Rönesans dönemi eserlerinde gastronomi kavramının göstergebilimsel olarak incelenmesi
Semiotic examination of the concept of gastronomy in the works of the Renaissance period
- Tez No: 1009271
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MURAT AY
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Gastronomi ve Mutfak Sanatları, Gastronomy and Culinary Arts
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Topkapı Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Rönesans dönemi, Avrupa'da hümanist düşüncenin ön plana çıktığı, sanatsal üretimin arttığı ve sosyo- kültürel yapının değiştiği bir dönemdir. Bu dönemde sanat, yalnızca estetik bir ifade biçimi değil; toplumsal statü, dini kimlik, kültürel değerler ve günlük yaşamı yansıtan önemli bir iletişim aracı hâline gelmiştir. Yemek ve sofra düzeni, biyolojik bir ihtiyaç değil, aynı zamanda toplumsal düzeni, kültürel ögeleri ve dönemin düşünce dünyasını temsil eden semboller olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu tez, Rönesans sanatında gastronomi kavramını göstergebilimsel açıdan inceleyerek, bu göstergelerin hangi anlamları taşıdığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmada Ferdinand de Saussure, Charles Sanders Peirce ve Roland Barthes'ın kuramsal yaklaşımlarından yararlanılmış, göstergebilimsel anlam çözümlemeleri uygulanmıştır. Buna göre Leonardo da Vinci'nin Son Akşam Yemeği, Pieter Bruegel'in Köylü Düğünü gibi resim sanatı eserleri, Gargantua, Hamlet gibi edebi eserler ve Bacchus, şeker heykelleri gibi heykel eserlerinde gastronomi kavramı değerlendirilmiştir. Seçilen eserlerdeki figürlerin konumu, kullanılan yiyecekler, sofraya düzeninde kullanılan nesneler ve beden dili incelenerek göstergebilimsel anlamlar ortaya konulmuştur. Elde edilen bulgular, Rönesans döneminde gastronomi temsillerinin çok katmanlı bir anlam örgüsüne sahip olduğunu göstermektedir. Yemek sahneleri, bir yandan kutsal ritüellerin ve dini kavramların işlendiği mekânlar hâline gelirken; diğer yandan dönemin sınıfsal yapısını, toplumsal hiyerarşilerini ve gündelik yaşam alışkanlıklarını görünür kılan bir araç olarak kullanılmaktadır. Özellikle sofra nesneleri, yiyecek çeşitliliği ve figürlerin mekân içindeki konumları üzerinden güç, otorite, kutsallık, ortaklık ve toplumsal farklılaşma gibi kavramlar vurgulanmıştır. Bu tez, gastronominin Rönesans sanatında yalnızca yardımcı bir tema değil, kültürel ve sosyal anlamların aktarıldığı önemli bir görsel anlatı alanı olduğunu ortaya koymaktadır. Tez, sanat tarihi ve gastronomi disiplinleri arasında bir sentez oluşturarak, sanat eserlerinde yemek kavramının sembolik ve toplumsal işlevlerine dikkat çekmektedir.
Özet (Çeviri)
The Renaissance was a period in which humanist thought gained prominence, artistic production expanded, and European socio-cultural structures underwent significant transformation. During this era, art functioned not merely as an aesthetic practice but also as a medium through which social hierarchy, religious identity, cultural values, and everyday life were represented and negotiated. Within this context, food, dining practices, and table settings emerged not only as reflections of material culture but also as symbolic structures conveying ideological and social meanings. This thesis aims to examine the concept of gastronomy in Renaissance art through a semiotic framework and to reveal the multi-layered meanings embedded in gastronomic representations. The study adopts a qualitative research design and analyzes selected works of painting, sculpture, and literature produced between the late fourteenth and early seventeenth centuries. The theoretical framework is grounded in Ferdinand de Saussure's signifier–signified model, Charles Sanders Peirce's triadic classification of signs (icon, index, symbol), and Roland Barthes' concepts of denotation, connotation, and myth. Through a systematic semiotic analysis, gastronomic elements such as food, drink, and table arrangements are examined as culturally constructed signs. The findings demonstrate that gastronomic representations in Renaissance artworks possess a multi-layered sign structure. Food scenes function not only as depictions of daily life but also as visual spaces where religious symbolism, social hierarchy, power relations, and moral values are articulated. In particular, dining imagery operates as a medium through which sacred rituals, class distinctions, and ideological narratives are encoded and naturalized. This thesis argues that gastronomy in Renaissance art should not be considered a secondary decorative theme. Rather, it constitutes a significant narrative and symbolic domain through which cultural meanings are produced and transmitted. By integrating semiotics, art history, and gastronomy studies, the study contributes to interdisciplinary scholarship and proposes a new interpretative framework for understanding food imagery in Renaissance visual and literary culture.
Benzer Tezler
- Makyavelizm ve Christopher Marlowe'dan makyavelist bir oyun: The Jew of Malta
Başlık çevirisi yok
İBRAHİM YEREBAKAN
Yüksek Lisans
Türkçe
1988
Sahne ve Görüntü SanatlarıAtatürk ÜniversitesiBatı Dilleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. YILDIZ AKSOY
- Sağlık hizmetleri pazarlamasında ürün politikası ve ürün hattı yönetimi: Teori ve vak'alarla analiz
Product line policy and product line management in health care marketing: Analysis by theory and cases
ŞULE BOLAK ÖZBAŞAR
- Bir Rönesans dehası: Christopher Marlowe
Başlık çevirisi yok
GÜNSELİ İŞÇİ
Doktora
Türkçe
1989
Sahne ve Görüntü SanatlarıEge ÜniversitesiBatı Dilleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEÇKİN ERGİN