Geri Dön

Osmanlı Devleti'nin Yenileşme Dönemi'nde dil eğitimi

Language education in the Reformation Period of the Ottoman State

  1. Tez No: 1016769
  2. Yazar: BEKİR KARACA
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ZAFER YILDIRIM
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Tarih, History
  6. Anahtar Kelimeler: Osmanlı Devleti, Türk eğitim tarihi, Türkçe eğitimi, Yenileşme Dönemi, Ottoman State, Turkish education history, Turkish education, Innovation Period
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Necmettin Erbakan Üniversitesi
  10. Enstitü: Eğitim Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Tarih Eğitimi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Yenileşme Dönemi'nin Osmanlı Devleti'nin XVIII. asırdaki ıslahatlarıyla başladığı düşünülmektedir. Yapılan araştırmada Yenileşme Dönemi öncesinde Klasik Dönem eğitim kurumları özelinde bir araştırma yapılarak çalışma sağlam temellere oturtulmuştur. Klasik Dönem eğitim kurumları olan medreseler, sıbyan mektepleri ve Enderun'da çeşitli alanlarda eğitimler verilmiştir. Medreselerin birçoğunda dini ilimler hâkimken bazı medreselerde ise tıp gibi mesleki eğitimler de verilmekteydi. Dil eğitimi özelinden incelendiğinde ise Türkçe dışında ağırlıklı olarak Arapça ve Farsça eğitimi görülmektedir. Sıbyan mektepleri ise daha çok temel eğitim düzeyinde olup okuma-yazma veya yalnızca Kur'an-ı Kerim öğretilen kurumlardı. Enderun mektebi diğer Klasik Dönem eğitim kurumlarından öğrenci tipi bakımından ayrılmaktadır. Zira devşirme diye tabir edilen ana dili farklı olan bireylerin eğitim gördüğü bu kurumda Türkçe öğretimi gerçekleştirilmiş olup resmî yazışma dili, Arapça ve Farsça öğretimi gerçekleşmekteydi. Klasik Dönem'in sona ermesiyle askerî alanda başlayan eğitim ıslahatlarında özellikle yabancı dil alanında değişimler XVIII. asırda görülmeye başlanmıştı. Mühendishaneler ile başlayan Fransız ekolü tesiri XIX. asırda sivil alana da yayılan eğitim yenileşmesiyle sivil alanda da kendisini göstermiştir. XIX. asrın sonlarına doğruysa Fransızcanın yanına birkaç Avrupa dili daha eklendiği görülmüştür. Arapça ve Farsçanın durumu ise Klasik Dönem'de olduğu gibi değildi. Özellikle Farsça etkisini yavaşça yitirirken İslam dininden dolayı Arapçanın yerini ve önemini koruduğu gözlemlenmiştir. Mekteb-i Maârif-i Adliyye, Mekteb-i Ulûm-ı Edebiyye ve rüştiye mekteplerine bakıldığında Osmanlı Devleti'nin memur ihtiyacını karşılamaya yönelik eğitim kurumları olarak şekillenmiştir. Rüştiye kanadıyla devam eden bu okul sonraları bir ortaöğretim kurumuna dönüşmüştür. Ancak rüştiye mektepleri temel ile yükseköğretim arasında bir köprü vazifesi gördüğünden özellikle dil eğitimi noktasında desteklenmiştir. Zira 1821 Mora İsyanı öncesinde Osmanlı Devleti'nin tercüme işlerini Fenerli Rumlar yapmaktaydı. Ancak 1821 Mora İsyanı neticesinde devlet eliyle Rumlardan bu vazife alınmış ve bir Tercüme Odası kurulmuştu. Tercüme Odası diplomasi ve özellikle bürokrat yetiştirme alanlarında yetersiz kalınca da farklı eğitim kurumları açılmıştı. Bu kurumlardan biri de rüştiyelerdi. Bundan dolayı dil eğitimi öncelenmişti. Rüştiye mekteplerinin yükseköğretime geçişte bir köprü olması ancak yeterli olmaması hasebiyle köprünün bir ayağını da güçlendirmek üzere idadî mektepleri açıldı. İdadi mekteplerinde de dil eğitimi rüştiyelerde olduğu gibi ana dil ve yabancı dil üzerinde şekillenmekteydi. İdadilerde de Fransızcanın öğretimi öncelenmekteydi. Meslek okullarında da durum farksızdı. Dârülmuallimîn ve Dârülmuallimât'ta da dil eğitimleri önemsenmişti. Özellikle Dârülmuallimât'ın açılmasıyla kadınların hem eğitim hem de meslek alanlarında etkinliği artmıştı. Ana dil ve özellikle de yabancı dil öğretimi Osmanlı Devleti tarafından önemsenmiş bir durumdu. Özellikle Fransızca eğitiminin görüldüğü Yenileşme Dönemi'nde Fransa ile ortaklaşa Galatasaray Mekteb-i Sultanîsi 1868 tarihinde kurulmuştu. Türkçe öğretimi de farklı bir boyuta evrilerek hakkında dil bilgisi kitapları yazılmıştı. Bu Türk eğitim tarihindeki birtakım ilkleri de beraberinde getiriyordu. Yapılan araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden tarihsel araştırma yöntemi kullanılmış olup salnâmeler ve arşiv belgeleri merkeze alınarak incelenmiştir

Özet (Çeviri)

The Reform Period is thought to have begun with the reforms of the Ottoman State in the 18th century. In the research conducted, the study was based on solid foundations by conducting research specifically on educational institutions of the Classical Period prior to the Reform Period. Education was provided in various fields at the educational institutions of the Classical Period, namely madrasas, primary schools, and Enderun. Religious sciences dominated in most madrasas, while some madrasas also provided vocational training, such as medicine. When examined specifically in terms of language education, it is seen that Arabic and Persian were taught predominantly, apart from Turkish. Sıbyan mektepleri, on the other hand, were more at the basic education level and were institutions where reading and writing or only the Qur'an were taught. The Enderun school differed from other Classical Period educational institutions in terms of the type of students it enrolled. In this institution, where individuals whose native language was different, referred to as devsirme, were educated, Turkish was taught, while Arabic and Persian were taught as the official languages of correspondence. With the end of the Classical Period, educational reforms began in the military sphere, and changes, particularly in the field of foreign languages, began to be seen in the 18th century. The French school of thought, which began with engineering schools, spread to the civilian sphere in the 19th century with educational reforms, making its presence felt in the civilian sphere as well. Towards the end of the 19th century, several other European languages were added to French. The status of Arabic and Persian, however, was not the same as it had been in the Classical Period. While Persian gradually lost its influence, Arabic retained its place and importance due to the Islamic religion. Looking at the Mekteb-i Maârif-i Adliyye, Mekteb-i Ulûm-ı Edebiyye, and rüştiye schools, they were shaped as educational institutions aimed at meeting the Ottoman State's need for civil servants. This school, which continued with the rüştiye wing, later became a secondary education institution. However, since rüştiye schools served as a bridge between primary and higher education, they were particularly supported in terms of language education. This was because, prior to the 1821 Greek War of Independence, the translation work of the Ottoman State was carried out by Greeks from Fener. However, as a result of the 1821 Greek War of Independence, this duty was taken over by the state from the Greeks, and a Translation Office was established. When the Translation Office proved inadequate in the fields of diplomacy and, in particular, bureaucratic training, different educational institutions were opened. One of these institutions was the rüştiye schools. For this reason, language education was prioritized. Rüştiye schools served as a bridge to higher education, but since this was insufficient, secondary schools were opened to strengthen one side of the bridge. Language education in secondary schools, as in rüştiye schools, focused on the native language and foreign languages, with priority given to the teaching of French. The situation was no different in vocational schools. Language education was also emphasized at Dârülmuallimîn and Dârülmuallimât. The opening of Dârülmuallimât, in particular, increased the participation of women in both education and professional fields. The teaching of the native language and especially foreign languages was a matter of importance to the Ottoman State. During the Period of Reform, when French education was prominent, there was even the Galatasaray Mekteb-i Sultanîsi, established jointly with France. Turkish language teaching also evolved into a different dimension, with grammar books being written about it. This brought with it a number of firsts in Turkish educational history. In the research conducted, the historical research method, one of the qualitative research methods, was used, and the study was centered on yearbooks and archival documents.

Benzer Tezler

  1. II. Meşrutiyet Dönemi sıbyan/iptidai ve rüştiye mekteplerinde ahlâk eğitim ve öğretimi

    Moral education in primary and secondary education during second Meşrutiyet

    MUHAMMED ALİ YAZIBAŞI

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    DinAnkara Üniversitesi

    Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RECAİ DOĞAN

  2. 1928-1938 yılları arası Harf Devrimi'nin Türk grafik tasarımına yansımaları

    Reflections of the Alphabet Revolution between the years of 1928-1938 onto the Turkish graphic design

    ÖZLEM UYAN

    Sanatta Yeterlik

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Güzel SanatlarDokuz Eylül Üniversitesi

    Grafik Ana Sanat Dalı

    DOÇ. FUAT AKDENİZLİ

  3. Bir Cumhuriyet promethesi Ekrem Akurgal hayatı ve çalışmaları

    A promethe of the Republic Ekrem Akrurgal's life and works

    ECENUR ALTINSOY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Türk İnkılap TarihiAnkara Üniversitesi

    Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NECDET AYSAL

  4. Antakya tarihi ticaret merkezi mekansal yapı değişim ve gelişim sürecinin kent ticaret merkezi planlamasına etkinliği

    The Effectiveness of spatial structural chance and development period of the historical trade center of Antakya in the urban trade planning

    NEVİN TURGUT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Şehircilik ve Bölge PlanlamaGazi Üniversitesi

    Şehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. NURCAN UYDAŞ

  5. Batı tesirine kadar Osmanlı mimarisinde estetik kriterler

    Başlık çevirisi yok

    LEYLA BAYDAR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    MimarlıkGazi Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HALUK KARAMAĞARALI