Göksu Deltası'nın ekolojik riski ve eko-anarşizm yönüyle değerlendirilmesi
Ecological risk assessment of the Göksu Delta from an eco-anarchist perspective
- Tez No: 1019888
- Danışmanlar: PROF. DR. MÜCAHİT COŞKUN
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Coğrafya, Geography
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Karabük Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Coğrafya Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Göksu Deltası, sahip olduğu zengin biyoçeşitlilik, endemik türler, sulak alan habitatları ve uluslararası koruma statüleri nedeniyle Akdeniz Havzası'nın en önemli ekosistemlerinden biridir. Bununla birlikte, son yıllarda artan tarımsal faaliyetler, yerleşim ve turizm baskısı, habitat parçalanması, su rejimindeki değişimler ve iklim değişikliğinin etkileri delta ekosistemi üzerinde önemli çevresel baskılar oluşturmaktadır. Bu araştırmanın amacı, Göksu Deltası'nda ekolojik risk oluşturan doğal ve antropojenik faktörleri belirlemek, bu faktörlerin mekânsal dağılımını ortaya koymak ve elde edilen bulguları eko-anarşist yaklaşım çerçevesinde değerlendirmektir. Araştırmada Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Uzaktan Algılama (UA) teknikleri birlikte kullanılarak delta ekosisteminin zamansal ve mekânsal değişimi analiz edilmiştir. Arazi örtüsü ve arazi kullanım değişimleri CORINE verileri aracılığıyla belirlenmiş, sulak alanlardaki değişimler NDWI ve MNDWI indeksleri kullanılarak ortaya konulmuştur. Kuraklık riski Standartlaştırılmış Vejetasyon İndeksi (SVI) ile değerlendirilirken, taşkın ve yangın riskleri çok ölçütlü karar verme yöntemlerinden Best-Worst Method (BWM) ile ağırlıklandırılmıştır. Habitat parçalanması, tarımsal baskı, yerleşim etkisi ve doğal tehlikeler gibi risk faktörleri Ağırlıklı Bindirme (Weighted Overlay) yöntemi ile bütünleştirilerek Göksu Deltası'nın ekolojik risk haritası üretilmiştir. Ayrıca SWOT analizi yardımıyla alanın güçlü ve zayıf yönleri ile karşı karşıya bulunduğu fırsat ve tehditler değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçları, Göksu Deltası'nda özellikle sulak alanlar, kıyı kumulları, sazlıklar ve yüksek ekolojik değere sahip habitatların doğal ve antropojenik baskılar nedeniyle artan risk altında olduğunu göstermektedir. Tarımsal genişleme, habitat kaybı, kuraklık, yangın riski ve insan faaliyetlerinin yoğunlaştığı alanlarda ekolojik kırılganlığın yükseldiği belirlenmiştir. Elde edilen mekânsal analizler, koruma önceliği taşıyan alanların belirlenmesine ve sürdürülebilir çevre yönetimi stratejilerinin geliştirilmesine yönelik önemli veriler sunmuştur. Çalışmanın özgün yönü, ekolojik risk değerlendirmesini yalnızca biyofiziksel süreçlerle sınırlı tutmayarak insan-doğa ilişkilerini politik ekoloji ve eko-anarşizm perspektifinden ele almasıdır. Bu kapsamda Göksu Deltası, yalnızca çevresel tehditlere maruz kalan bir sulak alan olarak değil; aynı zamanda doğal kaynakların kullanımı, yönetim biçimleri, koruma politikaları ve iktidar ilişkilerinin mekânda somutlaştığı bir ekolojik mücadele alanı olarak değerlendirilmiştir. Araştırma, doğal ve antropojenik riskleri bütüncül bir yaklaşımla analiz ederek eko-anarşist düşüncenin çevresel planlama ve koruma politikalarına sağlayabileceği katkıları ortaya koymakta; sürdürülebilir, katılımcı ve ekosistem temelli yönetim anlayışının gerekliliğini vurgulamaktadır. Bu yönüyle çalışma, Türkiye'de sulak alanların ekolojik risk analizini eleştirel çevre kuramlarıyla bütünleştiren özgün ve disiplinler arası bir model sunmaktadır.
Özet (Çeviri)
The Göksu Delta is one of the most significant ecosystems in the Mediterranean Basin due to its rich biodiversity, endemic species, wetland habitats, and international conservation status. However, increasing agricultural activities, settlement and tourism pressures, habitat fragmentation, alterations in hydrological regimes, and the impacts of climate change have created substantial environmental pressures on the delta ecosystem. The aim of this study is to identify the natural and anthropogenic factors that generate ecological risks in the Göksu Delta, to reveal their spatial distribution, and to evaluate the findings within the framework of an eco-anarchist perspective. In this study, Geographic Information Systems (GIS) and Remote Sensing (RS) techniques were integrated to analyze the temporal and spatial dynamics of the delta ecosystem. Land cover and land use changes were determined using CORINE data, while wetland dynamics were assessed through the Normalized Difference Water Index (NDWI) and Modified Normalized Difference Water Index (MNDWI). Drought risk was evaluated using the Standardized Vegetation Index (SVI), whereas flood and wildfire risks were weighted through the Best-Worst Method (BWM), a multi-criteria decision-making approach. Ecological risk factors, including habitat fragmentation, agricultural pressure, settlement impacts, and natural hazards, were integrated using the Weighted Overlay method to produce an ecological risk map of the Göksu Delta. In addition, a SWOT analysis was conducted to assess the strengths and weaknesses of the area, as well as the opportunities and threats it faces. The results indicate that wetlands, coastal dunes, reed beds, and habitats of high ecological value in the Göksu Delta are increasingly threatened by both natural and anthropogenic pressures. Agricultural expansion, habitat loss, drought, wildfire risk, and concentrated human activities were identified as the primary drivers increasing ecological vulnerability in the region. The spatial analyses provided valuable insights for identifying priority conservation areas and developing sustainable environmental management strategies. The originality of this study lies in its examination of ecological risk beyond biophysical processes by incorporating human–nature relationships through the perspectives of political ecology and eco-anarchism. Within this framework, the Göksu Delta is considered not only as a wetland exposed to environmental threats but also as an ecological arena where natural resource use, management practices, conservation policies, and power relations are spatially manifested. By adopting a holistic approach to the analysis of natural and anthropogenic risks, the study highlights the potential contributions of eco-anarchist thought to environmental planning and conservation policies, while emphasizing the necessity of sustainable, participatory, and ecosystem based management approaches. In this respect, the research offers an original and interdisciplinary model that integrates ecological risk assessment of wetlands with critical environmental theories in Türkiye.
Benzer Tezler
- Potential implications of sea-level rise in Türkiye and its vicinity
Türkiye ve çevresinde deniz seviyesi yükselmesinin olası etkileri
EBRU ALABAY
Yüksek Lisans
İngilizce
2022
Deniz Bilimleriİstanbul Teknik Üniversitesiİklim ve Deniz Bilimleri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET KARACA
DR. METİN BAYKARA
- Meniere hastalığında endolenfatik kese cerrahisi
Endolymphatic sac surgery in meniere's disease
NEBİL GÖKSU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Kulak Burun ve BoğazGazi ÜniversitesiKulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı
PROF.DR. NECMETTİN AKYILDIZ
- A Study on compost production possibilities from solid waste of the city of Bursa
Başlık çevirisi yok
RİFAT GÖKSU
Yüksek Lisans
İngilizce
1987
Çevre MühendisliğiOrta Doğu Teknik ÜniversitesiÇevre Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SELÇUK SOYUPAK
- Atatürk barajı sağ sahil dolomitik kireçtaşlarının karst hidrojeolojisi
Başlık çevirisi yok
CELAL OĞUZ ESEN
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Jeoloji Mühendisliğiİstanbul ÜniversitesiJeoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. S. OKAY EROSKAY