Geri Dön

Kritik hastalarda hiperkapni ile akut böbrek hasarı gelişimi arasındaki ilişki

Relationship between hypercapnia and development of acute kidney injury in critically ill patients

  1. Tez No: 1013929
  2. Yazar: BURAK ŞAHİN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. NERİMAN DEFNE ALTINTAŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Hiperkapni, karbondioksit, yoğun bakım ünitesi, akut böbrek hasarı, mekanik ventilasyon, Hypercapnia, carbon dioxide, intensive care unit, acut kidney injury, mechanical ventilation
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Hiperkapninin mortalite üzerine olumsuz etkisi bilinmektedir. Ancak bunun mekanizması açık değildir. Olası mekanizmalar arasında hemodinamik instabilitenin gelişmesi, immün sistem üzerine olası yan etkiler yanı sıra böbrek fonksiyonları üzerine olumsuz etkilerinin de bir neden olabileceği tartışılmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı; üçüncü basamak yoğun bakım ünitesinde yatan kritik hastalarda hiperkapninin akut böbrek hasarı (ABH) gelişimine etkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu tek merkezli gözlemsel prospektif çalışma, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Yoğun Bakım Ünitesinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma 01.02.2025- 31.12.2025 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Çalışma sürecinde evre 4-5 kronik böbrek hastalığı ve 18 yaş altı olan hastalar ve/veya yoğun bakım ünitesinde 24 saatten kısa süre yatışı olan hastalar çalışma dışı bırakıldı. Çalışmaya dahil edilen hastaların demografik özellikleri, yatış ve takip laboratuvar değerleri, yoğun bakım ünitesindeki klinik seyirleri, yatış süreleri ve klinik sonlanımları kaydedildi. Ayrıca hastalar yoğun bakım yatışlarının ilk haftasında ABH gelişimi açısından takip edildi. ABH gelişimi KDIGO kriterleri ile değerlendirildi. Hastalar yatış anındaki arteryel kan karbondioksit düzeyine göre hipo-normokapnik (PaCO2≤45 mm Hg) ve hiperkapnik (PaCO2>45 mm Hg) olarak iki gruba ayrıldı. Gruplar böbrek hasarı gelişimi açısından karşılaştırıldı; ABH için risk faktörleri değerlendirildi. İkincil olarak gruplar yatış süresi ve mortalite açısından karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışma süresince toplam 71 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Tüm hastaların yaş medyan değeri 77 [64-85] olup, hiperkapnik grupta medyan yaş 80 [70-85] yıl ve hipo-normokapnik grupta medyan yaş 70,5 [59-84] yıl gözlenmiş olup gruplar arası yaş dağılımı açısından anlamlı bir fark bulunmamaktadır (p=0,077). Tüm hastaların %56,3'ü kadın olup cinsiyet dağılımına göre gruplar değerlendirildiğinde istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p=0,195). Hastaların yoğun bakıma primer yatış endikasyonları değerlendirildiğinde şok varlığı hipo-normokapni grubunda, akut solunum yetmezliği ise hiperkapnik grupta anlamlı olarak daha sık olarak gözlenmiştir (sırasıyla, %42,9 vs %0 ve %93,1 vs %35,7; her ikisi için de p<0,001). Tüm hastaların %69'unda (n=49) ilk 7 günde ABH gelişmiştir. Gruplara göre değerlendirildiğinde hiperkapni olan grupta %75,9 (n=22), hipo-normokapni grubunda %64,3 (n=27) ABH saptanmıştır. Gruplar arasında istatistiksel anlamlı fark saptanmamıştır (p=0,300). Lojistik regresyon analizinde ardışık organ yetmezliği değerlendirme skoru (SOFA), bazal kreatinin >0,8 olması, furosemid kullanımı ve düşük hemoglobin düzeyi bağımsız risk faktörleri olarak ABH gelişimi için istatistiksel açıdan anlamlı olarak saptanmıştır (sırasıyla p=0,019, OR=1,27, %95 GA (1,04-1,54); p=0,003, OR=0,78, %95 GA (0,66-0,92); p=0,018, OR=6,73, %95 GA (1,39-32,52) ve p=0,016, OR=4,77, %95 GA (1,33-17,04)). Aynı analizde hiperkapni ve sepsis değişkenleri anlamlı bulunmamış geriye dönük eleme yöntemi (backward stepwise) ile modelden çıkarılmıştır. Yoğun bakım yatış süresi hiperkapnik olan grupta medyan 14,5 [8-23] gün, hipo-normokapnik olan grupta medyan 7 [4-12] gündür. Hiperkapnik grupta yoğun bakım yatış süresi anlamlı olarak daha uzundur (p=0,008). Mortalite, 28.gün kreatinin ve renal replasman tedavisi (RRT) gereksinimi açısından değerlendirildiğinde gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır (sırasıyla p=0,452, p=0,823 ve p=0,433). Sonuç: Çalışmamız kritik hastalarda hiperkapninin ABH ile ilişkisini inceleyen sınırlı sayıdaki çalışmalardan biridir. Çalışmamızda hiperkapnik grupta, ABH sıklığı ve şiddeti artmaktadır ancak bu artış istatistiksel olarak anlamlı bir düzeye ulaşmamıştır. Çalışmada hiperkapninin mortalite, 28.gün kreatinin düzeyleri ve RRT ihtiyacı ile ilişkisi saptanmamıştır. Bununla birlikte hiperkapnik hastalarda yoğun bakım yatış süresinin anlamlı olarak daha uzun olduğu saptanmıştır.

Özet (Çeviri)

Aim: The negative impact of hypercapnia on mortality is known; however, its mechanism is unclear. Possible mechanisms discussed include the development of hemodynamic instability, possible adverse effects on the immune system, and negative effects on renal function. The main objective of this study is to evaluate the effect of hypercapnia on the development of acute kidney injury in critically ill patients admitted to a tertiary intensive care unit. Materials and Methods: This single-center, prospective observational study was conducted at Ankara University Faculty of Medicine, Medical Intensive Care Unit. The study was conducted between February 1st, 2025, and December 31st, 2025. Patients with stage 4-5 chronic kidney disease, those under 18 years of age, and/or those who stayed in the intensive care unit for less than 24 hours were excluded from the study. Demographic characteristics, admission and follow-up laboratory values, clinical course in the intensive care unit, length of stay and clinical outcomes of the patients included in the study were recorded. Patients were monitored for the development of acute kidney injury during the first week of their intensive care unit stay. The development of acute kidney injury was assessed using the KDIGO criteria. Patients were divided into two groups based on their arterial blood carbon dioxide levels at admission: hypo-normocapnic (PaCO2 ≤ 45 mm Hg) and hypercapnic (PaCO2 > 45 mm Hg). The groups were compared in terms of the development of kidney injury; risk factors for acute kidney injury were evaluated. Secondly, the groups were compared in terms of length of stay and mortality. Results: A total of 71 patients were included in the study. The median age of all patients was 77 [64-85] years, with a median age of 80 [70-85] years in the hypercapnic group and 70.5 [59-84] years in the hypo-normocapnic group and there was no significant difference in age distribution between the groups (p=0.077). Of the patients 56.3% were female no statistically significant difference was found when the groups were evaluated according to gender distribution (p=0.195). The presence of shock as the primary indication for admission to intensive care unit was significantly more common in the hypo-normocapnia group, while acute respiratory failure was significantly more common in the hypercapnia group (respectively, 42.9% vs 0% and 93.1% vs 35.7%; p<0.001 for both comparisons). Acute kidney injury developed in 69% of all patients (n=49) within the first 7 days. When evaluated according to groups, acute kidney injury was detected in 75.9% (n=22) of the hypercapnia group and 64.3% (n=27) of the hypo-normocapnia group. No statistically significant difference was found between the groups (p=0.300). In the logistic regression analysis; SOFA score, baseline creatinine >0.8 mg/dL, furosemide use and low hemoglobin levels were identified as statistically significant independent risk factors for the development of acute kidney injury (respectively, p=0.019, OR=1.27, %95 CI (1.04-1.54); p=0.003, OR=0.78, %95 CI (0.66-0.92); p=0.018, OR=6.73, %95 CI (1.39-32.52) and p=0.016, OR=4.77, %95 CI (1.33-17.04)). In the same analysis, hypercapnia and sepsis variables were not found to be significant and were removed from the model using a backward stepwise method. The median length of stay in the hypercapnic group was 14.5 [8-23] days and the median length of stay in the hypo-normocapnic group was 7 [4-12] days. The intensive care unit stay was significantly longer in the hypercapnic group (p=0.008). When mortality, creatinine on day 28 and need for RRT were evaluated, no significant difference was found between the groups (respectively, p=0.452, p=0.823 and p=0.433). Conclusion: Our study is one of the limited number of studies investigating the relationship between hypercapnia and aucte kidney injury in critically ill patients. In our study, the frequency and severity of acute kidney injury increased in the hypercapnic group, but the difference between groups did not reach a statistically significant level. The study found no association between hypercapnia and mortality, 28-day creatinine levels or the need for RRT. However, we found that the length of stay in the intensive care unit was significantly longer in hypercapnic patients.

Benzer Tezler

  1. Kritik COVID-19 hastalarında akut böbrek hasarı gelişme sıklığı, risk faktörleri ve yoğun bakım sonuçlarına etkisi

    The frequency of development of acute kidney injury, risk factors and its effect on intensive care outcomes in critical COVID-19 patients

    SABRİ ALTINTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. GÜL GÜRSOY

  2. Helisel yayların statik karakteristiklerini ölçme ve kontrol etme cihazının tasarımı ve imalatı

    Design and manufacture of a device measuringand controlling the static characteristics of helical springs

    MUAMMER MUSULLUOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Makine MühendisliğiGazi Üniversitesi

    Makine Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FEVZİ ERCAN

  3. Nükleer rezonasta moleküler yapıların incelenmesi (yapısal faz geçiş kuramları üzerine bir inceleme)

    Başlık çevirisi yok

    ABDURRAHMAN ANDİÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Fizik ve Fizik MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Fizik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYTAÇ YALÇINER

  4. NH3 için önerilen yeni bir gerçek gaz hal denklemi ve bu hal denklemi ile bazı moleküler-fiziksel özelliklerin saptanması

    Başlık çevirisi yok

    MERAL HOŞCAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1984

    KimyaGazi Üniversitesi

    Fizik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ETHEM KİŞİOĞLU

  5. Gen mühendisliği

    Başlık çevirisi yok

    MERAL HAZIROL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Tıbbi BiyolojiEge Üniversitesi

    Tarla Bitkileri Ana Bilim Dalı