Geri Dön

1975-2025 yılları arasındaki fanconi anemisi hastalarının tanı ve izlemindeki klinik ve laboratuvar verilerinin incelenmesi ve prognostik olarak değerlendirilmesi

Analysis and prognostic evaluation of clinical and laboratory data in the diagnosis and follow-up of fanconi anemia patients between 1975-2025

  1. Tez No: 1007139
  2. Yazar: BERİL ECEM KİRACI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ŞULE ÜNAL CANGÜL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Hematoloji, Halk Sağlığı, Child Health and Diseases, Hematology, Public Health
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Fanconi anemisi (FA), konjenital anomaliler, ilerleyici sitopeniler ve belirgin artmış malignite riski ile karakterize nadir bir kalıtsal kemik iliği yetmezliği sendromudur. Klinik seyri heterojen olup multisistem tutulumu gösterebilir. Bu nedenle, prognostik faktörlerin belirlenmesi ve doğru risk sınıflaması, izlem ve tedavi planlaması açısından büyük önem taşımaktadır. Amaç: Bu çalışmada, Fanconi anemisi tanılı hastaların demografik, klinik, laboratuvar ve genetik özellikleri ile uzun dönem sonuçlarının değerlendirilmesi, şiddetli fenotip gelişimi için bağımsız risk faktörlerinin belirlenmesi ve bireysel risk tahmini sağlayan bir prognostik nomogram geliştirilmesi amaçlandı. Şiddetli fenotip; pansitopeni, lösemi/MDS veya solid tümör gelişimi ya da mortalite olarak tanımlandı. Yöntem: Bu retrospektif kohort çalışmasına, Ocak 1975–Ağustos 2025 tarihleri arasında Hacettepe Üniversitesi Çocuk Hematoloji Bilim Dalı'nda izlenen ve en az altı ay takip edilen 267 FA hastası dahil edildi. Demografik, klinik, hematolojik, sitogenetik, genetik ve izlem verileri analiz edildi. Moleküler genetik analiz 95 hastada mevcuttu. Genel sağkalım Kaplan–Meier yöntemi ile değerlendirildi. Şiddetli fenotip için bağımsız risk faktörleri çok değişkenli lojistik regresyon analizi ile belirlendi ve anlamlı değişkenler kullanılarak prognostik bir nomogram oluşturuldu. Bulgular: Hastaların %46,8'i kız olup, akraba evliliği oranı %76 idi. En sık konjenital anomaliler dermatolojik (%95,5) ve iskelet anomalileri (%58,4) olup, bunu büyüme geriliği ve genitoüriner anomaliler (%35,4) izledi. DEB testi hastaların %89,7'sinde pozitif bulundu. Moleküler analizde en sık FANCA mutasyonu (%58,9) saptandı. İzlem süresince hastaların %67,9'unda ortalama 107 aylık yaşta şiddetli sitopeni gelişti. Şiddetli sitopeni gelişmeyen hastalarda sağkalım süresi anlamlı olarak daha uzundu (32,4 yıl vs 17 yıl, p < 0.05). Hastaların %11,2'sinde MDS/AML, %10,7'sinde solid tümör gelişti; en sık baş-boyun skuamöz hücreli karsinom görüldü. Hematolojik malignite tanı yaşı ortalama 14,4 yıl idi. Kötü prognoz; erken tanı yaşı, daha ağır başlangıç hematolojik bulguları, yüksek HbF düzeyi, artmış kromozomal kırık oranı ve enfeksiyon nedeniyle hastaneye yatış öyküsü ile ilişkili bulundu (p < 0.05). Çok değişkenli analizde makrositoz (MCV ≥100 fL), enfeksiyon nedeniyle hastaneye yatış ve kısa boy (< −2 SD) şiddetli sitopeni için bağımsız risk faktörleri olarak saptandı. Bu değişkenlerle oluşturulan nomogram, bireysel risk tahmini sağlamış ve yüksek skorlarda şiddetli fenotip olasılığının %95'in üzerine çıktığı gösterilmiştir. Sonuç: Bu geniş tek merkezli kohort çalışması, FA hastalarına ait uzun dönem klinik sonuçları ortaya koymaktadır. Şiddetli fenotip için bağımsız risk faktörleri tanımlanmış ve bireysel risk tahmini sağlayan klinik olarak uygulanabilir bir prognostik nomogram geliştirilmiştir. Bu model, yüksek riskli hastaların erken tanımlanmasına ve izlem ile kök hücre nakli zamanlamasının optimize edilmesine katkı sağlayabilir.

Özet (Çeviri)

Background: Fanconi anemia (FA) is a rare inherited bone marrow failure syndrome characterized by congenital anomalies, progressive cytopenia, and a markedly increased risk of malignancy. Due to its heterogeneous clinical course and multisystem involvement, identifying prognostic factors is essential for individualized risk stratification and optimizing clinical management. Objective: To evaluate demographic, clinical, laboratory, genetic and long-term outcome data in patients with FA and to identify independent predictors of severe phenotype (pancytopenia, leukemia/MDS/solid tumour development, mortality). Additionally, we aimed to develop a prognostic normogram to estimate individualized risk. Methods: This retrospective cohort study included 267 patients diagnosed with FA and followed for at least six months at Hacettepe University Pediatric Hematology Department between January 1975 and August 2025. Demographic, clinical, hematologic, cytogenetic, genetic, and outcome data were analyzed. Genetic testing was available for 95 patients. Overall survival was estimated using the Kaplan–Meier method. Independent predictors of severe phenotype were identified using multivariate logistic regression. A prognostic nomogram was constructed based on significant variables. Results: Among 267 patients (46.8% female), parental consanguinity was present in 76%, including first-cousin marriage in the majority. The most frequent congenital anomalies were dermatologic (95.5%) and skeletal (58.4%), followed by growth retardation and genitourinary abnormalities (35.4%). DEB testing was positive in 89.7% of patients. Molecular genetic analysis identified FANCA as the predominant subtype (58.9%), followed by FANCC and FANCG. Solid tumors developed in 10.7% of patients, most commonly head and neck squamous cell carcinoma. MDS/AML developed in 30 (11.2%) of the patients. The mean age at hematologic malignancy diagnosis was 14.4 years. Severe cytopenia developed in 67.9% of patients at a mean age of 107 months. Patients without severe cytopenia development had significantly longer survival compared to those with severe cytopenia (32.4 vs 17 years, p < 0.05). Poor prognosis was associated with younger age at diagnosis, significantly worse baseline hematologic parameters, elevated HbF levels, higher chromosomal breakage rates, infection-related hospitalizations (p < 0.05). In multivariate analysis, independent predictors of severe cytopenia included: MCV ≥100 fL; OR ≈ 6.3, p = 0.033) and a history of infection-related hospitalization (OR ≈ 5.5, p = 0.016), while short stature (<−2 SD) remained significantly associated. A prognostic nomogram incorporating these variables generated individualized risk scores corresponding to progressively increasing probabilities of severe course, exceeding 95% at higher scores. Conclusion: This large single center cohort providwes comprehensive long-term outcome data in patients with FA. The proposed prognostic normogram offers a clinically applicable tool for individualized risk prediction and may facilitate optimized surveillance, and improved timing of HSCT.

Benzer Tezler

  1. Aplastik anemi: 130 vakanın değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    NERGİS ALNIGENİŞ(YANMAZ)

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    Hematolojiİstanbul Üniversitesi

    PROF.DR. YÜKSEL PEKÇELEN

  2. Türkiyenin ulaştırma enerji talebinin tahmin edilmesi

    Prediction of Turkey's demand for transportation energy

    AHMET ÜNAL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Mühendislik BilimleriErzurum Teknik Üniversitesi

    İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MUHAMMED YASİN ÇODUR

  3. İzmir ili örneğinde peyzaj değişim senaryolarına yönelik modelleme yaklaşımı: CLUE-s

    Modelling approach for landscape change scenarios on the case of Izmir province: CLUE-s

    NURDAN ERDOĞAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Peyzaj MimarlığıEge Üniversitesi

    Peyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ENGİN NURLU

  4. Optıcut: Desen minimizasyonlu tek boyutlu stok kesme problemi için yeni bir sezgisel yaklaşım

    Opticut: A new heuristic algorithm for the one-dimensional cutting stock problem with pattern minimisation

    NAHSEN KAYHAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Endüstri ve Endüstri MühendisliğiSakarya Üniversitesi

    Endüstri Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ESRA TEKEZ

  5. Pnömoni hastalarında CRP ve D-dimer yüksekliği arasındaki korelasyonun klinik açıdan değerlendirilmesi

    Clinical evaluation of the correlation between CRP and D-dimer elevationin patients with pneumonia

    MERVE ATEŞ ÇAYANOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Göğüs HastalıklarıUfuk Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ AHMET GÜRBÜZEL