Biyofilik tasarım yaklaşımlarının iç mimarlıkta malzeme kullanımı üzerinden incelenmesi
An examination of biophilic design approaches through the use of material in interior architecture
- Tez No: 996008
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ELİF ALTIN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: İç Mimari ve Dekorasyon, Interior Design and Decoration
- Anahtar Kelimeler: İç mekan tasarımı, İç mimari, Interior design, Interior architecture
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Kültür Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: İç Mimarlık Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışma, biyofilik tasarım yaklaşımını ve bu kapsamda kullanılan malzemeleri merkezine alarak, insan ile doğal çevre arasındaki ilişkinin iç mekân tasarımına nasıl aktarılabileceğini çok boyutlu bir çerçevede ele almaktadır. Araştırma, doğayla kurulan etkileşimin yalnızca mekânsal bir düzenleme değil, aynı zamanda fiziksel konfor, psikolojik iyilik hâli ve kullanıcı deneyimi üzerinde belirleyici bir unsur olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda biyofili kavramının kuramsal altyapısı ve tarihsel gelişimi incelenirken, yaklaşımın çevresel, toplumsal ve mekânsal etkileri bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmektedir. Çalışmanın başlangıç bölümünde, biyofilik tasarımın ortaya çıkışı ve sürdürülebilirlik kavramı ile kurduğu ilişki ele alınmaktadır. Doğal unsurların yapılı çevreye entegre edilmesinin, yalnızca estetik bir katkı sunmakla sınırlı kalmadığı; enerji tüketiminin azaltılması, iç mekân çevre kalitesinin artırılması ve ekonomik verimlilik gibi çok yönlü kazanımlar sağladığı vurgulanmaktadır. Bu bağlamda biyomimikri yaklaşımı, doğadaki sistemlerin uyum, dayanıklılık ve kaynak verimliliği gibi özelliklerini örnek alarak yenilikçi ve çevreyle uyumlu yapı malzemelerinin geliştirilmesine olanak tanıyan önemli bir tasarım stratejisi olarak ele alınmaktadır. Araştırmada ayrıca, biyofilik tasarımda kullanılan malzemelerin doğal kaynak temelli sınıflandırmaları ile bu malzemelerin iç mekânda farklı kullanım alanlarına nasıl adapte edildiği incelenmektedir. Zemin, duvar, tavan, mobilya ve aydınlatma elemanlarında kullanılan biyofilik malzemelerin çeşitliliği, biyomimikrinin sunduğu bilimsel ve teknolojik olanaklar çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu kapsamda, doğadaki yapısal ve optik özelliklerden esinlenen malzeme çözümlerinin, yapılı çevreye hem işlevsel hem de sürdürülebilir katkılar sağladığı ortaya konulmaktadır. Çalışmanın uygulamaya yönelik bölümünde, biyofilik malzemelerin kullanıldığı mimari örnekler üzerinden yapılan analizler aracılığıyla, bu malzemelerin kullanıcı üzerindeki etkileri değerlendirilmektedir. Elde edilen bulgular, biyofilik tasarımın psikolojik rahatlama, ruh hâlinde iyileşme ve üretkenlik artışı gibi olumlu sonuçlar doğurduğunu göstermektedir. Bu değerlendirmeler, malzemelerin teknik performansı ve çevresel sürdürülebilirliği ile birlikte, estetik algı ve duyusal deneyim boyutlarını da kapsayacak şekilde ele alınmaktadır. Sonuç olarak çalışma, biyomimikrinin biyofilik tasarım malzemeleriyle bütünleşmesini yalnızca estetik bir arayış olarak değil, aynı zamanda güncel çevresel sorunlara yanıt üreten stratejik bir yaklaşım olarak değerlendirmektedir. Bu doğrultuda, bilimsel araştırmaların desteklenmesi, biyolojik ve psikolojik etkenleri dikkate alan düzenleyici çerçevelerin oluşturulması ve sertifikasyon sistemlerinin geliştirilmesi gerekliliği vurgulanmaktadır. Böylece biyofilik tasarımın, sürdürülebilir mimarlık pratiğinde geleceğe yönelik güçlü ve bütüncül bir yaklaşım olarak konumlanabileceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Özet (Çeviri)
This study focuses on the concept of biophilic design and the materials employed within this framework, examining how the profound relationship between humans and the natural environment can be translated into interior design solutions that enhance both physical and psychological comfort. The research approaches biophilic design as more than a spatial strategy, emphasizing its role in shaping user experience, well-being, and environmental awareness. In this context, the theoretical foundations and historical evolution of biophilia are explored alongside its environmental, social, and spatial dimensions within a holistic analytical framework. In the initial sections, the origins of biophilic design and its close relationship with sustainability are addressed. The integration of natural elements into the built environment is shown to extend beyond aesthetic considerations, contributing to reduced energy consumption, improved indoor environmental quality, and long-term economic benefits. Within this framework, biomimicry is highlighted as a key approach that enables the development of innovative building materials by emulating the adaptability, resilience, and resource efficiency observed in natural systems. The study further examines the classification of biophilic design materials based on natural resources and their diverse applications within interior spaces, including floors, walls, ceilings, furniture, and lighting elements. Through the lens of biomimicry, materials inspired by natural structures and processes are evaluated as scientifically grounded solutions that enhance both functional performance and environmental compatibility within the built environment. An application-oriented component of the research analyzes architectural case studies that incorporate biophilic materials, assessing their impact on users. The findings indicate that such materials contribute to psychological relaxation, improved mood, and increased productivity. These case analyses consider not only the technical performance and sustainability of materials but also their aesthetic qualities and sensory characteristics, emphasizing the importance of multisensory experience in interior environments. In conclusion, the study positions the integration of biomimicry into biophilic materials not merely as an aesthetic innovation, but as a strategic approach to addressing contemporary environmental challenges. It underscores the need for continued scientific research, the development of regulatory frameworks that account for biological and psychological factors, and the establishment of certification systems that support this approach. Through these measures, biophilic design is identified as a forward-looking and comprehensive model with the potential to play a leading role in the future of sustainable architecture.
Benzer Tezler
- Sıçan glandula thyroidea'sının innervasyonu ve parankima hücreleri'ne ilişkin ışık mikroskobik bulgular
Başlık çevirisi yok
MELDA YARDIMOĞLU
- Kuvvetli atıkların yukarı akışlı havasız filtrelerde arıtım kinetiği
Kinetics of strong waste treatment by anqerobic upflow filters
M.ATALAY TİMUR
- Yüksek konsantrasyonda amonyak içeren atık suların döner diskler ile nitrifikasyonu
Nitrification of strong ammonia wastes by rotating discs
H.OKTAR TİMUR