Yoğun bakım ünitesi hastalarında ve çevresinde Candida auris suşlarının araştırılması
Investigation of Candida auris strains in patients hospitalized in intensive care units and in their surrounding environment
- Tez No: 1010582
- Danışmanlar: PROF. DR. AYŞE NEDRET KOÇ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Mikrobiyoloji, Microbiology
- Anahtar Kelimeler: antifungal direnç, Candida auris, kolonizasyon, tüm genom dizileme, yoğun bakım ünitesi, antifungal resistance, Candida auris, colonization, intensive care unit, whole- genome sequencing
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Erciyes Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmada, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri erişkin ve pediatrik yoğun bakım ünitelerinde yatan hastalarda ve çevresinde Candida auris'in (güncel adıyla Candidozyma auris) varlığının araştırılması; elde edilen izolatların fenotipik özelliklerinin, virülans faktörlerinin, antifungal duyarlılık paternlerinin ve moleküler epidemiyolojik özelliklerinin belirlenmesi amaçlandı. Gereç ve yöntem: Aralık 2023-Mart 2025 tarihleri arasında erişkin ve pediatrik yoğun bakım ünitelerinden elde edilen klinik ve çevresel örnekler değerlendirildi. İzolatlar fenotipik yöntemler ve MALDI-TOF MS ile tanımlandı. Virülans faktörleri fenotipik yöntemlerle, antifungal duyarlılıkları sıvı mikrodilüsyon ve gradient strip test ile araştırıldı. Tür doğrulaması, klade tayini, filogenetik analiz ve direnç genlerinin belirlenmesi amacıyla tüm genom dizileme uygulandı. Bulgular: Pediatrik yoğun bakım ünitesinde ve çevre kültürlerinde C. auris saptanmazken, erişkin yoğun bakım ünitelerinde 25 hastadan 50 klinik izolat elde edildi. Hastaların %64'ü erkek, yaş ortalaması 56,16±17,50 yıl ve mortalite oranı %60 idi. Tüm hastalarda geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı ile intravasküler ve üriner kateter varlığı saptandı. İzolatlar en sık inguinal (%24), aksiller (%22) ve kan (%18) örneklerinden elde edildi. Hastaların 15'i kolonize, 10'u sistemik enfeksiyon lehine değerlendirildi. Tüm suşlar MALDI-TOF MS ile C. auris olarak tanımlandı. Tüm izolatlarda esteraz ve salgısal aspartil proteinaz aktivitesi, %90'ında biyofilm formasyonu saptanırken, fosfolipaz aktivitesi 10. günde zayıf pozitif bulundu. Tüm izolatlarda flukonazol direnci gösterildi; ekinokandinlerde düşük MİK değerleri saptanırken amfoterisin B için yöntemler arasında belirgin farklılık izlendi. Tüm genom dizileme ile değerlendirilebilen 47 izolatın tamamı C. auris olarak doğrulandı ve Klade I içinde yer aldı. Filogenetik analiz, tek baskın bir klonal yayılım yerine birden fazla ilişkili alt grubun dolaşımda olabileceğini düşündürdü. Sekanslanan tüm izolatlarda ERG11 Y132F, CDR1 E709D/G1414E, Tac1b S345N/R39K, MRR1 E569G/I781V, MDR1 K53Q/I428V, SNQ2 Y1268F/N438K/F415Y, UBR2 N37S, ERG2 E39D, ERG4 M192I, ERG7 Y624F, FKS1 I1572L, FCY1 S70R ve FCY2'de A169V mutasyon tespit edildi. UPC2, MRS7, HSP90, ERG3, ERG5, ERG6, MEC3, FUR1 ve ADE7'de mutasyon bulunmadı. 21 Sonuç: C. auris'in merkezimizde özellikle erişkin yoğun bakım ünitelerinde kolonizasyon ve enfeksiyon açısından önemli bir tehdit oluşturduğu belirlendi. Bu nedenle hızlı laboratuvar tanısı, aktif sürveyans, sıkı enfeksiyon kontrol önlemleri ve moleküler izlemin büyük önem taşıdığı sonucuna varıldı.
Özet (Çeviri)
Objective: This study aimed to investigate the presence of Candida auris (currently Candidozyma auris) in patients hospitalized in adult and pediatric intensive care units and in the surrounding environment at Erciyes University Faculty of Medicine Hospitals, and to determine the phenotypic properties, virulence factors, antifungal susceptibility patterns, and molecular epidemiological characteristics of the isolates. Materials and methods: Clinical and environmental samples collected between December 2023 and March 2025 were evaluated. Isolates were identified by conventional methods and MALDI-TOF MS. Virulence factors were assessed phenotypically, antifungal susceptibility was determined by broth microdilution and gradient strip tests, and whole- genome sequencing was performed for species confirmation, clade assignment, phylogenetic analysis, and resistance gene investigation. Results: While C. auris was not detected in pediatric intensive care unit and environmental cultures, 50 clinical isolates were obtained from 25 patients in adult intensive care units. 64% of the patients were male, the mean age was 56.16±17.50 years, and the mortality rate was 60%. Broad-spectrum antibiotic use and the presence of intravascular and urinary catheters were detected in all patients. Isolates were most frequently obtained from inguinal (24%), axillary (22%), and blood (18%) samples. 15 patients were evaluated as colonized, and 10 as systemic infection. All strains were identified as C. auris by MALDI- TOF MS. Esterase and secretory aspartyl proteinase activity was detected in all isolates, with biofilm formation in 90%, while phospholipase activity was weakly positive on day 10. Fluconazole resistance was demonstrated in all isolates; While low MIC values were detected in echinocandins, significant differences were observed between methods for amphotericin B. All 47 isolates that could be evaluated by whole genome sequencing were confirmed as C. auris and belonged to Class I. Phylogenetic analysis suggested that multiple related subgroups may be circulating instead of a single dominant clonal distribution. Mutations ERG11 Y132F, CDR1 E709D/G1414E, Tac1b S345N/R39K, MRR1 E569G/I781V, MDR1 K53Q/I428V, SNQ2 Y1268F/N438K/F415Y, UBR2 N37S, ERG2 E39D, ERG4 M192I, ERG7 Y624F, FKS1 I1572L, FCY1 S70R and FCY2 A169V 23 were detected in all sequenced isolates. No mutations were found in UPC2, MRS7, HSP90, ERG3, ERG5, ERG6, MEC3, FUR1, and ADE7. Conclusion: C. auris represents a significant threat for colonization and infection, particularly in adult intensive care units. These findings highlight the importance of rapid laboratory diagnosis, active surveillance, strict infection control measures, and molecular monitoring.
Benzer Tezler
- Yoğun bakım hastalarında aralıklı hemodiyaliz ve devamlı renal replasman tedavisi uygulanmasının enerji gereksinimi üzerindeki etkisi
The effect of intermittent hemodialysis and continuous renal replacement therapy on energy requirement in intensive care patients
GÜLAY ÇOBAN ALIÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Anestezi ve ReanimasyonEge ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KUBİLAY DEMİRAĞ
- Çocuk yoğun bakım ünitesi tasarım rehberi ve tasarım destek modeli
Pediatric intensive care unit design guide and design assistance model
ASLI PINAR BİKET
- Kardiyak cerrahi sonrası yoğun bakım ünitesinde izlenen hastalarda akut böbrek hasarının değerlendirilmesi
Assessment of acute kidney injury (AKI) in children after cardiac surgery in intensive care units
MURAT TANYILDIZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. MESİHA EKİM
- Operasyon evresinde ameliyathanede ve preoperatif ve postoperatif izlemde yoğun bakım koşullarında inserse edilen intraaortik balon pompası kateterlerinin sonlandırımı sonrası gözlenen komplikasyonların ve balon katater uçlarının mikrobiyolojik açıdan üreme patolojilerinin değerlendirilmesi
Comparison of microbiology cultures and complications of intra-aortic balloon pump catheters that were inserted in preoperative and post operative settings in intensive care units as well as in operating rooms
HASAN İNER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisiİzmir Katip Çelebi ÜniversitesiKalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. LEVENT YILIK
- Yoğun bakım hastalarında akut böbrek hasarının en erken ve tam anlamıyla tanımlamada ngal proteini ile rıfle ve akın kriterleri arasındaki ilişki
Başlık çevirisi yok
FATİH KAMIŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
NefrolojiKocaeli Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ITIR YEĞENAĞA