Geri Dön

Çalışma yaşam kalitesi programlarında esnek çalışma saatlerinin yeri ve önemi: Ordu Sağra örneği

The Importance of flexible working hours in the quality of working life programmes-an example of Ordu Sağra

  1. Tez No: 124570
  2. Yazar: DENİZ ÖZLEM ÖZAKTAŞ
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. NURAY UZKESİCİ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri, İşletme, Labour Economics and Industrial Relations, Business Administration
  6. Anahtar Kelimeler: Esnek çalışma, Yaşam kalitesi, Çalışanlar, Çalışma zamanı, İş hayatı kalitesi, İşveren, Flexible working, Quality of life, Workers, Working times, Quality of work life, Employer
  7. Yıl: 2003
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Anadolu Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: İşletme Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

YÜKSEK LİSANS TEZ OZU ÇALIŞMA YAŞAM KALİTESİ PROGRAMLARINDA ESNEK ÇALIŞMA SAATLERİNİN YERİ VE ÖNEMİ: ORDU S AGRA ÖRNEĞİ Deniz Özlem ÖZAKTAŞ İşletme Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Şubat, 2003 Danışman: YrcDoç. Dr. Nuray UZKESİCİ Çalışma hayatının kalitesine yönelik müdahaleler, mevcut çalışma metodlarına değişiklikler yaparak, daha iyi iş ve çalışma şartlan oluşturmak ve dolayısıyla hayatın niteliğini geliştirmek amacına yönelik bir çok teknikten oluşmaktadır. Gerçekte çalışma hayatının kalitesi, işyerinin çalışma şartlarının seviyesini ve insanların örgüt üyeliğiyle ilgili algılamalarını ifade eden bir kavramdır. Farklı şekillerde tanımlanan çalışma hayatının kalitesi kavramı, işin; insanların güvenli bir ortamda yaşamlarını sürdürebilmek için gerekli ihtiyaçlarının tatminine, faydalı oldukları duygusunu kazanmalarına, başarılarını farkedebilmelerine ve kabiliyetlerini geliştirmelerine fırsat veren bir yapıya kavuşturulması olarak ifade edilebilir. Çalışma yaşam kalitesini arttırmada esnek çalışma saatleri önemli bir yer tutmaktadır. Esnek çalışma saatleri uygulaması, örgüt üyelerinin işe başlama ve bitirme saatlerinin,“temel zaman”a bağlı kalmak şartıyla, belirli anlar yerine belirli bir zaman dilimi içinde tespit edilmesi olarak tanımlanabilir. Bu sistem içinde çalışanlara çalışma sürelerini istedikleri gibi düzenleme imkanı verilmektedir. Böylelikle geleneksel sabit saatlerde (09.00 ile 17.00 arası gibi) çalışma zorunluluğu ortadan kalkmış, ancak aynı çalışma süresi korunmak şartıyla daha geniş bir zaman alanında (sabah 08.00 ile 10.00 arası) işe başlama ve (16.00 ile 18.00 arası) bitirme kolaylığı sağlanmıştır. Ekonomik ve endüstriyel çevrenin sürekli değişmesi sonucunda, işletmeler de kendilerini sürekli yenilemek zorundadırlar. Bu nedenle, artık işletmelerden beklenilen; standardizasyon yerine çeşitlilik ve karmaşıklık: büyüklük yerine yalınlık; katılık vem kuralcılık yerine alışkanlık ve açıklık; durağanlık yerine değişkenliktir. Bu beklenti“esneklik”olarak tanımlanmaktadır. Esneklik, çevresel değişimlere uyum sağlayabilme yeteneğidir. Ekonomik gelişmelerden ve müşterilerden kaynaklanan talep dalgalanmaları bu yeteneğin hızlı bir şekilde ve zamanında uygulanmasını gerektirmektedir. Bu çalışmada amaç, çalışanların ev ve iş yaşantısı arasındaki dengeyi sağlamada esnek çalışma saatlerinin yeri ve önemidir. Yaşam kalitesinin iyileştirilmesi, insana sosyal bir varlık gibi yaklaşılması ve işin insancıllaştırılması adına esnek çalışmanın işçiye, işverene ve işletmeye yansıması da olumlu sonuçlar sergilemektedir. Esnek çalışma saatleri uygulamasında başarının anahtarı işçi, işveren ve bu programdan doğrudan etkilenen insanlar arasında karşılıklı ve etkili bir haberleşmenin olmasına bağlıdır. Bu program psikolojik olarak çalışanlar üzerinde olumlu sonuçlar doğurmuştur. Çalışanlar kendi yaşantıları üstünde daha çok kontrol imkanına sahip olmakta ve bağımsız olduklarını hissetmektedirler. Öte yandan işe gelmeme ve geç gelme alışkanlıkları azalmaktadır. Ayrıca esnek çalışma saatlerinin uygulanması iş dışındaki zamanı da daha rahat kullanabilme imkanı sağlamıştır.

Özet (Çeviri)

IV ABSTRACT THE IMPORTANCE OF FLEXIBLE WORKING HOURS IN THE QUALITY OF WORKING LIFE PROGRAMMES - AN EXAMPLE OF ORDU SAGRA Deniz Özlem ÖZ AKTAŞ The Department of Management Anadolu University, Institute of Social Sciences, February, 2003. Advisor: Assistans Associate Professor Nuray UZKESİCİ The intervenes towards the quality of working life consist of variety of techniques which aim to create better working conditions by making changes in the present working methods and consequently aim to improve the quality of life. Indeed, the quality of working life ise a term which expresses the level of working conditions in a workplace and the perceptions of people about the membership in an organisation.“The quality of working life”term which has different definitions can also be defined as shaping the working life as it meets the needs of people in order to provide them a secured life, gives them a feeling that they are useful, makes them aware of their success, and gives them opportunity to improve their skills. Flexible working hours has an important role in improving the quality of working life. Application of flexible working hours can be defined as the determination of the time to start and to finish work in a certain period instead of certain moments for the members of organisation on condition that they work during the main working hours. In this system, workers are given an opportunity to organise their working hours as they wish. By this way, the obligation of working between traditional fixed hours (such as between 9 am. and 5 pm.) is eliminated and an opportunity to start (between 8 am. and 10 am. in the morning) and to finish (between 4 pm. and 6 pm.) work in a wider period is provided on condition that the same working period should be kept. The establishment should renew themselves continuously due to the continuous changes in economic and industrial life. Because of this reason, establishments are expected variations and mixtures instead of standardisation; simplification instead of largeness; clearness and fluidity instead of formality and rigidity; changebility insteadof stability. This expectations are defined as the“flexibility”. Flexibility is an ability to adopt the establishment to environmental changes. The waves of demant result from the economical developments and customers require this ability to be applied immediately and on time. The aim of this study is to stress the importance and the place of flexible working hours for balancing the working life and home life. For the sake of improving life quality, treating human beings as social creatures and hurnanisation of the work, reflection of flexible working in to the employee, employer and in to the establishement, create positive results. In the application of flexible working hours, the success depends on the effective and mutual communication among the employees the employer and the people who are effected directly in this schedule. This schedule had positive effects on the employees psychologically. The employees had opportunity to have much more control over their lives and they felt independent. However, the habits of coming late or missing the work lessened. Moreover, application of flexible working hours provided opportunity to use their time outside the work more satisfied.

Benzer Tezler

  1. Kronik obstrüktif akciğer hastalarında ve sağlıklı kişilerde yaşam kalitesinin değerlendirilmesi

    Evaluation of quality of life in patients with chronic obstructive pulmonary disease and in healthy subjects

    DENİZ İNAL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonHacettepe Üniversitesi

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NUR DOLUNAY

  2. Tedavi yöntemlerinde ekonomik değerlendirme yaklaşımları: Farmakoekonomi ve araştırma çıktılarının değerlendirilmesi

    Economic evaluation approaches in trea treatments: Pharmacoeconomics and outcomes reserches

    NECDET SÜT

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Demografiİstanbul Üniversitesi

    Biyoistatistik ve Tıp Bilişimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA ŞENOCAK

  3. Benefit analysis approach as a tool for sustainable management a case study in Köyceğiz Dalyan watershed

    Sürdürülebilir yönetim için bir araç olarak fayda analizi yaklaşımı Köyceğiz Dalyan havzasında yapılan bir çalışma

    AYLİN BEDERLİ TÜMAY

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2005

    Çevre Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Çevre Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ETHEM GÖNENÇ

  4. Diz osteoartritli hastalarda aerobik ve kuadriseps güçlendirme egzersizlerinin günlük yaşam aktiviteleri üzerine etkilerinin karşılaştırılması

    A Study comparing aerobic exercise and resistance exercise program with activities of daily living in subjects with knee osteoarthritis

    ABBAS KERMALLİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonAnkara Üniversitesi

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TANSU ARASIL

  5. kronik hemodiyaliz hastalarında psikiyatrik bozuklukların klinik parametreler ve hasta uyumu ile ilişkileri

    Başlık çevirisi yok

    FEHMİ ATEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Nefrolojiİnönü Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. HÜLYA TAŞKAPAN