Finansal teknoloji uygulamalarının bankacılık performansı üzerindeki etkileri: Ampirik bir inceleme
The impact of financial technology applications on banking performance: An empirical review
- Tez No: 994824
- Danışmanlar: PROF. DR. HALİL TUNALI
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Bankacılık, Banking
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: İktisat Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Son yıllarda finansal teknoloji alanındaki gelişmeler finans sektöründe önemli bir dönüşüm yaşanmasına neden olmuştur. Dijitalleşme, müşteri beklentileri ve rekabet ortamının etkisiyle finans sektöründe sunulan ürün ve hizmetlerin yapısı değişirken, operasyonel süreçleri yeniden şekillendirmiştir. Finans sektöründe en fazla etkilenen alanların başında ise bankacılık sektörü gelmektedir. Finansal teknoloji uygulamaları kişilerin bankacılık hizmetlerine ucuz, hızlı, istedikleri an, güvenli bir şekilde erişimlerini sağlamakta, finansal kapsayıcılığı arttırmakta, bankaların risk yönetim süreçlerinin yönetilmesini kolaylaştırmakta, verimliliklerini artırıp maliyetlerini azaltmaktadır. Ancak bankacılık sektöründe finansal teknolojinin kullanılması bankaların risk profillerinin değişmesine yol açarken; yatırım maliyetleri, veri güvenliği ve gizliliği, rekabet ve yetersiz düzenlemeler gibi konular bankaların performansları üzerinde baskı oluşturmaktadır. Bu hususta, finansal teknoloji uygulamalarının finans sektörünün önemli oyuncusu olan bankaların performansları üzerinde etkisi henüz tam olarak açığa kavuşturulamamıştır. Bu konunun incelenmesi ve bir sonuca ulaşılması, yalnızca sektör düzeyinde değil, aynı zamanda finans sektörünün sürdürülebilirliği ve istikrarı açısından da önemlidir. Bu konuda yapılan çalışmalar genellikle ülke bazında yürütülmekle birlikte, çoklu ülkeli çalışmalarda kullanılan yöntem ve değişkenlerde farklılıklar bulunmaktadır. Çalışma bulguları ise analize konu olan ülkeler, kullanılan yöntemler ve değişkenlere bağlı olarak farklılık göstermektedir. Bu çalışmada finansal teknoloji uygulamalarının bankaların performansı üzerinde etkileri kârlılık ve istikrarlılık boyutları kapsamında hem doğrusal hem de dinamik panel veri analiz yöntemleriyle analiz edilecektir. Bu iki yöntemin birlikte kullanılmasının amacı, çalışmanın bilimsel derinliğini, güvenilirliğini artırmak, model varsayımlarının duyarlılığını ortaya koymaktır. Çalışmada, finansal teknolojiyi benimseme ve uygulama konusunda önde gelen 25 ülkenin 2015-2022 dönemine ait verileri kullanılmıştır. Söz konusu ülkeler arasında hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin yer alması, farklı ekonomi düzeylerinde finansal teknolojinin etkisinin bankalar üzerinde etkisinin ölçülmesini sağlamaktadır. Öte yandan, finansal teknolojinin bankacılık performansı üzerinde yapılan çalışmalarda genel olarak finansal teknolojinin erken gelişim göstergesi olan ATM, kart bilgileri, mobil ve internet bankacılığı verilerine modellerde yer verilirken, bu çalışmada finansal teknolojinin son dönemde ortaya çıkardığı nakitsiz işlemler verileri analize dâhil edilmiştir. Çalışmada, bağımlı değişken olarak bankaların kârlılığını temsilen aktif ve özkaynak kârlılığı, istikrarını temsilen ise Bank Z skoru oranı değişkenleri kullanılmıştır. Finansal teknoloji uygulamalarının göstergeleri olarak ATM sayısı, kart sayısı, mobil ve internet bankacılığı işlem hacmi ile nakitsiz işlemler bağımsız değişkenler olarak modele dahil edilmiştir. Ayrıca, mobil hücresel abonelik sayısı ve şube sayısı finansal teknolojinin benimsenmesini destekleyen faktörler olarak modele eklenmiştir. Kontrol değişken olarak ise ekonomik ve bankacılığa özgü değişkenler kullanılmıştır. Modelde ekonomik değişken olarak kişi başına düşen GSYH ve para arzı; bankacılığa özgü değişken olarak ise sermaye, risk ağırlıklı varlıklar, takipteki krediler, likidite oranlarını gösteren değişkenler modele dahil edilmiştir. Analiz sonucunda elde edilen bulgular, finansal teknoloji uygulamalarının bankacılık performansı üzerinde etkisinin analiz yöntemine göre farklılaşabileceğini göstermektedir. Finansal teknoloji uygulamalarının bankacılık sisteminde kullanılması doğrusal panel veri analiz sonuçlarına göre genel olarak bankacılık kârlılığını artırdığı, dinamik panel veri analiz sonuçlarına göre ise azalttığı, buna karşın hem doğrusal hem de dinamik panel veri analiz sonuçlarında göre bankacılık istikrarlılığını artırdığı tespit edilmiştir. Bağımlı değişkenlerin gecikmeli etkilerini ve içsellik sorununu dikkate alan dinamik panel veri analiz sonuçları değerlendirildiğinde finansal teknoloji uygulamaları her ne kadar maliyetleri azaltıp, finansal erişimi artırıp, yeni gelir fırsatları yaratarak bankaların kârlılığını olumlu etkilese de, artan rekabet baskısı, dijitalleşmenin getirdiği maliyetler ve riskler kârlılığı sınırlamaktadır. Öte yandan, finansal teknolojinin kullanımı bankaların müşteri memnuniyetini artırmakta, bankalar açısından düzenli gelir akışı sağlamakta ve risk yönetim süreçlerini olumlu etkileyerek, bankacılık istikrarlılığını güçlendirmektedir. Bu hususta, dijitalleşme bankaların istikrarlılığını olumlu etkilerken, kârlılıkları üzerinde baskı oluşturmaktadır. Bu kapsamda, elde edilen sonuçlar finansal teknoloji uygulamalarının bankacılık sektöründe hem fırsatlar hem de riskler yarattığını ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, finansal teknoloji uygulamalarının banka kârlılığını artırırken aynı zamanda finansal istikrarı destekleyecek biçimde hayata geçirilmesine yönelik politika çerçevelerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Bu konuda dijitalleşme altyapısının yetersiz olduğu ülkelerde bankalar tarafından dijital kanalların kullanımının teşvik edilmesi; dijitalleşme seviyesinin yüksek olduğu ülkelerde ise dijital kanallarla yapılan işlemler ile dijital ve fiziksel kanallar aracılığıyla gerçekleştirilen işlemler arasında bir denge kurulmasına yönelik politikaların uygulanması önem taşımaktadır. Ayrıca, teknoloji yatırımlarında yatırım-verimlilik dengesinin kurulması, dijital altyapı yatırımlarına yönelik vergi teşvikleri, amortisman kolaylıkları, AR-GE desteklerinin artırılması ve altyapı yatırımlarının yüksek maliyet gerektirdiği alanlarda ortak platformların oluşturulması gibi politikalar maliyetlerin azaltırken kârlılık üzerinde baskıyı azaltabilecektir. Finansal istikrarı sağlarken, kârlılık üzerindeki baskıları azaltmak amacıyla ise risklerin etkin biçimde yönetilmesine yönelik bankalar ve ülke denetim otoritelerince gerekli önlemler alınması önemlidir. Bu konuda, finansal kuruluşlarca kredi skorlama, erken uyarı sistemleri, operasyonel risk izleme, stres testleri gibi alanlarda finansal teknoloji uygulamalarının kullanılması risk yönetimi süreçlerini ve finansal istikrarı destekleyecektir. Bunun yanı sıra, bankaların gelir kaynaklarını çeşitlendirmek ve kârlılığı desteklemek için düşük gelir getiren işlemler yerine katma değeri yüksek finansal teknoloji ürünlerinin geliştirilmesi önem arz etmektedir. Ayrıca, müşterilere yönelik finansal okuryazarlık programlarının yaygınlaşması, müşteri odaklı stratejiler geliştirilmesi, finansal kapsayıcılığın artırılmasına yönelik politikalar uygulanması bankacılık kârlılığını ve istikrarlılığını olumlu yönde etkileyecektir.
Özet (Çeviri)
In recent years, developments in financial technology have led to a significant transformation in the financial sector. Digitalization, driven by customer expectations and the competitive environment, has transformed the structure of products and services offered in the financial sector while reshaping operational processes. The banking sector is one of the most affected areas in the financial sector. Financial technology applications provide individuals with affordable, fast, anytime, and secure access to banking services, increasing financial inclusion, streamlining banks' risk management processes, increasing efficiency, and reducing costs. However, the use of financial technology in the banking sector leads to changes in banks' risk profiles; and issues such as investment costs, data security and privacy, competition, and inadequate regulations put pressure on bank performance. In this regard, the impact of financial technology applications on the performance of banks, which are major players in the financial sector, is not yet fully clarified. Examining and reaching a conclusion on this issue is crucial not only at the sector level but also for the sustainability and stability of the financial sector. While studies on this topic are generally conducted on a country-specific basis, there are differences in the methods and variables used in multi-country studies. The findings of the studies vary depending on the countries analyzed, the methods used, and the variables In this study, the effects of financial technology applications on bank performance will be analyzed in terms of profitability and stability dimensions using both linear and dynamic panel data analysis methods. The aim of using these two methods together is to increase the scientific depth and reliability of the study and to reveal the sensitivity of the model assumptions. This study utilizes data from 25 leading countries in financial technology adoption and implementation for the period 2015-2022. The inclusion of both developed and developing countries among these ensures the measurement of the effects of fintech on banks across different levels of economic development. Furthermore, while previous studies examining the impact of financial technology on banking performance generally included early indicators of financial technology development such as ATMs and card usage in their models, this study incorporates cashless transaction indicators that have emerged in the recent phase of financial technology evolution. In this study, return on assets and return on equity were used as dependent variables representing bank profitability, and the Bank Z-score ratio was used as a dependent variable representing bank stability. The number of ATMs, number of cards, mobile and internet banking transaction volume, and cashless transactions are included in the model as independent variables as indicators of fintech applications. Additionally, the number of mobile cellular subscriptions and the number of branches were added to the model as factors supporting fintech adoption. Economic and banking-specific variables were used as control variables. In the model, GDP per capita and money supply were used as economic variables; As banking-specific variables, capital, risk-weighted assets, non-performing loans, and liquidity ratios were included in the model. The findings of the analysis show that the impact of financial technology applications on banking performance can differ depending on the analysis method. According to linear panel data analysis results, the use of financial technology applications in the banking system generally increases banking profitability, while according to dynamic panel data analysis results, it decreases it. However, according to both linear and dynamic panel data analysis results, it increases banking stability. In this regard, while digitalization positively affects the stability of banks, it puts pressure on their profitability. In this context, the results obtained reveal that financial technology applications create both opportunities and risks in the banking sector. Accordingly, it is necessary to develop policy frameworks aimed at implementing financial technology applications in a way that increases bank profitability while simultaneously supporting financial stability. In this regard, it is important to encourage the use of digital channels by banks in countries where the digitalization infrastructure is insufficient; and in countries with a high level of digitalization, it is important to implement policies aimed at establishing a balance between transactions carried out through digital channels and transactions carried out through digital and physical channels. Furthermore, policies such as establishing an investment-yield balance in technology investments, providing tax incentives and amortization facilities for digital infrastructure investments, increasing R&D support, and creating common platforms in areas requiring high infrastructure investments can reduce costs and lessen pressure on profitability. To ensure financial stability while reducing pressure on profitability, it is important for banks and national supervisory authorities to take necessary measures for the effective management of risks. In this regard, the use of financial technology applications by financial institutions in areas such as credit scoring, early warning systems, operational risk monitoring, and stress testing will support risk management processes and financial stability. In addition, developing high value-added financial technology products instead of low-income transactions is crucial for diversifying banks' revenue sources and supporting profitability. Moreover, the widespread implementation of financial literacy programs for customers, the development of customer-centric strategies, and the application of policies aimed at increasing financial inclusion will positively impact banking profitability and stability.
Benzer Tezler
- Menkul kıymet yatırımları açısından sermaye piyasası kanununa göre yayınlanan finansal tablo ve raporların yeterliliği
Başlık çevirisi yok
HAMDİ AYDIN