Geri Dön

Diyabetes Mellituslu hastalarda gözlenen deri bulguları

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 103610
  2. Yazar: EBRU HACER İKİZOĞLU
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. H. MERAL EKŞİOĞLU, DR. GÜLER VAHAPOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2001
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Çalışmamız Nisan 2001 ve Haziran 2001 tarihleri arasında, S. B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastahanesi Diyabet Polikliniğinde DM tanısı ile izlenmekte olan 29'u erkek, 71 'i kadın, 19-82 yaşları arasında (ortalaması 56,76±10,02), hastalık süresi ortalaması 8,75±6,89 yıl olan 100 hasta ile yapıldı. Hastaların %2'si Tip 1, %98'i Tip 2 DM idi. %3'ü diyet, %73'ü oral antidiyabetik, %24'ü insülin tedavisi almaktaydı, %24'ünde diyabetik retinopati tespit edildi. Hastalarda DM'de gözlenen deri bulguları ve sıklığı; bu bulguların metabolik kontrol, diyabetik retinopati ve hastaların aldığı DM tedavisi ile ilişkisi araştırıldı. Sonuçlar ki-kare ve Fisher-Exact testleri kullanılarak istatistiksel olarak değerlendirildi. DM'li hastaların 86'sında (%86) deri bulgusu tespit edildi. Çalışmaya alınan hastaların %35'inde deri enfeksiyonu (%4 bakteriyel, %16 dermatofit, %15 kandidal deri enfeksiyonu), %1'inde ksantom, %3'ünde pruri, %5'inde diyabetik dermopati, %3'ünde diyabetik bül, %2'sinde diyabetik rubeozis, %3'ünde eklem hareketlerinde kısıtlılık, %2'sinde Dupuytren kontraktürü, %1'inde sklerödem, %11'inde kserozis, %3'ünde diyabetik ayak, %4'ünde pürtüklü el parmağı, %3'ünde liken planus, %6'sında yumuşak fibrom, %3'ünde psoriazis, %1'inde oral antidiyabetik ajana karşı gelişen deri reaksiyonu saptandı. Eklem hareketlerinde kısıtlılık ile diyabetik retinopati arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0,05). Gözlenen deri bulguları ile hastaların metabolik kontrol durumu ve aldıkları DM tedavisi arasındaki ilişki istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p>0,05). Sarı deri, anhidroz, erizipel benzeri eritem, nekrobiyozis lipoidika diyabetikorum, granuloma anülare, vitiligo, akantozis nigrikans, perforan hastalıklar ve insülin tedavisine karşı gelişen deri reaksiyonu hiçbir hastada gözlenmedi. Sonuç olarak DM'de gözlenen deri bulguları DM gelişiminden önce veya aynı anda da ortaya çıkabileceğinden dolayı bu bulguların DM tanısı açısından çok büyük önemi olabilir. Ayrıca bu bulgular DM'nin seyri sırasında hastanın kötü metabolik kontrolü veya gelişen kronik dejeneratif komplikasyonlarının göstergesi olabilir. Bu nedenlerle DM'de gözlenen deri bulgularının özellikle dermatologlar 33tarafından iyi bilinmesi gerektiğine; dermatologlar ile endokrin ve metabolizma uzmanları arasındaki sıkı iletişim sayesinde DM'li hastaların prognozunun ve hayat kalitesinin daha iyi olacağına inanıyoruz. 34

Özet (Çeviri)

SUMMARY Our study was held at the polyclinic of the diabetics at Ministery of Health Ankara Education and Research Hospital among a total of 100 patients who consisted of 29 males and 71 females, at 19-82 years of age (mean 56,76±10.02), whose mean duration of illness was 8,75±6,89 years. Of the patients, 2%was of type 1 and 98% was of type 2 diabetes mellitus. 3%was on a diet, 73% was administrated oral antidiabetics, 24% was administrated insulin therapy. Diabetic retinopathy was detected at the rate of 24%. The skin findings and their frequencies, the relation between metabolic control, diabetic retinopathy and the administrated therapy was studied. The results were evaluated statistically using khi-square and Fisher-Exact tests. Skin signs were detected at 86 ( 86 %) of the diabetic patients. Skin infections were found in 35% (4% bacterial, 16% dermatophytic, 15% candidal), xanthoma in 1%, pruritus in 3%, diabetic dermopathy in 5%, diabetic bullae in 3%, diabetic rubeosis in 2%, limited joint mobility in 3%, Dupuytren's contracture in 2%, scleredema in 1%, xerosis in 11%, diabetic foot in 3%, finger pebbles in 4%, lichen planus in 3%, soft fibromas in 6%, psoriasis in 3% and skin reactions due to oral antidiabetic agents in 1% of the patients included in the study. The relation between limited joint mobility and diabetic retinopathy was found statistically significant (p<0,05). The relation between the observed skin signs, the metabolic control state and the administrated therapy was not found statistically significant (p>0,05). Yellow skin, anhydrosis, erysipelas-like erythema, necrobiosis lipoidica diabeticorum, granuloma annulare, vitiligo, acanthosis nigricans, perforating diseases and skin reactions occuring due to insulin therapy were not observed in any of the subjects. As a result.since the skin signs observed in diabetes mellitus may become manifest before or at the time of onset of the disease, these signs may play an important role in the diagnosis of diabetes. Thus, these findings may be the indicators of poor metabolic control or emerging chronic degenerative complications of the disease. In this aspect, we believe the skin signs seen in 35diabetes mellitus should be well recognised by dermatologists and by having a close contact between endocrinology and metabolism specialists, the prognosis and life quality of DM patients will improve. 36

Benzer Tezler

  1. Tip 2 diabetes mellituslu hastalarda farklı oral antidiabetik ilaçların yanısıra diyete eklenen posanın kan glukozu ve lipid fraksiyonları üzerine etkisinin incelenmesi

    The Researching effects of dietary fiber supplementation besides different oral antidiabetic agents on blood glucose and lipid fractions in NIDDM patients

    BETÜL ÇİÇEK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Beslenme ve DiyetetikHacettepe Üniversitesi

    Diyetetik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. PERİHAN ARSLAN

  2. İnsüline bağımlı diabetes mellituslu hastalarda standart ve yüksek frekans odyometri sonuçları

    Başlık çevirisi yok

    TUFAN ÇETİNKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Kulak Burun ve BoğazFırat Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı

  3. Diabetik nefropatinin erken tanısında mikroalbuminürinin önemi ve kaptoprilin albuminüri üzerine olan etkisi

    The Early diagnostic value of microalbuminuria in diabetic mephropathy and the effect of captopril on albuminuria

    H. ZEKİ TONBUL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıAtatürk Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı