Anadolu`da Uruk kültürü
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 100289
- Danışmanlar: PROF. DR. ARMAĞAN ERKANOL
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Arkeoloji, Sanat Tarihi, Archeology, Art History
- Anahtar Kelimeler: Anadolu, Kültür, Mezopotamya, Uruk Dönemi, Anatolia, Culture, Mesopotamia, Uruk Period
- Yıl: 2001
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Geç Uruk Döneminde, Uruk kültürünün, Mezopotamya'nın komşu bölgeleri olan Anadolu, Suriye ve İran'da yayılması önemli bir tartışma konusu olmuştur. Bu tartışmaların önemli bir bölümünü oluşturan“informal Uruk İmparatorluğu”tezi, çevre konumundaki kuzeyin kültürel ve idari açılardan güneyden daha az geliştiği düşüncesine dayanmaktadır. Uruk yayılım teorisyenleri, Güneyin stratejisinin Habuba Kabira'da olduğu gibi Orta Fırat'ta, Uruk yayılımından önce varlık gösteren önemli geç Kalkolitik merkezlerde, Godin Tepe V, Teli Brak ve Samsat gibi ve daha iç bölgelerde, Hassek Höyük gibi, kolon tarzında yerleşimler kurarak, bu bölgelerde çoktan kurulmuş olan ticaret ağı aracılığıyla malların akışını kontrol etmek olduğunu ileri sürmüşlerdir. Çevre konumunda yer alan yerleşimlerin rolünün ise ham maddeye karşılık, güneyin nihai mallan ile değiştirmek olarak tanımlanmıştır. Uruk yayılım döneminden önce, M. Ö. erken dördüncü bin yılda Anadolu'da kompleks bir sosyal yapının, teknolojik ilerlemenin olduğu arkeolojik verilerden anlaşılmaktadır. Anadolu'da Uruk Dönemi boyunca dört tip yerleşim bulunmaktadır. Birinci grupta bütünüyle yerel kültür özellikleri taşıyan yerel Geç Kalkolitik yerleşimler yer almaktadır. Bunlara örnek Norşuntepe ve Tülintepe'dir. Hassek Höyük Hacınebi Samsat ve olasılıkla Tepecik'in yer aldığı ikinci grup yerleşimlerde, aynı yerleşim üzerinde, farklı alanlarda hem yerel halkın hem de Güneylilerin iskanı söz konusudur. Üçüncü grubu Uruk kültüründen etkilenmiş Yerel Geç Kalkolitik yerleşimler oluşturmaktadır. Karababa Bölgesi'nde bulunan Kurban Höyük ve Karadut Mevkii buna örnek yerleşimlerdir. Son grup da ise Malatya-Arslantepe'nin içinde yer aldığı Uruk kültüründen dolaylı ve sınırlı bir şekilde etkilenen yerleşim tipi bulunmaktadır. Mezopotamyalılarm Anadolu'nun yerel halkları üzerinde ne politik ne de ekonomik olarak egemenliğinin olduğuna dair her hangi bir delil şimdiye kadar saptanmamış olup, hem yüzey araştırmaları verileri hem de kazılardan elde edilenveriler, Mezopotamyahlann ve yerel Anadolu halkının ekonomik özerkliğe sahip olduğunu, aralarındaki ilişkilerin simetri asasına dayandığını göstermektedir. Bu deliller ışığında Anadolu'da meydana gelen sosyal farklılaşmada Güney etkisinin olmadığı, kendi dinamiklerine dayanan bir gelişimin var olduğu ileri sürülebilmektedir.
Özet (Çeviri)
The impact of Mesopotamian expansion during the Late Uruk period on the neighboring societies in Iran, Syria and Anatolia has been a subject of a considerable debate. Those who have proposed the later part of the fourth millennium B.C. to represent an informal empire of the South over the North, have based their claim on the idea that the societies of the North were culturally and governmentalry much less sophisticated than those of South. The Uruk Expansion theorists have proposed that the strategy of the South was to place colonial sites in the Middle Euphrates, such as Habuba Kabira and emplacements on pre-expansion centers like Godin V, Tell Brak, Nineveh, Samsat, etc. and in the interior like Hassek Höyük to control the flow of goods through already established networks of trade. The role of the sites in the North is to carry the trans-shipping of raw material to South in exchange for goods produced in the South. Evidence from Anatolia indicating that the native polities of this area were already socially complex and technologically advanced in the early fourth millennium BC. before the Uruk expansion. This evidence speaks of formally administrated systems of storage and circulation of goods, and of social differentiation and hierarchy before Uruk contact phase. In Anatolia, during the Uruk contact four type of settlement were identified. The first group is exclusively Local Late Chalcolithic assemblages e.g. Norşuntepe, Tülintepe in.Altınova' region. In the second group settlement distinct south Mesopotamian residential quarters located inside a Local Late Chalcolithic settlement. Hassek Höyük, Hacmebi and perhaps Tepecik are sites of this sort. In the third group settlement type small local Late Chalcolithic sites close to, and culturally influenced by the Uruk enclaves, e.g., Kurban Höyük and Karadut Mevkii in Karababa region. In the last group, local sites having only minimal direct interaction with the Uruk enclaves. Arslantepe is an ideal example for this type settlement. One can not argue that the contact with Mesopotamia was the primary influence on socio-political development in the Anatolian periphery. There is no evidence that Uruk Mesopotamians dominated the local Anatolian population either politically orIV economically. Both from surveys and excavations, archaeological evidence indicates that the Mesopotamians and Anatolians were each economically autonomous, with no evidence for asymmetric relations. The patterning best fits a model of Uruk enclave as an autonomous trade diaspora. In short there is no need to posit Southern influence on the development of complexity as seen in Anatolia.
Benzer Tezler
- Tepecik sürtmetaş buluntu topluluğu
Ground stone asemblage of Tepecik
AHMET AYHAN
Yüksek Lisans
Türkçe
1999
Arkeolojiİstanbul ÜniversitesiPrehistorya Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SEVİL GÜLÇUR
- Geçmişten Barok'a taş heykel sanatı
The Art of stone sculpture from the past to the Baroque
FUNDA GÜLAY GÜNAYDIN
- Anadolu'da Roma dönemi evleri
Başlık çevirisi yok
BİNNUR GÜRLER
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
ArkeolojiEge ÜniversitesiKlasik Arkeoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ÖMER ÖZYİĞİT
- Anadolu'da ablepharus kitaibelii (saurıa: scincidae)nın bireysel ve coğrafi variasyonu üzerinde araştırmalar
Başlık çevirisi yok
YUSUF KUMLUTAŞ