Fıkhın teşekkül sürecinde Ebû Hanîfe'nin Emevî siyâseti karşısındaki tutumu
Abu Hanifa's attitude towards Umayyad politics in the process of the formation of fiqh
- Tez No: 1017547
- Danışmanlar: DOÇ. DR. İSA ATCI
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Din, Religion
- Anahtar Kelimeler: Ebu Hanife, Ehl-i Rey, Emeviler, Fıkıh, Hanefiler, Irak-Küfe, Siyaset, Ebu Hanife, Ehl-i Rey, Omayyads, Fıkh, Hanifies, Irak-Kufa, Politics
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Aksaray Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Temel İslam Bilimleri Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Emevî idaresinin merkezî otoriteyi güçlendirme yönündeki politikaları, özellikle kadılık kurumu ve fetva süreçleri aracılığıyla ilmî sahaya ve ulemâya nüfuz etme teşebbüslerini beraberinde getirmiştir. Bununla birlikte, söz konusu müdahaleci ortam, fıkhın siyasal iktidarın bir uzantısına dönüşmesini engelleyen eleştirel bir bilinç zemininin oluşmasına katkı sağlamıştır. Nitekim âlimler, dinî bilginin meşruiyet kaynağının siyasal otorite değil, nass ve sahîh ictihad esasları olduğunu vurgulayarak ilmî otoritenin sınırlarını daha belirgin hâle getirmişlerdir. Bu çalışmada, fıkhın teşekkül sürecinde Emevî siyâseti karşısında İslâm âlimleri ve özellikle Ebû Hanîfe'nin (ö. 150/767) tutumları ele alınmıştır. Özellikle Kûfe merkezli fıkıh çevreleri, ehl-i re'y ve ehl-i hadis ayrışmasının arka planı, şehirlerdeki ilmî yapılanmalar ve fukahânın siyâsal otorite karşısındaki konumu ayrıntılı biçimde ele alınmıştır. Bu bağlamda Ebû Hanîfe'nin re'y metodunu sistemleştirmesi, yönetime karşı bağımsız tavrı, siyâsal baskılara rağmen ilmî faaliyetlerine devam etmesi ve öğrencileri aracılığıyla düşüncesini kurumsallaştırması önemli bir yer tutmaktadır. Ebû Hanîfe'nin, Emevî siyâsetinin oluşturduğu baskıcı ortamda akılcı yaklaşımı, deliller arası denge arayışı ve adâlet merkezli tutumuyla dikkat çekmiş; bu özellikler mezhebin sonraki dönemlerde devlet hukukunun temel referansı hâline gelmesine zemin hazırlamıştır. Sonuç olarak çalışma, Emevî siyâsetinin fıkhı araçsallaştırma çabalarının olduğunu; ancak bu müdahaleci ortamın zamanla Ebû Hanîfe'nin metodolojik derinliğini, ilmî bağımsızlığını ve sistematik yapısını güçlendirdiğini ortaya koymaktadır. Bu yönüyle Emevîler Dönemi, hem siyâsî baskıların hem de ilmî canlılığın bir arada yaşandığı, mezheplerin şekillendiği kritik bir zaman dilimidir.
Özet (Çeviri)
The Umayyad administration's policies aimed at strengthening central authority entailed attempts to penetrate the scholarly sphere and the ulama (religious scholars), particularly through the institution of the qadi (judge) and fatwa processes. However, this climate of interventionism also fostered a critical consciousness that prevented fiqh (Islamic jurisprudence) from becoming a mere extension of political power. Indeed, scholars clarified the boundaries of scholarly authority by emphasizing that the source of legitimacy for religious knowledge lay not in political authority, but in the nass (scriptural texts) and the principles of sound ijtihad (independent legal reasoning). This study examines the stances of Islamic scholars and specifically Abu Hanifa (d. 150/767) towards Umayyad politics during the formative period of fiqh. It provides a detailed analysis of Kufa-based jurisprudential circles, the background of the ahl al-ra'y (proponents of rational reasoning) versus ahl al-hadith (proponents of tradition) divide, urban scholarly structures, and the position of jurists (fuqaha) regarding political authority. In this context, significant attention is given to Abu Hanifa's systematization of the ra'y method, his stance of independence from the ruling power, his persistence in scholarly activities despite political pressure, and the institutionalization of his thought through his students. Abu Hanifa distinguished himself through a rational approach, a quest for balance among evidentiary sources, and a justice-oriented attitude amidst the oppressive environment created by Umayyad politics; these characteristics laid the groundwork for his school of thought to become a fundamental reference for state law in later periods. Ultimately, the study highlights the Umayyad political efforts to instrumentalize fiqh; However, it reveals that this environment of interference ultimately strengthened Abu Hanifa's methodological depth, scholarly independence, and systematic structure. In this respect, the Umayyad era was a critical period characterized by the coexistence of political pressure and scholarly vitality during which the schools of thought took shape.
Benzer Tezler
- İran İslam Cumhuriyeti idari teşkilatında kamu hizmeti müesseselerinin yönetim sistemleri
Başlık çevirisi yok
MOHAMMAD ZAHEDİ ASL
Doktora
Türkçe
1988
Kamu Yönetimiİstanbul ÜniversitesiKamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. VAKUR VERSAN
- Türkiye'de reklamcılığın gelişimi ve bu gelişim içerisinde İzmir reklamcılığının yeri
Başlık çevirisi yok
F.BELMA GÜNERİ
- Yeni Türk edebiyatında edebi eser mukaddimeleri
Başlık çevirisi yok
YAŞAR ŞENLER
Doktora
Türkçe
1992
Türk Dili ve Edebiyatıİstanbul ÜniversitesiTürk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BİROL EMİL