Miyokard infarktüslü hastalarda koroner kollateral gelişim derecesi ile sol ventrikül bölgesel duvar hareket skoru arasındaki ilişkinin araştırılması, trombolitik tedavinin koroner mikrovaskülatür üzerine etkisi : Bir koroner içi basınç ölçümü ...
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 108443
- Danışmanlar: Belirtilmemiş.
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2001
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
49 ÖZET Akut miyokard infarktüsü sonrası sol ventrikül fonksiyonlarının ve prognozun en önemli belirleyicisi mikrosirkülasyonun harabiyet derecesidir. Koroner kollateral dolaşım mikrosirkülasyonu koruyucu etki göstererek akut oklüzyon durumunda infarktüs sahasının sınırlandırılmasını sağlar. Miyokard infarktüsü sonrasında residüel akımın kollaterallerce sağlanmış olduğu hastalarda trombolitik tedavi başarısız bile olsa sol ventrikül bölgesel ve global duvar hareketlerinde iyileşme tespit edilebilir. Bu, koruyucu etkiye sahip ve stratejik konumdaki kollateral dolaşım akut infarktüs esnasında distal embolizasyon, miyosit ölümü ve ödemini takiben eksternal kompresyon ve doku konjesyonu gibi sebebler ile tahribata uğrayabilir. Koroner kollateral dolaşımın basıncı intrakoroner basınç ölçümü tekniği ile objektif ve kantitatif olarak tayin edilebilir. Diğer taraftan, akut infarktüs esnasında uygulanan trombolitik tedavinin epikardiyal sağladığı epikardiyal rekanalizasyonun derecesi tartışılmaksızın distal mikrovaskulatürdeki tıkanıklıklarda da sağlayabileceği direkt lizis veya miyosit ölümünü engelleyerek sağlayacağı indirekt faydalar ile tüm distal mikrovaskulatür (mikrovaskuler kollateral ağ dahil) üzerine olumlu etkiler oluşturabilmesi mümkündür. Bu noktalardan yola çıkarak planladığımız bu çalışmamızın amacı; 1. Akut miyokard infarktüsü sonrası infarktüsten sorumlu damarda yapılan ölçümlerle kantite edilen kollateral dolaşım ve/veya distal mikrovaskulatürün basıncının sol ventrikül bölgesel duvar hareket skoru arasındaki ilşkiyi ve, 2. Trombolitik tedavi almış ve almamış olan gruplarda mikrovaskulatürün basıncını yansıtan distal koroner perfüzyon parametreleri (koroner tıkalı basınç :KTB, kollateral akım indeksi: KAI) arasındaki olası farklılığı araştırarak TT'nin distal mikrovaskuler yatak üzerine olan etkilerini araştırmaktır. Literatürde, bu amaçlar ile koroner içi basınç ölçümü yöntemi kullanılarak yapılan bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu prospektif çalışmaya öncesinde iskemik semptomları olup akut miyokard infarktüsü ile başvuran ve infarktüs sonrası 7 ile 11. günler arası koroner anjiyografileri yapılarak infarktüsten sorumlu damarına stent implantasyonu yapılan toplam 34 hasta dahil edildi. Bu hastaların 18'i TT almış iken 16 tanesi almamıştı. Konjestif kalp yetersizliği olan hastalar ile ISA'i total tıkalı olan hastalar çalışmaya dahil edilmediler.50 Koroner anjiyografi ve ventrikülografiyi takiben fiberoptik basınç ölçer tel (pressure-wire) darlık bölgesi geçilerek koroner içi basınç ölçümleri gerçekleştirildi. Darlığın proksimal (Pa) ve distalinden(Pd) bazal ve hiperemik şarlarda alınan basınçlar ile miyokardial fraksiyonel akım reservi (FFRmyo : Pd/Pa) hesaplandı. Stent implantasyonu esnasında basınç ölçer tel kılavuz olarak kullanıldı ve balon ile tam koroner oklüzyonu sağlandığı anda distalden alınan basınç koroner tıkalı basınç (KTB) olarak kaydedildi. Kollateral akım indeksi : KAI: KTB / Pa orantısıyla hesaplandı. Stent implantasyonunu takiben proksimal ve distal basınçlar bazal ve hiperemik şartlarda tekrar kaydedildi. Onsekiz hasta sol ön inen arter, 7 hasta sirkumfleks arter, 9 hasta sağ koroner arter lezyonuna sahipti. Ortalama darlık kalitatif olarak %81.6 + 8.5 olarak hesaplandı. Stent implantasyonu öncesi adenozin hiperemisi altında tespit edilen lezyon distali basınçların (Pd) ortalaması 50.4 + 9.8 mmHg iken; sonrası 91.1 + 8.6 mmHg'ye çıktı (p<0.0001). Benzer şekilde ortalama FFRmyo revaskülarizasyon öncesi 0.50 + 0.09 iken; sonrası 0.91 + 0.06 olarak bulundu (p<0.0001). Tüm hasta grubunda ortalama KTB: 24.6 + 8.9 mmHg, ortalama KAI: 0.24 + 0.09 ve ortalama duvar hareket skoru 3.15 + 0.8 idi. KTB ve KAl'deki artışa duvar hareket skorunda azalmanın eşlik ettiği tepit edildi. Duvar hareket skoru ile koroner tıkalı basıncı (r: - 0.86, p<0.001) ve kollateral akım indeksi (r: -0.81 ve p<0.001) değerleri arasında tespit edilen bu ters korelasyonlar istatitiki olarak anlamlı idiler. Trombolitik tedavi almış (n:18) ve almamış (n:16) olan hastalar ile oluşturulan iki grup klinik, anjiyografik, hemodinamik ve intrakoroner basınç ölçümleri açısından anlamlı farklılıklar göstermiyorlardı. Ortalama kollateral akım indeksi TT alan grupta 0.31 + 0.10, TT almayan grupta 0.17 + 0.05 idi (p<0.001). Ortalama koroner tıkalı basıncı TT alan grupta 31 + 9.9 mmHg iken TT almayan grupta 17.3 + 5.8 mmHg olarak bulundu (p<0.001).
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- İnterior miyokard infarktüslü hastalarda koroner kollateral akımın sol ventrikül sistolik ve diyastolik fonksiyonlarına etkisi
Başlık çevirisi yok
HASAN KADI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1997
KardiyolojiTrakya ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜLTAÇ ÖZBAY
- Kronik olarak tam tıkalı koroner artere uygulanan perkutan transluminal koroner anjioplasti sonuçlarının değerlendirilmesi
The Assessment results of percutaneous transluminal coronary angioplasty in chronic total coronary artery occlusion
TUFAN TÜKEK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1995
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiPROF.DR. YILMAZ NİŞANCI
- Perkütan translüminal koroner anjioplasti sırasında oluşan miyokart iskemisinin intrakoroner EKG ile değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
SANİ NAMIK MURAT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1993
KardiyolojiAnkara ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. DERVİŞ ORAL