, o, bu çerçeveye girmemekte, fakat, 1848'den sonra kurulmuş ve gericileşmiş burjuva düzenini dolaylı ve sanatkârane yollarla protesto etmek gibi bir anlamlı yapı göstermektedir.

Özet (Çeviri)

SOMMABRE Lukâcs, 1'un des noms les plus importants de la sociologie de la Irtterature, a produit des sa jeunesse un grand nombre d'ouvrages philosophiques et critiques, qui gardent toujours leur valeur, â condition d'en epurer le dogmatisme marxiste et rattitude eurocentriste, qui constituent precisement les points faibles de la pensee lukacsienne. II importait done de mettre en relief 1'aspect original de sa methode sociocritique en la systematisant d'une telle façon qu'elle soit aisement saisissable et maniable dans les recherches litteraires. Pour atteindre cet objectif il est necessaire de remonter aux sources philosophiques de Lukâcs et insister tout particulierement sur la philosophie hegelienne qui constitue la base de sa methode avec la version marxiste de cette philosophie. Cependant, il est plus instructif de le faire plutot en se basant sur ses critiques litteraires que sur ses ecrits philosophiques, sans toutefois negliger nullement ceux-ci. De cette maniere, on parvient â unir la theorie â la pratique et observer du meme coup â la fois l'efficacite et les faiblesses de la methode. C'est la 1'aspect le plus original de ce travail. Mais un autre point qui en rend ce caractere encore plus manifeste est que la methode lukacsienne y est essentiellement degagee de ses etudes sur le roman fiançais et ce faisant celles-ci sont mieux clarifiees puisque l'on voit sur quels fbndements rheoriques elles sont basees. Par la on saisit egalement revolution du roman français au 19B siecle. La methode lukacsienne est designee par Goldmann, son plus grand disciple, comme le <«tructuralisme genetique» ou les notions de «structure» (qui est l'equivalent de la «totalite»), de «comprehension» et d'«exphcation», de «coherence», de «maximum de conscience possible», d'«homologie», de «vision du monde», d'«essence de la realite» (qui donne, en derniere analyse, un caractere etonnamment metaphysique â resthetique lukacsienne) et de «typique» jouent un role central. On observe d'autre part que, pour Lukâcs, le «reahsme critique» reste un modele presque indepassable et sert toujours de critere pour apprecier une ceuvre litteraire. Dans l'approche lukacsienne, les ceuvres artistiques sont considerees comme la creation des groupes sociaux avec qui elles sont en rapport d'homologie plutot que comme la creation des individus. Pourtant, ce fait de sujet pluriel ne minimise pas le role de l'auteur individuel qui reussit â exprimer d'une façon coherente ce qu'un groupe social ne parvient pas a exprimer. L'auteur le fait en organisant son ceuvre autour d'une certaine vision du monde qui lui reste sous-jacente et qui est souvent inconsciente, et meme, qui contredft parfois la vision du monde consciente de l'auteur.m Quant â sa theorie du roman historique, elle est inspiree en grande partie des oeuvres de Walter Scott et de Balzac et selon laquelle c'est d'une reflexion approfondie sur les problemes contemporains en consideration de leur origine historique que naît le besoin du roman historique qui devrait, par consequent, nous faire revivre l'essence d'une epoque, l'etat d'esprit d*un peuple et qui n'est, en fin de compte, que le roman tout court, â la seule difference qu'il tire son sujet de İnistoire (ou de la «prehistoire du present») alors que le roman moderne puise dans İnistoire actuelle. Salammbö, qui n'entre pas dans ce cadre, a une structure significative qui est de protester, par des moyens artistiques et d'une maniere detournee, l'ordre bourgeois, instaure apres 1848 et devenu reactionnaire.

Benzer Tezler

  1. Approche d'aide multicritere a la decision a la gestion de la productivite dans l'industrie automotive : Application de analytic hierarchy process

    Otomotiv endüstrisinde verimlilik yöntemine çok ölçütlü karar verme yaklaşımı: Analitik hiyerarşi şüreç uygulaması

    KEMAL BAŞARANOĞLU

    Yüksek Lisans

    Fransızca

    Fransızca

    2003

    Endüstri ve Endüstri MühendisliğiGalatasaray Üniversitesi

    Endüstri Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YASEMİN C. ERENSAL

  2. L' Approche communicative et les documents authentiques dans l'enseignement de la langue et de la litterature Françaises aux universites

    Başlık çevirisi yok

    N.YASEMİN İNAN

    Doktora

    Fransızca

    Fransızca

    1988

    Eğitim ve ÖğretimHacettepe Üniversitesi

    Fransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HAMİT A. SUNEL

  3. L'approche de l'option reelle pour evaluer la flexibilite d'expansion d'un atelier flexible

    Esnek imalat sistemlerinin genişleme esnekliğinin reel opsiyon yaklaşımıyla değerlendirilmesi

    CUMHUR OKAN ÖZOĞUL

    Yüksek Lisans

    Fransızca

    Fransızca

    2000

    Endüstri ve Endüstri MühendisliğiGalatasaray Üniversitesi

    Bilgisayar Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. E. ERTUĞRUL KARSAK

  4. L' Approche de la qualite au management de projet

    Proje yönetiminde toplam kalite yaklaşımı

    SELİM HOŞTUT

    Yüksek Lisans

    Fransızca

    Fransızca

    2001

    Endüstri ve Endüstri MühendisliğiGalatasaray Üniversitesi

    DOÇ. DR. H. ZİYA ULUKAN