Geri Dön

Femoral kortikal kalınlık hakkında ikilemler: Osteoporoz ve atipik kırıklar penceresinden etkileyen faktörler ve değerlendirme yöntemlerinin incelenmesi

Dilemmas regarding femoral cortical thickness: An overview of influencing factors and evaluation methods from the perspective of osteoporosis and atypical fractures

  1. Tez No: 1019997
  2. Yazar: MELEK TUBA YALÇIN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. DERYA DEMİRBAĞ KABAYEL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon, Physical Medicine and Rehabilitation
  6. Anahtar Kelimeler: Femoral kortikal kalınlık, atipik femur fraktürü, direkt grafi, bilgisayarlı tomografi, femoral cortical thickness, atypical femoral fracture, direct radiography, computed tomography
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Trakya Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Femoral kortikal kalınlık; osteoporozun tanısı, tedavi süreci ve ortaya çıkabilen atipik femur fraktürlerin değerlendirilmesinde önemli bir parametredir. Bununla birlikte halen değerlendirme alanı ve şekli ile ilgili belirsizlikler bulunmaktadır. Atipik femur fraktürler de etiyoloji ve kliniğiyle birçok bilinmezi barındırmaktadır. Çalışmamızda; femoral kortikal kalınlığın değerlendirilmesi ve atipik femur fraktürlerin klinik ve radyolojik analizinin yapılmasını amaçladık. Çalışmamıza atipik femur fraktürü grubunda; Amerikan Kemik ve Mineral Araştırma Derneği 2013 revize tanı kriterlerine göre atipik femur fraktürü tanısı alan 33 hasta, antirezorptif grubunda; antirezorptif ilaç kullanımı olan ancak atipik femur fraktürü gelişmeyen 32 hasta, Bilgisayarlı tomografi angiografi grubunda; antirezorptif ilaç maruziyeti ve atipik femur fraktürü öyküsü olmayan 32 hasta olmak üzere toplamda 97 hasta dahil edildi. Hastaların sosyodemografik verileri kaydedildi. Üç grup için de çekilmiş olan direkt grafi ve bilgisayarlı tomografi görüntüleri üzerinden değerlendirmeler yapıldı. Gruplar arası karşılaştırmanın yanı sıra; bilgisayarlı tomografi ve direkt grafi uyumunu değerlendirmek için korelasyon analizi ve atipik femur fraktürü için bağımsız risk faktörlerini belirlemek amacıyla regresyon analizi uygulandı. Atipik femur fraktürü hastalarında en sık kullanılan antirezorptif ajanın bifosfanatlar olduğu görülürken; ilaç maruziyeti olmayan atipik femur fraktürü hastaları ile DS kullanımı sonrası atipik femur fraktürü gelişen hastaların sayısal olarak benzer olduğu görüldü. Atipik femur fraktürü grubunda menopoza girme yaşının daha erken olduğu ve düzenli süt ürünü tüketiminin daha düşük olduğu görüldü. Yapılan analizlerde, menopoz yaşındaki her bir yıllık gecikmenin ve düzenli süt ürünü kullanımının atipik femur fraktürü gelişimine karşı koruyucu 56 olduğu belirlendi. Radyografik incelemelerde, kırık hattının vakaların yarısında fokal periosteal lezyon bölgesinden başladığı gözlendi. Özellikle 'gagalaşma' bölgesinde, direkt grafide saptanan her bir mm'lik kalınlık artışının atipik femur fraktürü riskini 2,06 kat artırarak bağımsız bir risk faktörü oluşturduğu saptandı. Femur geometrisinin atipik femur fraktürü üzerine bir etkisi görülmedi. Korelasyon analizleri sonucunda kortikal kalınlık indeksinin milimetrik ölçümlere kıyasla daha tutarlı sonuçlar verdiği görüldü. Direkt grafi ve bilgisayarlı tomografi arasında şaft ortası gibi distal seviyelerde yüksek düzeyde uyum olduğu görüldü. Sonuç olarak; atipik femur fraktürde bifosfanat kullanımı yüksek oranda saptanmış olup, klinik takipte fokal periosteal lezyon (gagalaşma) bölgesinin direkt grafi ile izlenmesinin kritik önem taşıdığı görüldü. Düzenli süt ürünü tüketiminin atipik femur fraktürü gelişimi üzerinde değiştirilebilir ve koruyucu bir dış etken olduğu belirlendi. Radyolojik değerlendirmelerde, milimetrik ölçümler yerine oransal bir parametre olan lateral kortikal kalınlık indeksi kullanımı önerilir. Femur gövdesindeki değerlendirmelerde direkt grafi ve bilgisayarlı tomografi uyumludur.

Özet (Çeviri)

The cortical thickness of the femur is an important parameter in the diagnosis of osteoporosis, in the treatment process and in the evaluation of possible atypical femoral fractures that may develop. However, there are still uncertainties about the evaluation area and method. There are also many unknowns regarding the etiology and clinical course of atypical femoral fractures. In our study, we aimed to evaluate femoral cortical thickness and perform clinical and radiological analysis of atypical femoral fractures. A total of 97 patients, including 33 patients diagnosed with atypical femoral fracture according to the American Society for Bone and Mineral Research 2013 revised diagnostic criteria, in the anti-resorptive group; 32 patients who were using anti-resorptive drugs but did not develop atypical femoral fracture, 32 patients in the computed tomography angiography group; anti-resorptive drug exposure and no history of atypical femoral fracture were included in our study. The patients sociodemographic data were recorded. Evaluations were made based on the direct radiographs and computed tomography images taken for all three groups. In addition to the comparison between groups; Correlation analysis was applied to evaluate the agreement between computed tomography and direct radiography findings, and regression analysis was performed to identify independent risk factors for atypical femoral fracture. 58 While it was observed that the most commonly used anti-resorptive agent in atypical femoral fracture patients was bisphosphonates; it was seen that atypical femoral fracture patients without drug exposure and those who developed atypical femoral fracture after denosumab use were numerically similar. It was observed that the age at menopause onset was earlier and regular dairy product consumption was lower in the atypical femoral fracture group. In the analyses conducted, it was determined that each year-long delay in reaching menopause age and regular consumption of dairy products were protective against the development of atypical femoral fracture. In radiographic examinations, it was observed that the fracture line began from the area of focal periosteal lesion in half of the cases. Specifically in the 'beaking' region, it was determined that every one mm increase in thickness detected on plain radiography constituted an independent risk factor, increasing the risk of atypical femoral fracture by 2.06 times. No effect of femur geometry on atypical femoral fracture was observed. As a result of the correlation analyses, it was observed that the cyber threat intelligence provided more consistent results compared to millimetric measurements. A high level of agreement was found between the direct radiograph and computed tomography at distal levels such as the mid-shaft. As a result; the use of bisphosphonate was found to be highly prevalent in atypical femoral fracture, and it was observed that monitoring the focal periosteal lesion area via direct radiography was of critical importance in clinical follow-up. Regular dairy product consumption was determined to be a modifiable and protective external factor on the development of atypical femoral fracture. In radiological evaluations, the use of lateral cyber threat intelligence, which is a proportional parameter, is recommended instead of millimetric measurements. Direct radiography and computed tomography are compatible for evaluations in the femoral shaft.

Benzer Tezler

  1. Radyolojik indeksler femur intertrokanterik kırıklar için postoperatif komplikasyonlar açısından prediktör faktör mü

    Are radiological indexes predictor factors for postoperative complications in femur intertrochanteric fractures

    BAHRİ BOZGEYİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Ortopedi ve TravmatolojiGaziantep Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ORHAN BÜYÜKBEBECİ

  2. Hibrid total kalça protezleri orta dönem takiplerinde yakalığın aseptik gevşemeye ve proksimal femur kemik stoğuna etkisi

    The effect of collar on aseptic loosening and proximal femoral osteolysis in hybrid total hip arthroplasty

    ÖMÜR ÇAĞLAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Ortopedi ve TravmatolojiHacettepe Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BÜLENT ATİLLA

  3. Total ve parsiyel kalça protezlerinde perioperatif periprostetik femur kırığı risk faktörlerinin belirlenmesi ve risk analizinin yapılması

    Determination of perioperative periprosthetic femur fracture risk factors and performance of risk analysis in total and partial hip prosthesis

    MUSTAFA FURGAN KARAKUŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUSTAFA CANER OKKAOĞLU

  4. Kalça kırığı riskini değerlendirmede femur geometrik ölçümlerinin yeri

    The Importance of femoral geometrical measuraments toevaluate hip fracture risk

    HAVVA TALAY ÇALIŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyonİstanbul Üniversitesi

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MERİH ERYAVUZ

  5. Geriatrik yaş grubunda kemik korteks kalınlığının proksimal femur kırık riski üzerine etkisinin değerlendirilmesi

    Assessment of the effect of bone cortex thickness on the risk of proximal femoral fracture in the geriatric population

    ALPEREN KAAN YAMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Ortopedi ve TravmatolojiUfuk Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAKAN ÖMEROĞLU