Maraş biberi (baharatlık kırmızıbiber) ekim alanlarında zararlı yeşilkurt ((helicoverpa armigera (hübner) (lepidoptera: noctuidae) ve thrips (thysanoptera: thripidae) türlerinin popülasyon takibi ve mücadelesinde bazı doğal biyoinsektisitlerin etkinliğinin araştırılması
Investigation of population monitoring and the effectiveness of certain natural bioinsecticides in the control of the cotton bollworm (helicoverpa armigera (hübner) (lepidoptera: noctuidae)) and thrips species (thysanoptera: thripidae) in maras pepper (red chilli pepper) cultivation areas
- Tez No: 1018927
- Danışmanlar: PROF. DR. ALİ ARDA IŞIKBER
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Ziraat, Agriculture
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
- Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Bitki Koruma Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Entomoloji Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışma, Kahramanmaraş ve Gaziantep illerinde Maraş biberi (Capsicum annuum L.) üretim alanlarında önemli zararlılar olan Frankliniella occidentalis (Pergande, 1895) ve Helicoverpa armigera (Hübner, 1808)'nın popülasyon dinamikleri, doğal düşman kompleksleri ile farklı biyoinsektisitlerin (diatom toprağı, kaolin, azadirachtin, Beauveria bassiana (Bals.-Criv.) Vuill., 1912 ve spinosad) ve şahit insektisit spinetoramın etkinliklerinin belirlenmesi amacıyla 2022–2025 yılları arasında laboratuvar ve arazi koşullarında yürütülmüştür. Arazi sürveyleri kapsamında zararlı ve predatör popülasyonlarının mevsimsel değişimleri izlenmiş; ayrıca biyoinsektisitlerin F. occidentalis larva ve erginlerine karşı etkinlikleri, doğal düşmanlara yan etkileri ve Maraş biberindeki fitotoksik etkileri değerlendirilmiştir. Arazi örnekleme sonuçlarında thrips tür kompozisyonunun büyük ölçüde F. occidentalis tarafından domine edildiği (%99.30), diğer thrips türlerinin ise oldukça düşük oranlarda bulunduğu belirlenmiştir. F. occidentalis popülasyonları üretim sezonu boyunca genel olarak ekonomik zarar eşiğinin (10 birey/yaprak ve 3 birey/çiçek) altında seyretmiş, yalnızca 2023 yılında Türkoğlu lokasyonunda çiçek popülasyonu kısa süreli olarak ekonomik zarar eşiğini aşmıştır. Buna karşılık H. armigera popülasyonları belirgin mevsimsel değişim göstermiş, popülasyon yoğunluğu Temmuz sonu–Ağustos döneminde artarak özellikle Nurdağı, Merkez ve Pazarcık lokasyonlarında ekonomik zarar eşiğinin (%5 bulaşıklık) üzerine çıkmış; en yüksek bulaşıklık oranı Nurdağı'nda 2022 ve 2023 yıllarında sırasıyla %20.42 ve %20.83 olarak belirlenmiştir. Feromon tuzak verileri de ergin popülasyon yoğunluğunun aynı dönemde en yüksek seviyeye ulaştığını göstermiştir. Doğal düşman faunasında baskın predatör türlerin Hippodamia variegata (Goeze, 1777), Orius niger (Wolff, 1811), Chrysoperla carnea (Stephens, 1836) ve Aeolothrips fasciatus (Linnaeus, 1758) olduğu belirlenmiştir. Predatör popülasyonları sezon boyunca düşük ancak dalgalı bir seyir izlemiş ve zararlı popülasyonlarının arttığı dönemlerde yoğunluklarında artış gözlenmiştir. Bununla birlikte, doğal düşmanların zararlı popülasyonlarının baskılanmasına katkı sağladığı, ancak ekonomik zarar oluşturan dönemlerde tek başına yeterli kontrol sağlayamadığı belirlenmiştir. Laboratuvar biyolojik etkinlik denemelerinde spinosad ve şahit insektisit spinetoramın F. occidentalis larva ve erginlerine karşı en hızlı etkiyi gösterdiği, diatom toprağı ve kaolinin üçüncü günde yüksek biyolojik etkinliğe ulaştığı, neem uygulamalarının gecikmeli etki sergilediği ve B. bassiana'nın diğer uygulamalara göre daha yavaş etki göstermesine rağmen değerlendirme sonunda yüksek biyolojik etkinlik sağladığı belirlenmiştir. Genel olarak tüm biyoinsektisit uygulamaları üçüncü ve dördüncü gün sonunda F. occidentalis larva ve erginlerinde %100 ölüm oluşturmuştur. Arazi koşullarında yürütülen biyolojik etkinlik denemelerinde, uygulamadan sonraki ilk günde en yüksek etkinlik spinosad (%74) uygulamasında belirlenmiş, bunu spinetoram (%49) ve %6 diatom toprağı (%44) uygulamaları izlemiştir. Üçüncü günde spinosad en yüksek etkinliğini korurken, %6 diatom toprağı uygulaması spinetoram ile benzer düzeyde biyolojik etkinlik göstermiştir. Yedinci ve onuncu gün değerlendirmelerinde %6 diatom toprağı sırasıyla yaklaşık %72 ve %70 etkinlik ile en başarılı uygulama olmuş, on dördüncü günde de yaklaşık %57 etkinlik sağlayarak en yüksek kalıcılığı göstermiştir. Kaolin uygulamaları deneme süresince orta düzeyde ve istikrarlı bir biyolojik etki oluştururken, neem uygulamaları orta düzeyde etkinlik göstermiştir. Buna karşılık B. bassiana uygulamaları tüm değerlendirme dönemlerinde en düşük biyolojik etkinliği göstermiştir. Arazi koşullarında biyoinsektisitlerin doğal düşmanlar üzerindeki yan etkileri değerlendirildiğinde, uygulamaların etkisinin predatör türüne bağlı olarak değiştiği belirlenmiştir. Orius spp. üzerinde diatom toprağı, neem ve B. bassiana uygulamalarında yan etki oranları çoğunlukla %0–30 düzeyinde gerçekleşerek IOBC sınıflandırmasına göre zararsız sınıfta yer alırken, spinosad ve spinetoram bazı dönemlerde orta derecede zararlı sınıfında değerlendirilmiştir. Aeolothrips spp. üzerinde B. bassiana en düşük yan etkiyi gösterirken, spinetoram ve kaolin uygulamaları ilerleyen dönemlerde %50'nin üzerinde yan etki oluşturarak zararlı sınıfına girmiştir. Chrysoperla carnea larvalarında ise özellikle spinosad, spinetoram, diatom toprağı ve kaolin uygulamalarında yan etki oranları %85–100'e ulaşmış ve zararlı veya çok zararlı olarak değerlendirilmiştir. Fitotoksisite değerlendirmeleri sonucunda, çalışmada kullanılan tüm biyoinsektisitlerin biber bitkisinde herhangi bir fitotoksik etki oluşturmadığı belirlenmiştir. Ayrıca verim açısından değerlendirildiğinde, uygulamalar arasında genel olarak istatistiksel fark bulunmazken (P > 0.05), neem uygulamasında elde edilen verimin bazı uygulamalardan daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, bu çalışma Maraş biberi agroekosisteminde F. occidentalis ve H. armigera popülasyonlarının mevsimsel değişimlerini, doğal düşman kompleksinin yapısını ve farklı biyoinsektisitlerin etkinliklerini bütüncül bir yaklaşımla ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular, biyoinsektisitlerin etki hızları, kalıcılıkları ve doğal düşmanlara olan seçiciliklerinin birbirinden farklı olduğunu göstermiştir. Spinosad ve spinetoram kısa sürede yüksek biyolojik etkinlik sağlarken, diatom toprağı açık alan koşullarında daha uzun süreli ve kalıcı bir kontrol oluşturmuş; neem ve B. bassiana ise doğal düşmanlarla daha uyumlu ve entegre zararlı yönetimi programlarında değerlendirilebilecek önemli alternatifler olarak belirlenmiştir. Çalışma sonuçları, Maraş biberi üretiminde zararlı yönetiminin yalnızca kimyasal mücadeleye dayandırılmaması gerektiğini; düzenli popülasyon izleme, ekonomik zarar eşiğinin dikkate alınması, doğal düşmanların korunması ve farklı etki mekanizmalarına sahip biyoinsektisitlerin rotasyonlu kullanımını esas alan entegre zararlı yönetimi stratejilerinin benimsenmesinin daha sürdürülebilir ve çevre dostu bir üretim modeli sağlayacağını ortaya koymuştur.
Özet (Çeviri)
This study was conducted under laboratory and field conditions between 2022 and 2025 to investigate the population dynamics and natural enemy complex of the major insect pests, Frankliniella occidentalis (Pergande, 1895) and Helicoverpa armigera (Hübner, 1808), in Maraş pepper (Capsicum annuum L.) production areas in Kahramanmaraş and Gaziantep provinces, and to evaluate the efficacy of different bioinsecticides (diatomaceous earth, kaolin, azadirachtin, Beauveria bassiana (Bals.-Criv.) Vuill., 1912, and spinosad) in comparison with the reference insecticide spinetoram. Field surveys were carried out to monitor the seasonal population dynamics of pest and predator species. In addition, the efficacy of the tested bioinsecticides against larval and adult stages of F. occidentalis, their side effects on natural enemies, and their phytotoxic effects on Maraş pepper plants were evaluated. Field survey results revealed that the thrips species composition was overwhelmingly dominated by F. occidentalis (99.30%), whereas all other thrips species occurred at very low frequencies. Throughout the production season, F. occidentalis populations generally remained below the economic threshold level (10 individuals per leaf and 3 individuals per flower), exceeding the threshold only temporarily in flowers at the Türkoğlu location during the 2023 growing season. In contrast, H. armigera populations exhibited pronounced seasonal fluctuations, with infestation levels increasing from late July to August and exceeding the economic threshold (5% infestation) particularly in the Nurdağı, Merkez, and Pazarcık locations. The highest infestation rates were recorded in Nurdağı, reaching 20.42% and 20.83% in 2022 and 2023, respectively. Pheromone trap data likewise demonstrated that adult moth populations reached their highest densities during the same period. The dominant predator species identified within the natural enemy complex were Hippodamia variegata (Goeze, 1777), Orius niger (Wolff, 1811), Chrysoperla carnea (Stephens, 1836), and Aeolothrips fasciatus (Linnaeus, 1758). Predator populations remained relatively low but fluctuated throughout the season, with population increases generally corresponding to periods of elevated pest abundance. Although natural enemies contributed to pest suppression, they were insufficient to provide effective control when pest populations exceeded economic threshold levels. Laboratory bioassays demonstrated that spinosad and the reference insecticide spinetoram produced the fastest mortality against both larval and adult stages of F. occidentalis. Diatomaceous earth and kaolin achieved high biological efficacy by the third day after treatment, whereas azadirachtin exhibited a delayed insecticidal effect. Although B. bassiana acted more slowly than the other treatments, it ultimately provided high biological efficacy by the end of the evaluation period. Overall, all bioinsecticide treatments resulted in 100% mortality of both larval and adult F. occidentalis by the third or fourth day after application. Under field conditions, spinosad exhibited the highest efficacy one day after application (74%), followed by spinetoram (49%) and 6% diatomaceous earth (44%). By the third day, spinosad maintained the highest efficacy, whereas the 6% diatomaceous earth treatment achieved biological efficacy comparable to that of spinetoram. Evaluations conducted on the seventh and tenth days indicated that 6% diatomaceous earth was the most effective treatment, providing approximately 72% and 70% efficacy, respectively. Furthermore, it maintained the greatest residual activity, with approximately 57% efficacy remaining on the fourteenth day after application. Kaolin treatments provided moderate but consistent levels of biological efficacy throughout the experimental period, while azadirachtin showed intermediate effectiveness. In contrast, B. bassiana consistently exhibited the lowest biological efficacy across all evaluation periods. Evaluation of the side effects of bioinsecticides on natural enemies under field conditions demonstrated that treatment effects varied among predator species. On Orius spp., diatomaceous earth, azadirachtin, and B. bassiana generally produced side-effect rates of 0–30%, corresponding to the harmless category according to the International Organisation for Biological Control (IOBC) classification, whereas spinosad and spinetoram were classified as moderately harmful during certain evaluation periods. For Aeolothrips spp., B. bassiana caused the lowest adverse effects, whereas spinetoram and kaolin exceeded 50% side effects during later evaluations and were consequently classified as harmful. In C. carnea larvae, however, spinosad, spinetoram, diatomaceous earth, and kaolin produced side-effect rates ranging from 85% to 100% and were therefore classified as harmful or highly harmful. Phytotoxicity assessments indicated that none of the tested bioinsecticides caused any phytotoxic symptoms on pepper plants. Yield evaluations revealed no statistically significant differences among treatments (P > 0.05), although azadirachtin produced higher yields than several other treatments. In conclusion, this study comprehensively characterized the seasonal population dynamics of F. occidentalis and H. armigera, the structure of the natural enemy complex, and the efficacy of different bioinsecticides within the Maraş pepper agroecosystem. The results demonstrated clear differences among bioinsecticides regarding speed of action, persistence, and selectivity toward natural enemies. While spinosad and spinetoram provided rapid and highly effective control, diatomaceous earth exhibited superior residual efficacy under open-field conditions. Azadirachtin and B. bassiana showed greater compatibility with natural enemies and therefore represent promising alternatives for incorporation into integrated pest management (IPM) programs. Overall, the findings indicate that pest management in Maraş pepper production should not rely exclusively on chemical control but should instead emphasize regular population monitoring, application of economic threshold levels, conservation of natural enemies, and rotational use of bioinsecticides with different modes of action. Adoption of these integrated pest management strategies is expected to provide a more sustainable and environmentally friendly production system.
Benzer Tezler
- Kırmızı pul biberlerde mikoflara ve aflatoksin oluşumuna bölgenin etkisi
Başlık çevirisi yok
ÖZLEM C. ERMİŞ
Yüksek Lisans
Türkçe
1998
Gıda Mühendisliğiİstanbul Teknik ÜniversitesiGıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. DİLEK HEPERKAN
- Baharatlık kırmızıbiberin (Maraş biberi) üretim maliyeti ve pazarlanması: Gaziantep ili örneği
Production cost and markating of spice red pepper (Maraş pepper) a case of Gaziantep province
ELİFE YAVUZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2022
EkonomiAtatürk ÜniversitesiTarım Ekonomisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. VEDAT DAĞDEMİR
- Taze, kurutulmuş Maraş kırmızı biberi ve isot baharatının uçucu bileşik ve aroma profilinin belirlenmesi
Determination of volatile and aroma active compounds of fresh, dried Maraş red pepper (Capsicum annum L.) and isot spice
VURAL TARLA
Yüksek Lisans
Türkçe
2011
Gıda MühendisliğiMustafa Kemal ÜniversitesiGıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YAHYA KEMAL AVŞAR
- Kırmızıbiberden isot yapım aşamalarının aflatoksin parçalanması üzerine etkisinin araştırılması
Researching the effect of isot making process from red pepper on aflatoxin degradation
TARIK YÖRÜKOĞLU
Doktora
Türkçe
2016
Gıda MühendisliğiKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiGıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. KENAN SİNAN DAYISOYLU
- Katı faz mikroekstraksiyon ve yüksek vakum distilasyon teknikleri kullanılarak geleneksel yöntemle kurutulmuş ve endüstriyel olarak işlenmiş isot baharatında aroma bileşenlerinin belirlenmesi
Determination of volatile and aroma active compounds of isot spice using different extraction techniques (High vacuum distillation or solidphase microextraction)
FATMA ZEHRA KİPER
Yüksek Lisans
Türkçe
2015
Gıda MühendisliğiMustafa Kemal ÜniversitesiGıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YAHYA KEMAL AVŞAR