Geri Dön

Türk ceza hukukunda cinsel suçlar ve özellikle ırza tecavüz suçu bakımından mağdur rızası

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 111490
  2. Yazar: MUSTAFA REMZİ TOPRAK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ŞEBNEM KORUR FİNCANCI
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Adli Tıp, Forensic Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2001
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Adli Tıp Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Genel anlamıyla zarar görenin söz konusu zarara razı olması şeklinde ifade edilen mağdur rızası kavramı, kaynağını özel hukuktan alan bir kurumdur. Türk Ceza Kanununda mağdur rızasının hukuka aykırılık unsurunu etkileyip etkilemeyeceği konusunda açık bir düzenleme yer almamaktadır. Buna karşılık, bir çok maddede mağdurun rızasının bulunmamasının veya fitilin suçtan zarar gören kimsenin rızasına aykırı hareket etmesinin bir suç unsuru olarak kabul edildiği görülmektedir. Türk Ceza Kanunu tasarısında mağdur rızası konusu, tartışmalı bir kurum olmaktan çıkarılmış, faile verilecek olan cezada indirim sebebi saymıştır Aynı şekilde değişik ülke kanunlarında da mağdurun rızasının bazı suçların hukuka aykırı sayılmasına engel olacağına ilişkin hükümler yer almaktadır.Cinsel suçlar içerisinde ırza tecavüz suçlarında mağdur rızasının gerek suçun oluşumu gerekse suçluya verilecek olan ceza bakımından etkisinin ne olduğu üzerinde durulması ve konuya ilişkin görüşlerin değerlendirilmesi büyük bir öneme sahiptir. Türk Ceza Kanununda bu güne kadar söz konusu olmayan mağdur rızasının bir hukuka uygunluk nedeni olarak kabulü ancak Tasarının kanunlaşması ile söz konusu olabilecektir. Doktrinde kanunda düzenlenmeyen hukuka uygunluk nedenleri arasında İncelenen mağdur rızası, daha çok şahsi sonuçlar doğurabilen ve genelde takibi şikayete bağlı suçlar bakımından kabul etmek yerinde olacaktır. Öte yandan, mağdur rızasının hukuka uygunluk nedeni olarak kabulü için, Mehaz İtalyan ceza kanunda ifadesini bulan“üzerinde mutlak tasarrufta bulunulabilecek haklar”kavramının nelerden ibaret olduğu ve bunların sınırları kesin bir şekilde belirlenmelidir. Irza tecavüzde mağdur rızasının kabulü için her şeyden önce kişinin sahip olduğu cinsel varlığı ve cinsel değerlerine ilişkin haklarının, üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunulabilecek haklar kapsamına girip girmediğinin tespitinde dikkatli davranmak gerekir. Gerçekten de kişinin sahip olduğu cinsel varlığı ve cinsel değerleri kişiyle ilgili olduğu kadar kişinin içinde 101yaşadığı toplumsal ve sosyal yaşamı ile de yalandan ilgilidir. Ayrıca, kişinin belirli bir yaştan sonra kendi cinsel değerleri ve cinsel varlığını koruyabilecek olgunluğa sahip olabileceği düşünülürse, özellikle küçük yaştaki çocukların söz konusu olgunluğa sahip olmaları mümkün değildir. Özellikle toplumsal yaşam tarzı ve anlayışlar açısından bakıldığında, küçük yaştaki mağdurların sömürülmesi sonucunu ortaya çıkarabilecektir. Bu itibarla Türk Ceza Kanunu tasarısında getirilmesi planlanan ve onbeş yaşından küçüklerin rıza ile cinsel ilişkiye girebilmeleri ve bu durumda da faile ceza verilmekle beraber onbeş yaşından küçüklerin de rızasına hukuki sonuç bağlanmış olması Türk Ceza Kanununun hem lafzına hem de ruhuna aylan düşen bir tutum olacaktır. Diğer taraftan ırza tecavüz suçlarında mağdur rızasına ehliyet bakımından kabul edilecek olan sistemin sınırları kesin olarak belirlenmelidir. Türk Ceza Kanununda özellikle ırza geçme suçlarında üstü kapalı olarak varlığını koruyan mağdur rızası, doktrinde tartışılmaya devam ederken, Türk Ceza Kanunu Tasarısı onbeş yaşından küçüğün rızasına yer vermiş bulunmaktadır. Uygulamada doğuracağı sonuçlar daha dikkatli şekilde düşünülerek mağdurun toplum içerisinde psikolojik ve sosyal yönden daha da fazla mağdur olmasını engelleyici bir düzenleme benimsenmelidir. 102

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Müstehcenlik

    Başlık çevirisi yok

    ÖMER FARUK UYSAL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Hukukİstanbul Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FERUDUN YENİSEY

  2. Ceza Hukukunda aile ve 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun

    Family in Criminal Law and protection of family act (law nr. 4320)

    İLHAMİ CEYHAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    HukukAnkara Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. TÜRKAN YALÇIN SANCAR

  3. Türk Hukukunda ailenin korunması ve 4320 sayılı yasanın etkinliği

    Family protection in Turkish Law and effective of the Law, numbered 4320

    MEHMET ALİ UÇAR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Hukukİstanbul Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YASEMİN IŞIKTAÇ

  4. Yeni Türk ceza kanununda sağlık personelinin ihbar yükümlülüğü

    Health personnels contribution of informing in new Turkish criminal code

    SEVİNÇ ARSLAN HIZAL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    HukukDokuz Eylül Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. MUSTAFA RUHAN ERDEM

  5. Türk Ceza Hukukunda kasten müessir fiiller

    Başlık çevirisi yok

    SERAP KESKİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Hukukİstanbul Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İHSAN SÜHEYL DONAY