Özofagus atrezilerinde 2003-2007 yılları arasındaki klinik tecrübelerimiz
Our clinical experience in esophageal atresia between 2003-2007
- Tez No: 1015310
- Danışmanlar: PROF. DR. AYŞE KARAMAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Cerrahisi, Pediatric Surgery
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2007
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: Ankara Dr. Sami Ulus Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Özofagus atrezisi çocuk cerrahi kliniklerinde sık karşılaşılan, hayatı tehdit edici özofagus anomalilerinden biridir. Tıbbi bakım ve cerrahi tedavideki gelişmelerle özofagus atrezisinde yaşam oranı her geçen yıl artmaktadır. Çalışmamızda özofagus atrezisinde erken tanı ve bir çocuk cerrahi merkezine en kısa sürede sevkinin önemi, ek anomalilerin saptanması, bunların kliniğe etkilerinin değerlendirilmesi, morbidite ve mortaliteyi arttıran nedenler, bunları önlemeye yönelik yapılabilecek girişimlerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada 2003–2007 yılları arasında Dr. Sami Ulus Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Cerrahisi Kliniği'ne özofagus atrezisi tanısıyla yatırılarak tedavisi yapılan hastalar değerlendirmeye alınmıştır. Hastalarda gestasyonel yaş, doğum kilosu, cinsiyet, özgeçmişleri, soygeçmişleri, hastaneye başvurma yaşları, yakınmaları, genel durumları, prognostik sınıflaması, atrezinin tipi, mevcut ek anomaliler, yapılan ameliyatlar, sonuçları ve poliklinik takipleri incelendi. Elde edilen verileri değerlendirilmek için Fisher'in kesin ki-kare testi ve Mann-Whitney-U testi kullanıldı. Bu dönemde kliniğimize başvuran 41 özofagus atrezili hastanın 24 tanesi erkek, 17 tanesi kızdı. Hastaların 11 tanesi (%29,7) üç gün ve üzeri bir zamanda kliniğimize başvurmuştu. En sık rastlanan tip %85,4 oranında proksimal özofagus atrezisi ve distal trakeoözofageal fistüldü, bunu izole trakeoözofageal fistül ve izole özofagus atrezisi takip ediyordu. Ek anomali oranı %60,97 olarak bulundu. Hastalarımızın 3 tanesi ameliyat edilemeden, 4 tanesi ameliyat edildikten sonra serviste takipleri sırasında, 4 tanesi de poliklinik takipleri sırasında kaybedilmiştir. Yaşam oranımız Waterston sınıflamasına göre A risk grubunda %93,33, B risk grubunda %100, C risk grubunda %53,84'tür. Spitz sınıflamasına göre grup I'de %92,3, grup II'de %90, grup III'de %50'dir. Verilerimiz literatür ile uyumlu olarak bulundu. Yaşayan 30 hastadan 26'sının poliklinik takipleri yapılmıştır. Hastaların poliklinik takipleri sırasında yutma sorunu ve tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonu temel şikayetleri oluşturmaktadır. Bu şikayetleri olan hastaların çoğunda anastomoz darlığı ve gastroözofageal reflü tespit edilmiştir. Sonuç olarak; erken tanı ve transfer, aspirasyona bağlı respiratuvar komplikasyonların azalmasını, daha erken dönemde cerrahi tedavinin uygulanabilmesini ve hayatta kalım oranının artmasını sağlar. Özofagus atrezili bir hastada major anomalilerin, özelliklede kardiyovasküler anomalilerin bulunması, mortalite gelişiminde önemli rol oynamaktadır. Anastomoz uygulanan hastalarda ventilatör tedavisi ile komplikasyon gelişimi azalmaktadır. Ayrıca taburcu olduktan sonraki dönemde de hastaların yakın takip edilmeleri ve ailelerin bilgilendirilmesi ile geç dönem komplikasyonların erken tanı ve tedavileri mümkün olmaktadır. Böylece özofagus atrezili hastalarda yaşam oranı ve hayat kalitesini arttırmak mümkün olacaktır.
Özet (Çeviri)
Atresia of the esophagus is a life threatening, common disease of the paediatic surgery practice. With the advances in medical care and surgical treatment the survival rates improve significantly. In this study our objectives are to underline the importance of immediate diagnosis and referral to surgery, evaluating the diagnosis and clinical effects of the additional anomalies, and determination and prevention of the conditions that raise the morbidity and mortality. The patients which have been hospitalised and treated with the diagnosis of eosophagus atresia in Dr Sami Ulus Children Hospital between the years 2003-2007 are recruited in the study. We evaluated the gestational age, birth weight, gender, and medical history, age at the time of admittance, complaints, general appearance, prognostic classification, type of the atresia, additional anomalies, and type of the surgical procedure, clinical results and out-patient follow-ups. The resultant data were evaluated with the absolute ki-square test of Fisher and Mann-Whitney-U test. Of these 41 patients with esophagus atresia 24 were male and 17 were female. Of these 41 patients 11 were 3 or more days of age at the admittance. The most common type was proximal atresia of the esophagus with distal fistula between trachea and the esophagus (%85.4), followed by isolated fistula between trachea and the esophagus, and isolated atresia of the esofagus. The rate of the additional anomalies was % 60.97. The 3 patients died without the chance of surgery, 4 died after surgery, and 4 died during the Out-patient follow-up. The survival rates according to Waterston classification were %93.33 for the class-A risk group, %100 for class-B risk group, and % 53.84 risk groups. According to Spitz classification were %92.3 for class-A risk group, %90 for class-B and %50 for class-C. Our data's were found to be consistent with the literature. Of the 30 patients survived, 26 were followed-up in the out-patient settings. During the follow-up major complaints were swallowing difficulty and recurrent infections of the respiratory system. In most of the patients with these complaints the narrowing at the anastomosis level and gastroesophageal reflux was determined. In conclusion immediate diagnosis and referral to surgery, makes possible to prevent the respiration problems due to aspiration, the early surgical intervention, and improves the survival rates. Additional anomalies, especially the anomalies of the heart, have a significant effect on mortality of the patents with the atresia of the esophagus. The complication rates can be lowered with the mechanical ventilation treatment in patients treated with anastomosis procedure. Also the education of the parents and close follow-up regimen makes possible to recognize and to treat the late complications earlier.
Benzer Tezler
- Karaciğer ve pankreas hastalıklarında 5' nükleotidaz ve diğer bazı enzimlerin serumdaki aktivite seviyelerinin tayini
Başlık çevirisi yok
VELİYE GÜRSEL
- Behçetli hastalarda gastrointestinal sistem tutulumu üzerine prospektif bir çalışma
Başlık çevirisi yok
ŞEREF EREN
- Özofagus ve kardia kanserlerinde uygulanan palyatif cerrahi yöntemlerden özofagastrostominin önemi
Başlık çevirisi yok
CEMİL ORTAMEVZİ
- Özefagus kanserlerinin cerrahi tedavisinde transtorasik ve transhiatal özefajektamilerin yeri ve transhiatal tekniğin üstünlükleri
Başlık çevirisi yok
FAHRETTİN ÖZKAN