Yeni ajanlar çağında, multipl miyelom hastalarında tanı anında tespit edilen böbrek yetmezliğinin tedaviye yanıt ve sağkalım üzerine etkisi
The impact of renal insufficiency detected at diagnosis on treatment response and survival in multiple myeloma patients in the era of novel agents
- Tez No: 1020097
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ABDULKERİM YILDIZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Akut böbrek hasarı, Multipl miyelom, İç hastalıkları, Acute kidney injury, Multiple myeloma, Internal medicine
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Hitit Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Multipl miyelom (MM) hastalarında tanı anındaki akut böbrek hasarının (ABH); tedavi yanıtı, böbrek fonksiyonlarının seyri ve sağkalım üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: 2020–2025 yılları arasında merkezimizde MM tanısı ile izlenen hastalar incelendi. Dahil edilen 85 hasta, tanı anında ABH varlığına göre; demografik veriler, hastalık özellikleri, tedavi rejimleri, biyokimyasal parametreler ve tedavi yanıtları karşılaştırmalı olarak analiz edildi. Ayrıca, tanı anında ABH varlığının genel sağkalım üzerindeki etkisi değerlendirildi. Bulgular: Tanı anında ABH saptanan %41,1 hastanın, anlamlı düzeyde daha ileri yaşta olduğu, daha yüksek komorbidite yüküne sahip olduğu ve daha ileri evrede yer aldığı belirlendi (p<0,05). Takip süresi sonunda yapılan değerlendirmede, son kreatinin düzeyi ≤2 mg/dL olan hastalarda tanı anındaki kemik iliği plazma hücre oranının daha yüksek olduğu ve böbrek fonksiyonundaki iyileşme açısından bağımsız öngörücü olduğu gösterildi (p=0,048). Takip sonunda eGFR (tahmini glomerüler filtrasyon hızı) ≤30 mL/dk/1,73 m² olan hastalarda; tanı anındaki yüksek kreatinin, üre ve ferritin düzeyleri, düşük albümin düzeyi ve ileri KDIGO evresi daha kötü renal prognoz ile ilişkili bulundu. Ortalama takip süresi 26,91±16,79 ay olup, tüm hastalarda toplam sağkalım (TS) oranı %72,9, tanı anında ABH bulunan hastalarda ise %65,7 olarak hesaplandı. Tanı anında ABH varlığı ile TS arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı (p>0,05). Takip süresi sonunda kreatinin düzeyi ≤2 mg/dL veya eGFR >30 mL/dk/1,73 m² olan hastalarda TS'nin daha yüksek olduğu belirlendi (p=0,004). Sonuç: Çalışmamız, tanı anında ABH olan MM hastalarında, tanı anında üre, kreatinin, KDIGO evresi ve ferritin ne kadar yüksekse, renal prognozun o kadar kötü olduğunu vurgulamıştır. Bu risk faktörlerine sahip hastaların böbrek fonksiyonlarının yönetimlerinin multidisipliner yaklaşımla yapılması gerekmektedir. Sonuçlar ayrıca, güncel tedavi yaklaşımlarının uygulandığı MM hastalarında tanı anında mevcut olan böbrek hasarının sağkalım üzerinde olumsuz etkisinin bulunmadığını göstermektedir. Yeni ajanlar çağında, hastaların daha etkin yönetilebilmesi ve böbrek fonksiyonlarında daha erken düzelme sağlanabilmesi mümkün görünmektedir.
Özet (Çeviri)
Objective: This study evaluated the impact of acute kidney injury (AKI) at diagnosis on treatment response, renal function, and survival in patients with multiple myeloma (MM). Materials and methods: Patients with MM followed at our center between 2020 and 2025 were analyzed. A total of 85 patients were included and divided according to AKI at diagnosis. Demographic, clinical and biochemical characteristics, treatment response and impact of AKI on overall survival (OS) were compared. Results: AKI was present in 41.1% of patients and was associated with older age, higher comorbidity burden, and advanced disease stage (p<0.05). Higher baseline bone marrow plasma cell percentage independently predicted final creatinine ≤2 mg/dL (p=0.048). Higher baseline creatinine, urea, ferritin, lower albumin, and advanced KDIGO stage were significantly associated with final eGFR ≤30 mL/min/1.73 m². Mean follow-up was 26.9±16.8 months. Overall survival was 72.9% overall and 65.7% in patients with AKI, with no significant association between AKI and overall survival. Final creatinine ≤2 mg/dL or eGFR >30 mL/min/1.73 m² predicted better survival (p=0.004). Conclusion: The findings of our study emphasize that, in newly diagnosed MM patients presenting with AKI, the higher urea, creatinine, ferritin levels, and more advanced KDIGO stages at diagnosis, the poorer the renal outcome. Patients with those risk factors require closer monitoring of renal function and a multidisciplinary approach. Furthermore, the results indicate that, in MM patients treated with current therapeutic approaches, the presence of renal impairment at diagnosis does not have an adverse effect on OS. In the era of novel agents, more effective patient management and earlier improvement in renal function appear to be achievable.
Benzer Tezler
- Antakya tarihi ticaret merkezi mekansal yapı değişim ve gelişim sürecinin kent ticaret merkezi planlamasına etkinliği
The Effectiveness of spatial structural chance and development period of the historical trade center of Antakya in the urban trade planning
NEVİN TURGUT
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Şehircilik ve Bölge PlanlamaGazi ÜniversitesiŞehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. NURCAN UYDAŞ
- İzmir'de bazı yolların kapatılarak yaya bölgeleri oluşturma da kent peyzajını geliştirme açısından yeniden planlanması üzerinde araştırmalar
Başlık çevirisi yok
BAHAR TÜRKYILMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Şehircilik ve Bölge PlanlamaEge ÜniversitesiŞehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı
- Çoklu amaçların çözümlemesinde amaç programlaması ile genelleştirilmiş ters yaklaşımı ve yem sanayiinde bir uygulama
Goal programming and generalieed inverse approaches in the multi-objective analysis and application in feed industry
HASAN BAL
- Bazı yer ve sırık fasulye çeşitlerinde optimal melezleme şartlarının tespiti üzerine bir araştırma
Başlık çevirisi yok
TÜRKAN KOÇLU