Geri Dön

Genç erişkin hemorajik inmeli hastalarda anormal elektrokardiyografik bulguların 28 günlük mortalite ve nörolojik iyileşme üzerine etkisi

The impact of abnormal electrocardiographic findings on 28-day mortality and neurological recovery in young adult patients with hemorrhagic stroke

  1. Tez No: 1009340
  2. Yazar: ENES ŞİŞMAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ÖZGÜR SÖĞÜT, DR. YUNUS DOĞAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç Hemorajik inme, nörojenik miyokardiyal etkilenmeye bağlı elektrokardiyografik (EKG) değişikliklerle seyredebilir ve kötü klinik sonlanım ile ilişkilidir. Ancak genç erişkin hemorajik inme hastalarında, başvuru EKG anormalliklerinin ve spesifik olarak frontal QRS-T (fQRS-T) açısının 28 günlük mortalite ve nörolojik sonlanımla ilişkisini değerlendiren çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışmanın amacı; acil tıp kliniğine hemorajik inme ile başvuran genç erişkin hastalarda, başvuru anındaki anormal EKG bulgularının ve fQRS-T açısının 28 günlük mortalite ve nörolojik sonlanım üzerindeki prognostik değerini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem Bu çalışma, 01.07.2020-30.06.2025 tarihleri arasında acil tıp kliniğine başvuran genç erişkin (18-55 yaş) hemorajik inme hastaları üzerinde yürütülen tek merkezli, retrospektif bir kohort araştırmasıdır. EKG bulguları ve fQRS-T açısı, hastaneye başvuru anında elde edilen 12 derivasyonlu standart EKG kayıtları üzerinden değerlendirildi. Beyin hasarının düzeyini ve nörolojik iyileşmeyi (engellilik) değerlendirmek için Glasgow Outcome Skalası (GOS) kullanıldı. Günlük yaşam aktivitelerinde bağımlı olan ya da komada kalan hastalar immobile (GOS 2–3), normal yaşantısına dönebilen ya da bağımsız olarak günlük aktivitelerini sürdürebilenler ise mobil (GOS 4–5) olarak tanımlandı. Hastalar, sağ kalanlar ve sağ kalmayanlar olarak iki gruba ayrıldı. Ayrıca, sağ kalan hastalar beyin GOS'a göre mobil ve immobile olarak iki subgrupa ayrıldı. Gruplar arasında demografik ve klinik özellikler ile anormal EKG bulgularının sıklığı ve fQRS/T açısı değerleri karşılaştırıldı. Çalışmanın birincil sonlanım noktası anormal EKG bulgularının 28 günlük mortalite ve nörolojik sonlanım ile ilişkisinin belirlenmesidir. Çalışmanın ikincil sonlanım noktaları ise saptanan bu anormal EKG bulgularının sıklığı ve dağılımının incelenmesi ile ölçülen fQRS-T açısının 28 günlük mortaliteyi predikte etmekteki rolünün incelenmesidir. Bulgular Çalışmaya dahil edilen 322 hastanın 135'i (%41,9) kadın, 187'si (%58,1) ise erkek idi. Hastaların medyan yaş değeri 47 yıl (IQR: 42,0 – 52,0) idi. Hastaların %70,2'sinde (n = 226) başvuru EKG'sinde en az bir anormal bulgu mevcuttu. Hastaların 28 günlük mortalite oranı %15,5 (n = 50) oranı olarak bulundu. 28 günlük takip sonrasında hastaların %25,0'i (n = 68) ise immobil idi. Sağ kalan hastalar (n = 272) ve sağ kalmayan hastalar (n = 50) kıyaslandığında; yaş ve cinsiyet dağılımı benzerdi (p = 0,555 ve p = 0,344). Hipertansiyon varlığı, mortaliteyle ilişkiliydi (p = 0,033). İmmobil hastalarda yaş medyan değeri (51,5; IQR: 46,0 - 54,0) daha yüksek idi (p <0,001). En az iki kanamayı barındıran miks tip hemoraji, sağ kalmayanlarda daha sık görüldü (p <0,001). Posterior sistem kanamaları mortalite ile ilişkili (p = 0,006), midline shift ise kötü nörolojik sonlanımla ilişkiliydi (p<0.001). İntraventriküler yayılım ve ödem varlığı hem sağ kalmayan hastalarda (p <0,001 ve p <0,001) hem de immobil hastalarda (p = 0,004 ve p <0,001) daha sık idi. Hunt-Hess ve Fisher skorları, sağ kalmayan ve immobil hasta gruplarında daha yüksek ortalamaya sahipti (tümü p < 0,001). Sağ kalmayan ve immobil hasta grubunda anormal EKG bulgusu varlığı daha sık saptandı (p<0,001, p = 0,038). Artmış fQRS-T açısı, mortalite ve kötü nörolojik sonlanım ile ilişkiliydi (p < 0,001 ve p = 0,002). Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde ilk başvuruda düşük GKS skoru (aOR 1,473), anormal EKG bulgusu varlığı (aOR 4,97) mortalitenin; yüksek Hunt-Hess skoru (aOR 3,205) ise kötü nörolojik sonlanımın bağımsız prediktörü olarak saptandı. Sonuç Çalışmamız, genç erişkin hemorajik inme hastalarında anormal EKG bulgularının ve düşük GKS skorunun mortalitenin; yüksek Hunt-Hess skorunun ise kötü nörolojik sonlanımın bağımsız prediktörleri olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca artmış fQRS-T açısı da kötü nörolojik iyileşme ile doğrudan ilişkilidir. Sonuç olarak invaziv olmayan, hızlı ve düşük maliyetli bir araç olan EKG'nin acil servis pratiğinde geleneksel skorlamalarla birlikte değerlendirilmesi riskli hastaların öngörülmesinde klinisyene önemli bir destek sunabilir. Anahtar Kelimeler Hemorajik inme, genç erişkin, elektrokardiyografi, frontal QRS-T açısı, klinik sonlanım

Özet (Çeviri)

Objective Hemorrhagic stroke may present with electrocardiographic (ECG) changes due to neurogenic myocardial involvement and is associated with poor clinical outcomes. However, studies evaluating the relationship between admission ECG abnormalities, and specifically the frontal QRS-T (fQRS-T) angle, with 28-day mortality and neurological outcome in young adult patients with hemorrhagic stroke are limited. The aim of this study was to investigate the prognostic value of abnormal ECG findings and the fQRS-T angle at admission for 28-day mortality and neurological outcome in young adult patients presenting to the emergency department with hemorrhagic stroke. Materials and Methods This was a single-center, retrospective cohort study conducted in young adult patients with hemorrhagic stroke (aged 18-55 years) who presented to the emergency department between July 1, 2020, and June 30, 2025. ECG findings and the fQRS-T angle were evaluated using standard 12-lead ECG recordings obtained at hospital admission. The Glasgow Outcome Scale (GOS) was used to assess the degree of brain injury and neurological recovery (disability). Patients who were dependent in activities of daily living or remained in a coma were defined as immobile (GOS 2-3), whereas those who were able to return to normal life or maintain daily activities independently were defined as mobile (GOS 4-5). Patients were divided into two groups as survivors and non-survivors. In addition, surviving patients were further subdivided into mobile and immobile groups according to GOS. Demographic and clinical characteristics, as well as the frequency of abnormal ECG findings and fQRS-T angle values, were compared between the groups. The primary endpoint of the study was to determine the association of abnormal ECG findings with 28-day mortality and neurological outcome. The secondary endpoints were to examine the frequency and distribution of these abnormal ECG findings and to investigate the role of the measured fQRS-T angle in predicting 28-day mortality. Results Of the 322 patients included in the study, 135 (41.9%) were female and 187 (58.1%) were male. The median age of the patients was 47 years (IQR: 42.0-52.0). At least one abnormal finding was present on the admission ECG in 70.2% of the patients (n = 226). The 28-day mortality rate was 15.5% (n = 50). After 28 days of follow-up, 25.0% of the patients (n = 68) were immobile. When survivors (n = 272) and non-survivors (n = 50) were compared, age and sex distribution were similar (p = 0.555 and p = 0.344, respectively). The presence of hypertension was associated with mortality (p = 0.033). The median age was higher in immobile patients (51.5; IQR: 46.0-54.0) (p < 0.001). Mixed-type hemorrhage involving at least two bleeding types was more frequent in non-survivors (p < 0.001). Posterior system hemorrhages were associated with mortality (p = 0.006), whereas midline shift was associated with poor neurological outcome (p < 0.001). Intraventricular extension and edema were more frequent in both non-survivors (p < 0.001 and p < 0.001, respectively) and immobile patients (p = 0.004 and p < 0.001, respectively). Hunt-Hess and Fisher scores had higher mean values in the non-survivor and immobile groups (all p < 0.001). The presence of abnormal ECG findings was more frequent in the non-survivor and immobile groups (p < 0.001 and p = 0.038, respectively). An increased fQRS-T angle was associated with mortality and poor neurological outcome (p < 0.001 and p = 0.002, respectively). In multivariable logistic regression analysis, a low GCS score at initial presentation (aOR 1.473) and the presence of abnormal ECG findings (aOR 4.97) were identified as independent predictors of mortality, whereas a high Hunt-Hess score (aOR 3.205) was identified as an independent predictor of poor neurological outcome. Conclusion Our study demonstrated that abnormal ECG findings and a low GCS score are independent predictors of mortality in young adult patients with hemorrhagic stroke, whereas a high Hunt-Hess score is an independent predictor of poor neurological outcome. In addition, an increased fQRS-T angle is directly associated with poor neurological recovery. In conclusion, ECG, as a non-invasive, rapid, and low-cost tool, may provide important support to clinicians in predicting high-risk patients when evaluated together with traditional scoring systems in emergency department practice. Keywords Hemorrhagic stroke, young adult, electrocardiography, frontal QRS-T angle, clinical outcome

Benzer Tezler

  1. Siklofosfamid ile indüklenen hemorajik sistit sıçan modelinde hiperbarik oksijen tedavisinin etkinliğinin araştırılması

    Investigation of the efficacy of hyperbaric oxygen therapy in a rat model of cyclophosphamide-induced hemorrhagic cystitis

    ÇAĞRI CAN MAKAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Deniz ve Sualtı Hekimliğiİstanbul Üniversitesi

    Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞAMİL AKTAŞ

  2. Maksillofasiyal travma olgularının medikolegal değerlendirilmesi

    Medicolegal evaluation of maxillofacial trauma cases

    İREM TUĞÇE TOKSOY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Adli TıpAkdeniz Üniversitesi

    Adli Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMA DEMİRÇİN

  3. Erişkin immün trombositopenik purpura'da verilen birinci basamak steroid tedavisine alınan yanıtın; hastalık seyri ile olan ilişkisinin retrospektif olarak incelenmesi

    Response to first-line steroid therapy in adult immune thrombocytopenic purpura; retrospective examination of its relationship with the progress of the disease

    ESRA SEÇKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    İç HastalıklarıSelçuk Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET DAĞLI

  4. Travmatik beyin hasarı modelinde PBN VE MCC950'nin tekli ve kombine uygulamalarının nöroprotektif etkilerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of neuroprotective effects of single and combined administration of PBN and MCC950 in a traumatic brain injury model

    ALPER KAYMAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    NöroşirürjiHacettepe Üniversitesi

    Nöroşirürji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ EFECAN ÇEKİÇ

  5. Ülkemizde erişkinlerde akut löseminin klinik ve laboratuvar özellikleri

    Başlık çevirisi yok

    VEDİA CESUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    HematolojiAnkara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı