Geri Dön

Anazarbos antik kenti

The Ancient city of Anazarbos

  1. Tez No: 100089
  2. Yazar: AYÇA ÖZCAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. CEVDET BAYBURTLUOĞLU
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Arkeoloji, Archeology
  6. Anahtar Kelimeler: Adana-Kozan, Anazarbos, Antik şehirler, Kilikya, Adana-Kozan, Anazarbos, Antique cities, Cilicia
  7. Yıl: 2001
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Klasik Arkeoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Anazarbos, Adana'da Kozan Üçesi'nin 28 km. güneyinde bulunmaktadır. Antik şehir surlarının hemen dışına kurulmuş küçük köyün ismi Dilekkaya'dır. Olasılıkla İÖ 1. yüzyılın başlarında Hierapolis Castabala'dan yönetilen Tarcondimotos'un krallığına bağlıydı, kent İÖ 19'da Augustus'un ziyaretinin ardından Anazarbus yakınındaki Caesarea olarak yeniden kuruldu. Roma imparatorlarından Septimius Severus'un, Pescennius Niger ile yaptığı iktidar savaşı sırasında, Severus'un tarafını tutan kent, onun Niger'i 194 yılında İsos'ta yenerek imparatorluğun tek hakimi olmasından sonra ödüllendirilmiş, tarihinin en parlak dönemini yaşamaya başlamıştır. İS 204-205 yıllarında Kilikia, İsauria ve Lykaonia eyaletlerinin metropolisi olmuştur. İS 260 yılında diğer Sasani Kralı Şapur, Kilikia kentleri gibi Anazarbos'u da fethetmiştir. İS 4. yüzyılda İsauria'lı Balbinos'un tahrip ettiği Anazarbos, İmparator II. Theodosius'un İS 408 yılında kurduğu Kilikia Sekunda eyaletinin başkenti olmuştur. 525 yılındaki büyük depremden zarar gören kent İmparator Justinianus tarafından onartılarak Justiniopolis adını almıştır. Ancak 561 yılında ikinci kez deprem felaketine uğramıştır. 6. yüzyılda ise kent büyük bir veba salgınına uğramıştır. İslamın yükselmesini takip eden yüzyıllarda Anazarbus, Araplar ve Bizanslılar arasında tampon bölge olarak kalmış ve sık sık bu iki taraf arasında el değiştirmiştir. Arapların zaptetmesi ve işgalinden sonra Anazarbos'u (şimdi Ayn Zarba olarak yeniden adlandırıldı) 796'da Harun Reşid güçlendirdi. 962'de Nikephoros Phokas kenti ele geçirmişler. Daha sonra 12.yüzyılda kent Küçük Ermeni Krallığının geçici başkenti oldu ve 13 75 'de Memlüklerin eline geçmesiyle terk edildi. 94Anazarbos'un akropolisi yaklaşık 200m. yükseklikte görkemli kireçtaşından bir kayalıktır, çevredeki ovadan bir ada gibi yükselir ve hemen aşağı surlu kent batı yamaçlarının eteğindeydi. Şehrin dışında yaklaşık lkm. güneyinde (kısmen tonozlar üzerine kısmen kayaya yaslanmış), oval biçimli bir amfitiyatro vardır. Tamamen taştan inşa edilmiştir. Antik çağda diğer binalara malzeme sağlamak amacıyla sürekli olarak yağmalanmış olduğu anlaşılmaktadır. Bu amfitiyatronun kuzeydoğusunda izleyiciler için kayaya oyulma oturma sıralan ve ortada opus cementicum bir spina ile stadium vardır. Düzlüğün batısında geniş manzarası ile bir tiyatro ve geniş bir nekropolü vardır. Tiyatronun arkasından kayaya oyulmuş bir merdiven, kısmen Roma temelleri üzerinde duran Bizans ve Ermeni surları ve kışlalarının olduğu kuzeyden güneye yaklaşık lkm. uzunluğunda görkemli bir kalenin bulunduğu kayalığın zirvesine çıkışa izin verir. Stadyumun elli metre kadar kuzeydoğusundaki kayalık yapay bir yarıkla ayrılmıştır. Roma veya ilk Bizans döneminde, Anazarbus'tan Flaviopolis (Kadirli) ve Hierapolis-Kastabala'ya giden yola geçit vermek için açıldığı sanılmaktadır. Kuzey-güney sütunlu cadde üç gözlü takla başlar. Güney yüzünde siyah granitten altı adet Korinth stili sütun başı bulunan, üç kemerli bir geçittir. Kuzey yüzünde ana kemerin her iki tararında birer heykel nişi vardır. Kale üç bölüme ayrılmaktadır: Birinci sur ve küçük kilisenin de içinde bulunduğu kışla; iki sur arasındaki düz kayalık üzerine kurulmuş olan üç katlı kule; ikinci sur ve içinde bulunan bitişik odalar topluluğu, depolar ve su tankları. 95

Özet (Çeviri)

SUMMARY Anazarbos is located 28 km. south of Kozan in Adana. The small village situated just outside the ancient city walls is called Dilekkaya. Probably subject earlier in the 1st century BC to the dynasty of Tarcondimotos, who ruled from Hieropolis Castabala, the city was refounded in 19 BC, following a visit by Augustus, as Caesarea by Anazarbos. The city which sided with Severus during the power struggle the Roman Emperor Septimius Severus entered with Pescennius Niger and was rewarded when the Emperor won his battle in 192 AD Isos and became the sole ruler of the empire, starting to enjoyed its days of glory. In the period 204-205 AD Cilicia became the metropolis of the Isaura and Lycaonia states. In 206 AD the Sasani King Shapur captured Anazarbos, like other Cilician cities. Anazarbos which was destroyed by Balbinos of Isaura. In the 4th century AD became capital of Cilicia Secunda which was established during the reign of II. Theodosius. The city was badly hit with an earthquake in 525 and was later restored by Emperor Justinianus and renamed Justiniopolis. In 561 it experienced a second earthquake disaster and in the 6th century was hit with a major plague epidemic. After its capture and occupation by the Arabs, Anazarbos (now renamed Ayn Zarba) was fortified in 796 by Harun-ar-Rashid. Nikephoros Phokas then conquered the city in his campaign of 962. Later, in the 12th century, the place was the temporary capital of the Kingdom of Little Armenia, and it was finally totally ruined when the Memlüks destroyed the Little Armenian Kingdom in 1375 and this antique settlement has never been used again since. 96The acropolis of Anazarbos, an imposing limestone outcrop ca. 200 m high, rises like an island out of the surrounding plain, and it was at the foot of its west face that the walled city was founded. Less than a km south of outside the city is the elliptical amphitheater (part freestanding and part backing onto the crag). It built completely with stones. It was apparently systematically looted during the antique age to provide material for other buildings. Northeast of this amphitheater is the stadium with a central concrete spina and rock-cut terraces for spectators, a theater with a wide vista west over the plain, and an extensive necropolis. From behind the theater a rock stairway gives access to the summit of the crag on which stands the massively imposing fortress, nearly 1 km long from north to south, where the Byzantine and Armenian ramparts and military quarters stand in part on Roman foundations. About fifty meters to the northeast of the stadium, the rock is separated with a man-made fissure. The Moslems of the region consider this as the crack cut by Hz. Ali. The fissure seems to be opened to allow for the road which went from Anazarbus to Flaviopolis and Hieropolis-Kastabala during the Byzantine Period. The colonnaded north-south street starts with this three-spaned arch. It is a three-arched passage with six Corinthian column capitals from black granite on its south facade. There are statue niches on both sides of the main arch on the northern facade. The castle can be defined in three sections. The barracks section including the first wall and the church; the three-storey tower built on the flat rock between the two walls; the second wall and the adjacent complex of rooms it, storage areas and water tanks it encloses. 97

Benzer Tezler

  1. Roma döneminde Anadolu'daki sütunlu caddeler

    Başlık çevirisi yok

    AYŞE EROL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    ArkeolojiAnkara Üniversitesi

    Arkeoloji ve Sanat Tarihi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. VEDAT İDİL

  2. Roman amphitheatres in Anatolia

    Anadolu`da Roma anfitiyatroları

    FULYA ONRAT

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1997

    Sanat TarihiOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Sanat Tarihi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SUNA GÜVEN