Geri Dön

Açık kalp cerrahisinde pulslu perfüzyonun erken dönem etkileri

Short term effects of pulsatile perfusion in open heart surgery

  1. Tez No: 105668
  2. Yazar: MUSTAFA KOCAKULAK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ERHAN PİŞKİN, DOÇ. DR. SÜHA KÜÇÜKAKSU
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Biyomühendislik, Bioengineering
  6. Anahtar Kelimeler: Açık kalp cerrahisi, Pulslu/Pulssuz perfüzyon, Klinik uygulamalar, Cerrahi-kardiyovasküler, Perfüzyon, Pulslu perfüzyon, Open heart surgery, Pulsatile/Nonpulsatile perfusion, Clinical applications, Surgery-cardiovascular, Perfusion, Pulsatile perfusion
  7. Yıl: 2001
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Biyomühendislik Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Özet ÖZET Açık kalp cerrahisinde risk grubu yüksek hastalarda, ekstrakorporal sistemde pulslu ve pulssuz akış sağlayan kalp-akciğer perfüzyon cihazı kullanılmıştır. Pulslu ve pulssuz perfüzyonun klinik, hemodinamik, biyokimyasal, hematolojik, organ fonksiyonu ve enflamasyon reaksiyonu etkileri karşılaştırılarak araştırılmıştır. Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniğinde Nisan-Eylül 2000 tarihleri arasında açık kalp ameliyatı geçiren 20 hastada pulslu, 15 hastada pulssuz akış sağlayarak perfüzyon uygulanmış ve kardiyopulmoner bypas öncesi, aorta çapraz kıskaç ile kapatıldığında ve açıldığında, yoğun bakım 1. saatte ve 24. saatte olmak üzere 5 ayrı zaman diliminde, erken dönem klinik verilerle birlikte, hemodinamik veriler, arter-venöz kan gazları, idrar miktarı, biyokimyasal ve hematolojik veriler, kompleman aktivasyonu (C3, C4, C4d, Cd11b, TNF-a, IL- 6, IL-8) ve glial hücre zararı belirteci olan S-100 p değerleri karşılaştırmıştır. Her iki grupta da hasta kaybedilmemiş ve pulslu grupda aorta çapraz kelepçe ile kapatıldığında sistemik vasküler direnç (p=0.05), cerrahi girişim sonrası 1. saatte pulmoner damar direnci (p=0.05), aorta çapraz kelepçe ile kapatıldığında venöz oksijen doygunluğu (p=0.025), ameliyat sonrası 1. saatdeki beyaz küre sayısı (p=0.034) ve % nötrofil oranı, aorta çapraz kelepçe ile kapatıldığında (p=0,034) ve ameliyat sonrası 1. saatteki (p=0.018) C3 düzeyleri, ameliyat sonrası 1. saatdeki C4 seviyesi (p=0.05) ve aortadaki çapraz kelepçe açıldığındaki S-100 p seviyesi (p=0.028) anlamlı olarak düşük saptanmıştır. Pulslu perfüzyon grubunda ameliyat sırasındakiÖzet kolloid gereksinimi (p=0.027) ve idrar çıkışı (p=0.028) anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Ameliyat sonrası klinik verilerde gruplar arasında fark olmamasına rağmen yüksek riskli pulslu perfüzyon grubu hastalarda düşük enflamasyon reaksiyonu ve daha iyi mikrodolaşım gözlenmiştir. Fizyolojik ve hematolojik parametreler daha olumludur.

Özet (Çeviri)

Abstract ABSTRACT The purpose of this study was to investigate the effects of pulsatile and non pulsatile blood flows during cardiopulmonary bypass (CPB) in patients with high mortality and morbidity risk after open heart surgery (OHS). In TYIH Cardiovascular Surgery Clinic, between April and September 2000, 20 patients had OHS with pulsatile flow and 15 with non-pulsatile flow. We compared clinical, hemodynamic, biochemical and hematologic parameters, arterial and venous blood gases, urine output, complement proteins (C3a, C4, C4d, CD11b), TNF-alpha, interleukins (IL-6, IL-8) and S100 protein before the initiation of CPB, at the times of aortic cross-clamping and de- clamping, at postoperative 1st and 24th hours. All of the patients survived after the operation and were discharged from the hospital. In the pulsatile flow group, systemic vascular resistance (SVR) at the time of aortic cross-clamping (p=0.05), pulmonary vascular resistance (PVR) at postoperative 1st hour (p=0.05), venous 02 saturation at the time of aortic cross-clamping (p=0.025), percentage of neutrophils at postoperative 1st hour (p=0.034), C3a levels at the time of aortic de-clamping (p=0.011) and at postoperative 1st hour (p=0.018), and S100 protein level at the time of aortic de-clamping (p=0.028) were significantly lower than those of non pulsatile group. At postoperative 1st hour in the pulsatile perfusion group though white blood cell (WBC) count was significantly high, absolute neutrophil count was significantly low. In the pulsatile flow group intraoperative urine output was significantly (p=0.028) higher than that ofAbstract non-pulsatile group. In the non-pulsatile flow group intraoperative colloid need was significantly (p=0.027) lower than that of pulsatile group. Pulsatile blood flow during CPB has favourable influence on inflamatory, physiologic and hematologic parameters in patients who have high risk for OHS.