Geri Dön

Akciğer kanseri hastalarında uygulanan minimal invaziv ve açık cerrahi yöntemlerinin korku ve ölüm anksiyetesi üzerine etkisi

The effect of minimally invasive and open surgery methods on fear and death anxiety in lung cancer patients

  1. Tez No: 1008216
  2. Yazar: NURAY TÜRKOĞLU
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ANİTA KARACA
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Hemşirelik, Nursing
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Biruni Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Hemşirelik Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Hemşirelik Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu araştırmanın amacı, akciğer kanseri hastalarında uygulanan minimal invaziv ve açık cerrahi yöntemlerinin cerrahi korku ve ölüm anksiyetesi üzerindeki etkisini ameliyat öncesi ve sonrası dönemlerde karşılaştırmalı olarak incelemek ve etkileyen faktöerleri belirlemektir. Araştırma, yarı deneysel, ön test–son test karşılaştırmalı tasarımda yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini, minimal invaziv ve açık cerrahi yöntemleri ile tedavi edilen toplam 85 akciğer kanseri hastası oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Cerrahi Korku Ölçeği ve Ölüm Kaygısı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin normal dağılıma uygunluğu çarpıklık ve basıklık değerleri ile değerlendirilmiş; analizlerde parametrik testler kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre minimal invaziv ve açık cerrahi uygulanan hastaların cerrahi korku ve ölüm anksiyetesi düzeyleri arasında ameliyat öncesi ve sonrası dönemlerde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Demografik (yaş, cinsiyet, eğitim durumu, medeni durum) ve klinik değişkenlerin (kronik hastalık varlığı, sigara ve alkol kullanımı) korku ve ölüm kaygısı üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı saptanmıştır (p > 0.05). Ameliyat sonrası dönemde cerrahi korku ve ölüm anksiyetesi puanlarında azalma eğilimi gözlenmekle birlikte bu değişimin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlenmiştir (p > 0.05). Bununla birlikte ameliyat öncesi dönemde fiziksel değişikliklere ilişkin kaygının minimal invaziv cerrahi grubunda daha yüksek olduğu, ancak ameliyat sonrası bu farkın ortadan kalktığı görülmüştür (p > 0.05). Bu doğrultuda, cerrahi sürece yönelik hemşirelik bakımında hastaların korku ve ölüm anksiyetesini azaltmaya odaklanan bireyselleştirilmiş, bütüncül girişimlerin planlanması ve bu girişimlerin etkisini değerlendiren daha geniş örneklemli, randomize kontrollü çalışmaların yapılması önerilmektedir.

Özet (Çeviri)

The aim of this study was to comparatively examine the effects of minimally invasive and open surgical methods on surgical fear and death anxiety in patients with lung cancer during the preoperative and postoperative periods and determining the effects of factors. The study was conducted using a quantitative research approach with a quasi-experimental pretest–posttest comparative design. The sample consisted of a total of 85 lung cancer patients who were treated with either minimally invasive or open surgical methods. Data were collected using a Personal Information Form, the Surgical Fear Questionnaire, and the Death Anxiety Scale. The normality of the data distribution was evaluated using skewness and kurtosis values, and parametric tests (Independent Samples t-test and Paired Samples t-test) were applied for data analysis. Statistical analyses were performed with a 95% confidence interval, and the level of significance was set at p < 0.05. The findings indicated that there were no statistically significant differences in surgical fear and death anxiety levels between patients undergoing minimally invasive and open surgery in both the preoperative and postoperative periods. Demographic variables (age, gender, education level, and marital status) and clinical variables (presence of chronic disease, smoking, and alcohol use) were not found to have a significant effect on levels of fear and death anxiety (p > 0.05). Although a decreasing trend in surgical fear and death anxiety scores was observed in the postoperative period, this change was not statistically significant (p > 0.05). However, preoperative anxiety related to physical changes was higher in the minimally invasive surgery group, whereas this difference disappeared in the postoperative period (p > 0,05). Holistic nursing care can reduce patients' anxiety and fear levels and accelerate their recovery process.

Benzer Tezler

  1. Akciğer adenokarsinomunun radyolojik özellikleri

    Başlık çevirisi yok

    ORHAN SARIOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    OnkolojiTrakya Üniversitesi

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CAHİT BABUNA

  2. Akut miyokard infarktüsünde intravenöz heparin tedavisi ile alınan sonuçlar (karşılaştırmalı bir çalışma)

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET ALİ ÇOBANOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. REMZİ ÖZCAN

  3. Tavşanlarda, tavşan beyin tromboplastini enjeksiyonu ile yaygın damar içi pıhtılaşmasının deneysel olarak gösterilmesi

    Başlık çevirisi yok

    NACİYE İŞBİL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    FizyolojiUludağ Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. KASIM ÖZLÜK

  4. Akut miyokard infarktüsü seyrinde sodyum nitroprussid etkisi

    Başlık çevirisi yok

    MEFKURE PLATİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    DOÇ. DR. NURAN YAZICIOĞLU