Geri Dön

Küçük hacimli lenf nodu biyopsilerinde kombine yöntemlerin tanısal katkısı

Diagnostic contribution of combined methods in smallvolume lymph node biopsies

  1. Tez No: 999375
  2. Yazar: SEVİL DEMİRAY
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ÖZLEM CANÖZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Patoloji, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: Lenfadenopati, İnce İğne Aspirasyonu, Çekirdek İğne Biyopsisi, Akım Sitometri, Sydney Sınıflaması, Lenfoma, Lymphadenopathy, Fine-Needle Aspiration, Core Needle Biopsy, Flow Cytometry, Sydney Classification, Lymphoma
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Erciyes Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Patoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Amaç: Lenfoproliferatif hastalıkların tanısında eksizyonel biyopsi altın standart olarak kabul edilse de daha az invaziv yöntemlere duyulan ihtiyaç giderek artmaktadır. Bu çalışmanın amacı, küçük hacimli lenf nodu biyopsilerine (ince iğne aspirasyon sitolojisi [İİAS], çekirdek iğne biyopsisi [ÇİB]) yardımcı yöntemlerden akım sitometrinin (AS) tanısal katkısını değerlendirmek ve klinik uygulanabilirliğini analiz etmektir. Gereç ve Yöntem: Prospektif olarak planlanan bu çalışmaya, 15.10.2024–01.04.2025 tarihleri arasında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde lenfadenopati nedeniyle biyopsi yapılan 82 erişkin hasta dahil edilmiştir. Olgulara İİAS, ÇİB ve/veya eksizyonel biyopsi uygulanmış; aspirasyon materyalleri Sydney sınıflamasına göre raporlanmıştır. Ayrıca tüm olgularda AS analizi gerçekleştirilmiş, immünohistokimya ve ek testler gerektiğinde eklenmiştir. Tanısal yöntemlerin uyum ve katkısı istatistiksel olarak ROC, Kappa ve McNemar testleriyle değerlendirilmiştir. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 49,4 ± 17,3 yıl olup, %63,4'ü kadın, %36,6'sı erkekti. En sık biyopsi bölgesi servikal lenf nodlarıydı (%68,3). En yaygın biyopsi yöntemi ince iğne aspirasyon (%70,7) olup, çekirdek iğne biyopsisi %12,2, kombine yöntem %17,1 oranında uygulanmıştır. Aspirasyon sitolojisinde akım sitometri kullanılmadan olguların büyük çoğunluğu LN3 (%60,9) olarak değerlendirilmişken, akım sitometri ile aspirasyon sitolojisi kombine edildiğinde %97,6'sının LN2 kategorisine geçtiği gözlenmiştir (Cohen's κ=0,21). Bu durum, tanısal ayırt edici gücün anlamlı biçimde arttığını göstermiştir. McNemar testi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,001). Çekirdek iğne biyopsisinde monoklonalite saptanan tüm olgular (%100) malign bulunurken, poliklonalite gösteren olguların %46,2'sinde malignite tespit edilmiştir. Derin yerleşimli lenf nodlarında malignite oranı anlamlı derecede yüksektir (p=0,04). Yaygın lenfadenopatili olgularda malignite oranı izole lenfadenopatili olgulara göre anlamlı olarak fazlaydı (p=0,01). İmmünohistokimya yapılan olgularda da malignite oranı daha yüksektir (p=0,01). Aspirasyon biyopsi ile Sydney sınıflaması yapıldığında nihai tanı arasında da anlamlı pozitif korelasyon saptanmıştır (β=0,30, p=0,008, R²=0,66). Akım sitometrinin aspirasyon sitoloji ile değerlendirildiğinde modelin açıklama oranı artırmıştır (R²=0,81). ROC analizinde tanısal doğruluk sırasıyla İnce iğne aspirasyonu için AUC=0,83, akım sitometri için AUC=0,75 ve kombine kullanımda AUC=1,00 olarak hesaplanmıştır. Sonuç: Küçük hacimli biyopsiler, özellikle AS ile kombine edildiğinde lenfoproliferatif hastalıkların tanısında yüksek tanısal katkı sağlamaktadır. İİAS ve AS birlikte kullanıldığında, özellikle LN3 olgularda indolent lenfoma ve reaktif lenfadenopati ayrımında katkısı dikkat çekmektedir. Monoklonalite varlığı, malignite için güçlü bir prediktör olarak öne çıkarken; poliklonal olgular Hodgkin lenfoma ve metastaz gibi klinik açıdan önemli alt grupları içerebilmektedir. Bu bulgular, eksizyonel biyopsi altın standart olmaya devam etse de yardımcı yöntemlerle desteklenen küçük hacimli biyopsilerin güvenilir alternatifler sunduğunu göstermektedir.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Objective: Although excisional biopsy remains the gold standard for diagnosing lymphoproliferative disorders, the need for less invasive methods is steadily increasing. This study aimed to evaluate the diagnostic contribution and clinical applicability of flow cytometry (FC) as an adjunct to small-volume lymph node biopsies (fine-needle aspiration cytology [FNAC], core needle biopsy [CNB]). Materials and Methods: This prospective study included 82 adult patients who underwent biopsy for lymphadenopathy at Erciyes University Faculty of Medicine Hospital between October 15, 2024, and April 1, 2025. FNAC, CNB, and/or excisional biopsy were performed. Aspirate materials were reported according to the Sydney classification. FC analysis was performed in all cases, and immunohistochemistry and ancillary tests were added when necessary. The concordance and diagnostic performance of the methods were evaluated using ROC, Kappa, and McNemar tests. Results: The mean age of the patients was 49.4 ± 17.3 years; 63.4% were female and 36.6% were male. The most common site of involvement was the cervical lymph nodes (68.3%). The most frequently performed biopsy method was FNAC (70.7%), followed by CNB (12.2%) and combined methods (17.1%). Without FC, most aspiration cytology cases were classified as LN3 (60.9%), whereas with combined FNAC + FC, 97.6% of cases were reclassified as LN2 (Cohen's κ = 0.21). This finding indicated a significant improvement in diagnostic discrimination, with McNemar's test showing statistical significance (p < 0.001). All CNB cases with monoclonality (100%) were malignant, while 46.2% of polyclonal cases were malignant. Deep-seated lymph nodes had a significantly higher malignancy rate (p = 0.04). Malignancy was also more common in cases with generalized lymphadenopathy compared to isolated lymphadenopathy (p = 0.01), and in those requiring immunohistochemistry (p = 0.01). A significant positive correlation was found between the Sydney classification from aspiration biopsy and the final diagnosis (β = 0.30, p = 0.008, R² = 0.66). When FC was combined with aspiration cytology, the model's explanatory power increased (R² = 0.81). In ROC analysis, diagnostic accuracy was AUC = 0.83 for FNAC, AUC = 0.75 for FC alone, and AUC = 1.00 for the combined approach. Conclusion: Small-volume biopsies, particularly when combined with FC, provide substantial diagnostic value in lymphoproliferative disorders. The combined use of FNAC and FC is especially beneficial in differentiating indolent lymphoma from reactive lymphadenopathy in LN3 cases. Monoclonality serves as a strong predictor of malignancy, while polyclonal cases may include clinically important subgroups such as Hodgkin lymphoma and metastasis. These findings suggest that although excisional biopsy remains the gold standard, small-volume biopsies supported by ancillary techniques can offer reliable diagnostic alternatives.

Benzer Tezler

  1. Yeni Cami'nin akustik açıdan performans değerlendirmesi

    Evaluation of the acoustical performance of the New Mosque

    EVREN YILDIRIM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Mimarlıkİstanbul Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEVTAP YILMAZ DEMİRKALE

  2. Helisel yayların statik karakteristiklerini ölçme ve kontrol etme cihazının tasarımı ve imalatı

    Design and manufacture of a device measuringand controlling the static characteristics of helical springs

    MUAMMER MUSULLUOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Makine MühendisliğiGazi Üniversitesi

    Makine Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FEVZİ ERCAN

  3. Landsat uydusu aracılığı ile elde edilen görüntülerin sınıflandırılmaları ve bunlara ilişkin bilgisayar programlarının hazırlanması

    Başlık çevirisi yok

    G. FERZAN KÜÇÜKA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Bilgisayar Mühendisliği Bilimleri-Bilgisayar ve KontrolEge Üniversitesi

    Bilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HALİS PÜSKÜLCÜ

  4. Dokuma kumaşlarda örgü tipinin ham kumaşın boyutları ve geometrik özellikleri üzerindeki etkilerinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    EMEL ÖNDER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜNGÖR BAŞER

  5. İki katlı pamuk ipliklerinden dokunan kumaşlarda örgüye bağlı olarak maksimum atkı sıklığının değişimi üzerinde bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    MELTEM ASLI NARTER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜNGÖR BAŞER