Geri Dön

Definitif kemo-radyoterapi alan lokal ileri evre serviks kanseri hastalarında IPSA ve HIPO planlama sistemlerinin karşılaştırılması ve üreter doz optimizasyonu

Comparison of IPSA and HIPO planning systems and ureter dose optimization in patients with locally advanced cervical cancer undergoing definitive chemo-radiotherapy

  1. Tez No: 1001415
  2. Yazar: YUNUS BABAYİĞİT
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SÜMERYA DURU BİRGİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyasyon Onkolojisi, Radiation Oncology
  6. Anahtar Kelimeler: Serviks Kanseri, Brakiterapi, Üreter, Bilgisayar Destekli Radyoterapi Planlaması, Risk Altındaki Organ, Radyasyon onkolojisi, Tedavi planlama, Uterine Cervical Neoplasms, Brachytherapy, Ureter, Computer-Assisted Radiotherapy Planning, Organs at Risk, Radiation oncology, Treatment planning
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Modern radyoterapi (RT) teknikleri ve görüntü kılavuzluğunda brakiterapinin (BRT) gelişmesiyle birlikte lokal ileri evre serviks kanserinde sağkalımlar artmış ve risk altındaki organların korunabilmesinin önü açılmıştır. Ters planlama sistemleri IPSA (Simüle Tavlama ile Ters Planlama) ve HIPO (Hibrit Ters Planlama Optimizasyonu) ile hedef hacme yeterli doz verilirken, risk altındaki organların korunduğu gösterilmiştir. Buna karşın üreterler rutin BRT uygulamalarında konturlanmamakta ve koruma açısından ek optimizasyon yapılmamaktadır. Bu çalışmanın amacı, üreter optimize IPSA-HIPO planlarını karşılaştırmak ve üreter doz optimizasyonunun başarısını değerlendirmektir. Bununla birlikte akut ve kronik toksisitelerin, üreteral stenoz için risk faktörlerinin ve sağkalımların incelenmesi de hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada lokal ileri evre serviks kanseri nedeniyle Haziran 2020 ile Mayıs 2025 tarihleri arasında definitif kemo-radyoterapi (KRT) ve BRT uygulanmış 40 hasta retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Hastalara rutin KRT sonrası (50,4 Gy/ 28 fraksiyon (frk)) 4 frk'da 28 Gy BRT uygulanmıştır. Tüm BRT fraksiyonlarına üreter optimize IPSA ve HIPO olarak iki yeni plan yapılmıştır. Yeni planlarda HR-CTV (Yüksek Riskli Klinik Hedef Hacim) D90≥85 Gy olmasına ve risk altındaki organ dozlarının tedavideki orijinal değerleri aşmamasına dikkat edilmiştir. Tedavi, IPSA ve HIPO planlar arasında kümülatif hedef hacim ve risk altındaki organ dozları, plan kalite indeksleri karşılaştırılmış, üreter doz optimizasyonun başarısı değerlendirilmiştir. Bulgular: Kırk hasta BRT planlamasında kullanılmıştır. Ortanca yaş 52,5 yıl (aralık: 31- 89 yıl), ortanca takip süresi 26 ay (aralık: 3-63 ay) idi. Hastaların %90'ı FIGO evre IIIA ve üzerindeydi. Otuz bir (%77,5) hastada parametrium invazyonu vardı. Sağ, sol ve maksimum üreter D0,1cc dozları üreter optimize IPSA planlarında sırasıyla %14,7; %14,4 ve %14,9; HIPO planlarında ise sırasıyla %17,3; %14,9 ve %16,7 istatistiksel anlamlı olarak tedavi planından düşüktü (p<0,001). IPSA ve HIPO planlar arasında üreter D0,1cc değeri açısından anlamlı fark bulunamamıştır. IPSA ve HIPO'nun hasta bazlı üreter doz optimizasyonu başarısı eşit olup %82,5 olarak bulunmuştur. Üreter optimizasyonu başarısız olan hastalarda tanıdaki tümör çapı istatistiksel anlamlı olarak daha yüksekti (p=0,043). IPSA ve HIPO planlarda, tüm hastalarda HR-CTV D90≥85 Gy olup mesane, rektum, rekto-vajinal nokta dozları tedavi planına göre 2 istatistiksel anlamlı olarak daha düşük iken; sigmoid ve bağırsak dozları tedavi ile benzerdi. HIPO planlarda ortanca rektum D2cc 61,1 Gy (aralık: 52,1-84,3 Gy), IPSA'da 63,8 Gy (aralık: 52,4-82,6 Gy) olup HIPO'da istatistiksel anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur (p<0,001). Ayrıca HIPO ile daha konformal planlar yapılabilmiştir (p<0,001). Grad 3 akut toksisite sadece 2 (%5) hastada görülürken, grad 4 toksisite görülmemiştir. En sık görülen kronik toksisite vajinal stenoz idi. Grad≥2 vajinal stenoz oranı %25'ti. Hastaların %15'inde grad≥3 üreteral stenoz, en erken 13. ayda gelişmiştir. Üreteral stenoz gelişimi ile tümör çapı, hacmi ve uzanımları arasında anlamlı ilişki gösterilememiştir. 5 yıllık genel, lokal nükssüz ve lokalbölgesel nükssüz sağkalım %72,5, %91,7 ve %63 olarak bulunmuştur. Sonuç: IPSA ve HIPO planlama sistemleri hedef hacme yeterli dozu verip, risk altındaki organları korurken, yüksek oranda üreter doz optimizasyon başarısı göstermektedir. HIPO ile daha düşük rektum dozu, daha yüksek konformite ve risk altındaki organ dozlarında yüzdesel olarak daha fazla düşüş sağlanmaktadır. Özellikle interstisyel BRT uygulanan hastalarda HIPO planlama sisteminin öncelikli tercih edilmesi uygun olabilir.

Özet (Çeviri)

Aim: With the development of modern radiotherapy (RT) techniques and image-guided brachytherapy (BRT), survival outcomes in locally advanced cervical cancer have improved and the protection of organs at risk has become feasible. Inverse planning systems, IPSA (Inverse Planning Simulated Annealing) and HIPO (Hybrid Inverse Planning Optimization), have been shown to deliver adequate dose to the target volume while sparing organs at risk. However, ureters are not routinely contoured in standard BRT practice and no additional optimization is performed for their protection. The aim of this study was to compare ureteroptimized IPSA and HIPO plans and to evaluate the success of ureter dose optimization. In addition, acute and chronic toxicities, risk factors for ureteral stenosis, and survival outcomes were also investigated. Materials and methods: In this study, 40 patients with locally advanced cervical cancer who received definitive chemo-radiotherapy (CRT) and BRT between June 2020 and May 2025 were retrospectively evaluated. Following standard CRT (50.4 Gy in 28 fractions [fx]), patients received BRT with a total dose of 28 Gy in 4 fractions. For all BRT fractions, two new plans were generated as ureter-optimized IPSA and HIPO. In the new plans, it was ensured that HRCTV (High-Risk Clinical Target Volume) D90 ≥85 Gy and that doses to organs at risk did not exceed those in the original treatment plans. Cumulative target volume and organ-at-risk doses, as well as plan quality indices, were compared between IPSA and HIPO plans, and the success of ureter dose optimization was evaluated. Results: Forty patients were included in the BRT planning analysis. The median age was 52.5 years (range: 31–89 years), and the median follow-up time was 26 months (range: 3–63 months). Ninety percent of patients had FIGO stage IIIA or higher. Parametrial invasion was present in 31 (77.5%) patients. Right, left, and maximum ureter D0.1cc doses were significantly reduced compared to the treatment plans by 14.7%, 14.4%, and 14.9% in ureter-optimized IPSA plans, and by 17.3%, 14.9%, and 16.7% in HIPO plans, respectively (p<0.001). No significant difference was found between IPSA and HIPO plans in terms of ureter D0.1cc values. The patient-based success rate of ureter dose optimization was equal for IPSA and HIPO, at 82.5%. Tumor diameter at diagnosis was significantly higher in patients with unsuccessful ureter optimization (p=0.043). In both IPSA and HIPO plans, HR-CTV D90 was ≥85 Gy in all 4 patients, and bladder, rectum, and rectovaginal point doses were significantly lower compared to the treatment plans, whereas sigmoid and bowel doses were similar. The median rectum D2cc was 61.1 Gy (range: 52.1–84.3 Gy) in HIPO and 63.8 Gy (range: 52.4–82.6 Gy) in IPSA, with significantly lower values in HIPO (p<0.001). Additionally, more conformal plans were achieved with HIPO (p<0.001). Grade 3 acute toxicity was observed in only 2 (5%) patients, and no grade 4 toxicity was observed. The most common chronic toxicity was vaginal stenosis, with a rate of grade ≥2 vaginal stenosis of 25%. Grade ≥3 ureteral stenosis developed in 15% of patients, with the earliest occurrence at month 13. No significant association was found between ureteral stenosis and tumor diameter, volume, or extent. The 5-year overall, local recurrence-free, and locoregional recurrence-free survival rates were 72.5%, 91.7%, and 63%, respectively. Conclusions: IPSA and HIPO planning systems provide adequate dose coverage to the target volume while sparing organs at risk and demonstrate high rates of ureter dose optimization success. HIPO provides lower rectum doses, higher conformity, and greater percentage reductions in organ-at-risk doses. Particularly in patients undergoing interstitial BRT, HIPO may be the preferred planning system.

Benzer Tezler

  1. FIGO 2018 serviks kanseri evrelendirilmesine göre serviks kanserli olgularımızın dağılımı ve prognuzu

    Distribution and prognosis of OUR cervical cancer cases according to 2018 cervical cancer staging

    BÜŞRA ASENA TORUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kadın Hastalıkları ve DoğumAnkara Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. UĞUR FIRAT ORTAÇ

  2. Oditoryumlarda akustik önlemler ve çoklu kullanım

    Accoustical precautions and milti purpose usage of auditorums

    ÇİĞDEM YÜCEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    MimarlıkGazi Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. MUTBUL KAYILI

  3. Üzüm sularının pastörizasyonu ve kontsantresi sırasında hidroksimetilfurfural oluşumu üzerinde bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    ŞERİFE ŞAHİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tarım Ürünleri Teknolojisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYDIN URAL

  4. Lohusalıkta anneye verilen sağlık eğitiminin annenin doğum sonrası döneme ilişkin bilgi düzeyine etkisinin incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    HANDAN GÜLER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    HemşirelikCumhuriyet Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. MELİHA ATALAY