Geri Dön

Depresif bozukluk tanılı hastalarda plazma apolipoprotein A-IV düzeyinin klinik belirtiler ve intihar olasılığıyla ilişkisi

The relationship between plasma apolipoprotein A-IV levels and clinical symptoms and suicide probability in patients diagnosed with depressive disorder

  1. Tez No: 1010480
  2. Yazar: ÖZLEM DALÇİÇEK
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ EMİNE MERVE AKDAĞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Apo A-IV, Biyobelirteç, Depresyon, İntihar, Apo A-IV, Biomarker, Depression, Suicide
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı depresif bozukluk tanılı hastalarda plazma apolipoprotein A-IV (apo A-IV) düzeyini sağlıklı gönüllülerle karşılaştırmak ve klinik belirtiler, dürtüsellik ve intihar olasılığı ile ilişkisini incelemektir. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışmaya, 1 Şubat 2025–1 Şubat 2026 tarihleri arasında S.B.Ü. Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi psikiyatri polikliniği ve acil servisine başvuran hastalar dahil edilmiştir. Çalışma grubunu, en az 4 haftadır psikofarmakolojik tedavi almayan, intihar düşüncesi olan ve olmayan depresif bozukluk tanılı bireyler oluşturmuştur. Çalışmaya; 18–65 yaş aralığında, okuryazar, çalışmaya katılmaya gönüllü ve DSM-5 tanı ölçütlerine göre majör depresif bozukluk (MDB) tanısı almış 28 intihar düşüncesi bulunan hasta ile 29 intihar düşüncesi bulunmayan hasta dahil edilmiştir. Ayrıca sosyodemografik özellikler açısından benzer 31 sağlıklı gönüllü kontrol grubu olarak çalışmaya alınmıştır. Böylece toplam örneklem 88 katılımcıdan oluşmuştur. MDB dışında ek psikiyatrik hastalığı bulunanlar, klinik görüşme ve ölçeklerin uygulanmasını engelleyebilecek zihinsel veya fiziksel hastalığı olanlar, bilinen hiperlipidemi, diabetes mellitus veya kronik inflamatuar hastalık tanısı bulunanlar ile antilipidemik ve/veya antidiyabetik tedavi alan bireyler çalışma dışı bırakılmıştır. Depresyon dışındaki psikiyatrik komorbiditeleri dışlamak ve sağlıklı gönüllülerde herhangi bir psikiyatrik tanı olmadığını doğrulamak amacıyla Yapılandırılmış Klinik Görüşme Kılavuzu-5 (SCID-5) uygulanmıştır. Tüm katılımcılara olgu rapor formu, Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği ve Columbia İntihar Şiddetini Değerlendirme Ölçeği uygulanmıştır. Ayrıca katılımcılardan İntihar Olasılığı Ölçeği (İOÖ), Beck Umutsuzluk Ölçeği (BUÖ) ve Barratt Dürtüsellik Ölçeği (BDÖ) formlarını doldurmaları istenmiştir. Katılımcılardan en az 8 saatlik açlık sonrası alınan kan örneklerinde plazma apo A-IV düzeyleri ölçülmüştür. Bunun yanı sıra serum örneklerinde açlık kan glukozu, trigliserit, total kolesterol, düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL), çok düşük yoğunluklu lipoprotein (VLDL) ve yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) düzeyleri değerlendirilmiştir. Elde edilen biyokimyasal ve klinik parametreler gruplar arasında karşılaştırılmıştır. Bulgular: Gruplar arasında apo A-IV düzeyleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık izlenmemiştir (p>0,05). Diğer biyokimyasal parametrelere bakıldığında, intihar düşüncesi olan depresif bozukluk grubunda ve intihar düşüncesi olmayan depresif bozukluk hasta grubunda sağlıklı kontrol grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı seviyede daha yüksek trigliserit düzeyleri saptanmıştır (p<0,05). Depresyon hastaları total olarak değerlendirildiğinde ise trigliserit (p=0,014) ve VLDL (p=0,015) düzeylerinin sağlıklı kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek olduğu izlenmiştir. Korelasyon analizleri sonucunda, intihar düşünceli depresyon grubunda apo A-IV düzeyi ile BUÖ gelecek beklentileri alt boyutu arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur (rho=-0,437, p=0,020). Depresif bozukluk toplam örnekleminde ise apo A-IV düzeyi ile İOÖ umutsuzluk–yalnızlık alt boyutu arasında yine negatif yönde anlamlı bir korelasyon saptanmıştır (r=-0,278, p=0,036). Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde, depresyon hastalarında intihar düşüncesi ile ilişkili faktörler incelendiğinde yalnızca BUÖ toplam puanının anlamlı bir yordayıcı olduğu belirlenmiştir (B=0,147, SH=0,059, p=0,012). Sonuç: Araştırmamızda apo A-IV düzeyleri açısından gruplar arasında anlamlı bir farklılık saptanmamış olsa da, depresyon hastalarında trigliserit ve VLDL düzeylerinin sağlıklı kontrollere göre anlamlı derecede yüksek bulunması, depresyonun lipit metabolizması ile olan ilişkisini ortaya koyabilir. Elde edilen sonuçlar, intihar riskinin belirlenmesinde psikolojik etkenlerin belirleyici bir öneme sahip olduğunu ve özellikle umutsuzluk faktörünün intihar eğilimiyle güçlü bir bağlantısı bulunduğunu göstermektedir. Ayrıca, apo A-IV düzeyleri ile umutsuzluk ve gelecek beklentileri arasındaki negatif korelasyon, bu parametrenin doğrudan intihar düşüncesini öngörmese de, intihara zemin hazırlayan psikolojik durumların değerlendirilmesinde dolaylı bir gösterge olabileceğine işaret etmektedir. Depresyon ve intiharın karmaşık yapısı göz önüne alındığında, potansiyel biyobelirteçlerin tanı ve risk değerlendirmesindeki rolünü daha iyi ortaya koymak için daha büyük örneklemlerle yürütülen çok merkezli, boylamsal, genetik, nörobiyolojik ve çevresel etmenleri birlikte ele alan çok disiplinli çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Objective: The aim of this study is to compare plasma apolipoprotein A-IV (apo A-IV) levels in patients with major depressive disorder with healthy volunteers and to examine their relationship with clinical symptoms, impulsivity, and suicidal ideation. Materials and Methods: This study included patients who presented to the psychiatry outpatient clinic and emergency department of the University of Health Sciences (S.B.Ü.) Bursa Yüksek İhtisas Training and Research Hospital between February 1, 2025, and February 1, 2026. The study group consisted of individuals diagnosed with depressive disorder, with and without suicidal ideation, who had not received psychopharmacological treatment for at least 4 weeks. The study included 28 patients with suicidal ideation and 29 patients without suicidal ideation who were aged between 18 and 65 years, literate, willing to participate in the study, and diagnosed with major depressive disorder (MDD) according to the DSM-5 diagnostic criteria. Additionally, 31 healthy volunteers with similar sociodemographic characteristics were recruited as the control group. Thus, the total sample consisted of 88 participants. Individuals with additional psychiatric disorders other than MDD, mental or physical illnesses that could interfere with clinical interviews and the administration of scales, known diagnoses of hyperlipidemia, diabetes mellitus, or chronic inflammatory diseases, as well as those receiving antilipidemic and/or antidiabetic treatments, were excluded from the study. The Structured Clinical Interview for DSM-5 (SCID-5) was administered to exclude psychiatric comorbidities other than depression and to confirm the absence of any psychiatric diagnosis in the healthy volunteers. A case report form, the Hamilton Depression Rating Scale, and the Columbia-Suicide Severity Rating Scale were administered to all participants. Furthermore, participants were asked to complete the Suicide Probability Scale (SPS), the Beck Hopelessness Scale (BHS), and the Barratt Impulsiveness Scale (BIS). Plasma apo A-IV levels were measured in blood samples obtained from the participants after at least 8 hours of fasting. In addition, fasting blood glucose, triglyceride, total cholesterol, low-density lipoprotein (LDL), very low-density lipoprotein (VLDL), and high-density lipoprotein (HDL) levels were evaluated in serum samples. The obtained biochemical and clinical parameters were compared among the groups. Results: No statistically significant difference in apo A-IV levels was observed between groups (p>0.05). Regarding other biochemical parameters, both patients with MDD and suicidal ideation and patients with MDD without suicidal ideation showed significantly higher triglyceride levels compared to healthy controls (p<0.05). When depression patients were evaluated as a whole, triglyceride (p=0.014) and VLDL (p=0.015) levels were significantly higher compared to healthy controls. Correlation analysis revealed a significant negative relationship between apo A-IV levels and the future expectations subscale of the BHS in the suicidal ideation depression group (rho=-0.437, p=0.020). In the total depressive disorder sample, a significant negative correlation was found between apo A-IV levels and the hopelessness-loneliness subscale of the SPS (r=-0.278, p=0.036). Multivariate logistic regression analysis examining factors associated with suicidal ideation in depression patients identified only the BHS total score as a significant predictor (B=0.147, SE=0.059, p=0.012). Conclusion: Although no significant difference in apo A-IV levels was found between groups, the significantly elevated triglyceride and VLDL levels in depression patients compared to healthy controls demonstrate the relationship between depression and lipid metabolism. The findings indicate that psychological factors play a decisive role in determining suicide risk, and particularly the hopelessness factor has a strong connection with suicidal tendency. Furthermore, the negative correlation between apo A-IV levels and hopelessness and future expectations suggests that although this biomarker does not directly predict suicidal ideation, it may serve as an indirect indicator in evaluating psychological conditions that predispose to suicide. Given the complex nature of depression and suicide, multicenter, longitudinal studies with larger sample sizes that integrate genetic, neurobiological, and environmental factors and employ a multidisciplinary approach are needed to better elucidate the role of biomarkers in diagnosis and risk assessment.

Benzer Tezler

  1. Bipolar bozuklukta oksidatif DNA hasarı, onarımı ve oksidatif hasarın nörotrofik faktörler ile ilişkisi

    Oxidative dna damage and repair in patients with bipolar disorder and the relationship between oxidative damage and neurotrophic factors

    DENİZ CEYLAN TUFAN ÖZALP

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    PsikiyatriDokuz Eylül Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞEGÜL ÖZERDEM

  2. Bipolar duygudurum bozukluğu manik epizod hastalarının akut alevlenme ve remisyon dönemlerinde serum N-Metil-D-Aspartat reseptör ve alt birimleri düzeylerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of serum N-Methyl-D-Aspartat receptor and sub-units levels in acute flave and remition periods of patients with bipolar mood disorder manic episod

    YASEMİN ÖKTEM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ruh ve Sinir Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İHSAN TUNCER OKAY

  3. Bipolar bozukluğu olan hastalarda manik, depresif ve karma özellikler gösteren ataklar sırasında kardiyovasküler riskin aterojenik indekslerle değerlendirilmesi

    The evaluation of cardiovascular risk with aterogenic index during manic, depressive and mixed episodes in patients with bipolar disorder

    SUAT YALÇIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NESRİN KARAMUSTAFALIOĞLU

  4. Majör depresif bozukluk tanısı almış hastalarda plazma sitalopram/N-desmetilsitaropram konsantrasyonu , sitaloprama verilen yanıt ve taşıyıcı P-glikoprotein polimorfizmi arasındaki ilişkilerin değerlendirilmesi

    The relationship between plasma citalpram/N-desmethycitalopram concentration, clinical response to citalopram and polymorphism of P-glycoprptein in major depressice patients

    GÜL ÖZBEY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Eczacılık ve FarmakolojiGazi Üniversitesi

    Tıbbi Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CANAN ULUOĞLU

  5. Majör depresyon saptanan meme kanseri hastalarında plazma interlökin-6 düzeyleri deksametazyon supresyon testi sonuçları ve essitalopiram tedavisine yanıt

    Plasma levels of interleukin-6, dexamethasone suppression test results and escitalopram treatment response in breast cancer patients with major depressive disorder

    HALDUN SOYGÜR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Eczacılık ve FarmakolojiAnkara Üniversitesi

    Farmakoloji ve Klinik Farmokoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ÖZDEN PALAOĞLU